öss hazırlık , oss konuları,öss Ders, öss

madde döngüsü

Pazartesi, 13 Ekim 2008

Canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için yaşadıkları ortamdan madde alıp vermek zorundadırlar.        Sınırları belli bir alanda yaşayan...
+ tamamı

MUTASYONLAR

Pazartesi, 13 Ekim 2008

Mutasyonlar, bir canlının DNA sı üzerinde yani genetik bilgileri üzerinde meydana gelen değişikliklerdir.Doğada mutasyonlara çok nadiren rastlanılmasına karşın meydana geldiği canlı...
+ tamamı

Diğer yazılar
ENDOKRİN SİSTEM PDF Yazdır E-posta

 

Yazan: öss hazırlık, Tarih: 21-03-2008 03:20

Okunma Sayısı : 2574    

Beğenilme : 13

Yayınlama yeri : BİYOLOJİ, BİYOLOJİ KONULARI

Çok hücreli organizmalarda farklı doku, organ ve sistemler arasında birlikteliği sağlayacak düzenleyici sistemlere ihtiyaç vardır. Özellikle hayvanlarda endokrin ve sinir sistemi birlikte çalışarak organizma bütünlüğünü sağlar.

 

17.1. BİTKİLERDE HORMONAL DÜZENLEME

 

Bitki hormonları, bitkinin büyüme, gelişme, farklılaşma ve çevresel etkilere tepki göstermesini sağlayan çeşitli organik maddelerdir.
Başlıca bitkisel hormonlar ve etkileri şunlardır:

 

A. Oksin

 

Bitkilerdeki en önemli hormondur. Hücre bölünmesi, büyüme, hücre ve dokuların farklılaşması gibi gelişme olaylarında etkindir. Gövde ve kök uçlarından salgılanır.
Ayrıca yaprak dökümü, çiçek açma ve meyve vermeyi de kontrol eder.

 

B. Giberellinler

 

Tohum çimlenmesi, gövde uzaması ve meyve büyümesi üzerine etkilidir.

 

C. Sitokininler

 

Tohum çimlenmesini, tomurcuk gelişimini ve yaprakların genç ve diri kalmasını sağlar.

 

D. Absisik Asit (ABA)

 

Tomurcuk ve tohumların uyku halinde kalmasını sağlar.

 

E. Etilen

 

Sadece üretildiği yerde etkilidir. Yaprak dökümü ve meyve olgunlaşmasını hızlandırır.

 

17.2. BİTKİLERDE HAREKET

 

Bitkiler toprağa bağlı olduğu için yer değiştiremezler. Bununla birlikte iç ve dış etkilere tepki gösterirler. Bu şekil tepki göstermeye irkilme denir.

 

itkisel hareketleri şu başlıklar altında toplayabiliriz;

 

17.2.1. Tropizma (Yönelim) Hareketi

 

Bitkinin dışarıdan gelen uyartıya (ısı, ışık, kimyasal madde) göre yönelme göstermesine denir. Yönelim uyartıya doğru ise pozitif tropizma uyartının tersine doğru ise negatif tropizma adını alır.

 

A. Fototropizma

 

Işık uyartısı altında bitkide görülen yön değişikliğine denir. Bitki gövde dalları ışığa doğru yönelir. (pozitif fototropizma) Köklerde ise negatif fototropizma görülür. Güneş ışığı bitkinin tepe ve kök ucundan salgılanan oksin hormonu üzerine etki ederek tropizma hareketlerini kontrol eder. Fototropizmayı açıklayan deneylerin bazıları aşağıda anlatılmıştır.

 

I. Deney :

 

Deneyde yeni çimlenmiş yulaf fidesi (koleoptil) kullanılmıştır. I. koleoptil karanlık ortamda bırakılmış, II. koleoptile ise tek yönden ışık verilmiştir. Yaklaşık 24 saat sonra, I. koleoptilde normal büyüme, II.koleoptilde ise ışığa doğru büyüme görülmüştür.

 

 

Şekil 17.1 Fototropizma Hareketinin İncelenmesi

 

Deneyin Yorumlanması

 

Koleoptilin ucunda sentezlenen oksin hormonu, karanlık ortamda her tarafa eşit olarak dağılmış ve düzgün bir büyüme görülmüştür. II. koleoptilin ucunda sentezlenen oksin hormonu da eşit dağılım gösterir ancak ışık alan bölgede oksin hormonunun yapısı bozulmuş, bundan dolayı hormon miktarı azalmış ve büyüme yavaşlamıştır. Karanlık bölgede ise hormon miktarı değişmemiş, büyüme ışık alan tarafa oranla fazla olmuştur. Bu nedenle koleoptil ışığa doğru yönelmiştir.

 

II. Deney :

 

Koleoptilin oksin sentezleyen uç kısmı kesilmiş ve sol tarafa doğru kaydırılmıştır.

 

Şekil 17.2 Tropizma Deneyleri

 

Koleoptilin uç bulunmayan kısmında oksin hormonu bulunmadığından büyüme durmuş, diğer tarafta ise devam etmektedir. Bundan dolayı koleoptil tropik hareket göstermiştir. Kökteki fototropizma ise negatiftir.

 

III. Deney :

 

Kökte ışık olan bölgede oksin miktarı azalmış diğer tarafta ise artmıştır.

