|
1909 Tarihli Kanun-i Esasi
1876 anayasası üzerinde, 1909 yılında yapılan değişikliklerle
oluşturulan anayasadır. Bu değişiklerle padişahın yetkileri sınırlandırılmış,
yasamada son söz meclise bırakılmış ve bir anlamda parlamento hükümdara karşı
güçlendirilmiştir. Kişi güvenliği açısından büyük sakınca yaratan 113. madde
kaldırılmış, yürütme meclise karşı sorumlu hale getirilmiş, yurttaşlara siyasi
parti kurma, siyasal faaliyetlerde bulunabilme ve toplantı yapma özgürlüğü
sağlanmıştır.
1876 anayasası üzerinde 1909’da yapılan bu büyük değişiklerle,
yasama ve yürütme padişahtan koparak, ayrı ve demokratik organlar haline
getirilmiş, kuvvetler ayrılığı gerçekleşmiştir. 1909 anayasa değişikliği
parlamenter sistemi getirmiştir. 1909 anayasa değişikliği ile milli egemenlik
ilkesi açıkça anayasada yer almamış, ancak anayasa değişikliğini ilan eden
kararnamede “Hâkimiyet-i Milliye” prensibine yer verilmiştir. Bu nedenle 1909
anayasası milli hakimiyet prensibini telaffuz etmese bile bu ruh ile
hazırlanmış bir anayasadır. Bu yönüyle de monarşinin kurum olarak oldukça
yıpranması sağlanmıştır. Bu anayasa ve milli egemenlik kavramının ilk
mayalandığı ortam olması açısından önem taşımaktadır.
Ordu mensuplarının aktif politikaya girmiş olmaları
II. Meşrutiyetin olumsuz yönüdür. Çünkü bir süre sonra II. Meşrutiyetin mimarı
sayılan İttihat e Terakki Cemiyeti yönetime tümüyle egemen olmuş ve rejim yarı
askeri bir niteliğe bürünmüştür
Son Güncelleme : 05-03-2008 00:21
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|