 

Şekil 17.3 Negatif Fototropizma

 

Oksin kökte belli bir miktarın üzerine çıkınca büyümeyi yavaşlatır. Azalan tarafta ise büyüme normal devam eder. Bu nedenle kök ışıktan uzaklaşır. (negatif fototropizma)

 

B. Geotropizma

 

Bitkilerde gövde, yerçekiminin tersine kök ise yerçekimine doğru büyüme gösterir.

 

Şekil 17.4 Bitkide Geotropizma

 

Geotropizmada uyaran yerçekimidir. Gövdede negatif fototropizma, kökte ise pozitif geotropizma görülür.

 

Deneyin Yorumlanması

 

Bitki yerçekimine paralel konuma getirildiğinde, oksin bitkinin alt tarafında toplanmıştır. Bu toplanma ile gövdenin alt tarafında büyüme hızlanmış üst tarafta ise yavaşlamıştır.
Kökte ise oksinin biriktiği bölgede büyüme yavaşlamış, azaldığı bölgede ise büyüme hızlanmıştır. Bu etki ile bitki kökü uyarıya doğru hareket eder. (pozitif geotropizma)

 

C. Nasti (ırganım) Hareketi

 

Nasti hareketinde uyaranın yönü önemli değildir. Çiçeklerin ışıkta açılıp karanlıkta kapanması fotonastiye örnek verilebilir.

 

D. Taksi (serbest) Hareket

 

Tek hücrelilerin sıcaklık, ısı, ışık ve kimyasal madde ve besine doğru olan hareketine pozitif
taksi, bunlardan ters yöne olan harekete negatif taksi denir.

 

17.3. HAYVANLARDA HORMONAL DÜZENLEME

 

Hayvanlarda hormonal sistem, bitkilerden daha karışıktır. Hayvanlarda kana salgı yapan merkezlere endokrin bez, salgılanan maddeye hormon denir. Hormonlar etki edecekleri bölgeye kan yolu ile taşınır.
Halkalı solucanda hormon üreten tek kaynak, salgı yapabilen sinir hücreleridir.
Eklembacaklılarda ise özel endokrin bezleri vardır.

 

17.3.1. Hayvansal Hormonların Özellikleri ve Etkileri

 

- Hormonlar; aminoasit, protein, yağ asitleri, yağ türevleri, steroid gibi organik maddelerdir.
- Hormonların çoğu iç salgı bezlerinden salgılanır. Ancak sekretin ve gastrin gibi bazı hormonlar bez olmayan hücrelerden üretilir.
- Hormonlar kan yolu ile vücudun her yerine taşınırlar. Her hormon belli hücre ve dokular üzerinde etkilidir. Hedef hücrelerin yüzeyinde veya içinde özel hormonlarla bağlanabilen reseptör proteinler vardır.
- Hormonların kandaki konsantrasyonunun az olmasına rağmen etkileri çok yüksektir.
- Hormon eksiklğinde veya fazlalığında ciddi hastalıklar açığa çıkar.
- Hormonlar dışarıdan alınmaz, organizmanın bizzat kendisi tarafından üretilir.
- Endokrin sistem, sinir sistemi gibi uyartı taşıyıcı sistemdir. Aralarındaki fark mesajların iletilme hızıdır. Sinirsel iletim hızlı, hormonal iletim yavaştır.
- Hormonlar büyümeyi denetler, homeostasiyi sağlar.
Üreme etkinliklerini ve eşeysel özellikleri denetler. koordinasyon ve bütünleşmeyi sağlar.

 

 

17.4. İNSANDA ENDOKRİN BEZLER VE HORMONLAR

 

17.4.1. Hipofiz Bezi

 

Beynin alt tabanında bulunan hipotalamus bölgesine bağlı, nohut büyüklüğünde bir bezdir. Ön, ara ve arka lop olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. (Bkz. Şekil 17.5) Ara lop insanda embriyonal dönemde, kurbağa, sürüngen ve bazı memelilerde bulunur.

 

Şekil 17.5 Hipofiz Bezinde Lopların Yeri

 

Şekil 17.6. Hipofiz bezinden salgılanan hormonlar

 

I - Ön Lop Hormonları

 

A. Büyüme Hormonu
(Somatotropin Hormon=STH)

 

 

Uzun kemiklerin ve kasların büyümesini kontrol eder. Protein sentezini arttırır, korbonhidrat ve yağ metabolizmasını etkiler.
Protein yapıdadır.
Çocuklukta az salgılanması cüceliğe, çok salgılanması devliğe sebep olur. Büyümenin durduğu erginlerde ise fazla salgılanması el, ayak ve yüz kemiklerinin büyümesine (akromegaliye) yol açar.

 

B. Tirotropin (TSH=Tiroid Uyarıcı Hormon)

 

Tiroid bezi faaliyetlerini kontrol eder ve hormon salgılamasını uyarır.

 

C . LH ( Luteinleştirici Hormon)

 

Dişilerde folikülün yırtılarak, yumurtanın atılmasını sağlar Corpus luteumun oluşmasını ve progesteron salgılamasını kontrol eder. Erkeklerde testosteron hormonunun salgılanmasını sağlar.

 

D . FSH (Folikül Uyarıcı Hormon)

 

Dişilerde yumurtalıklarda folikül gelişimini uyarır.
Erkeklerde testislerin çalışmasını düzenler.

 

E. (LTH= Lüteotropik Hormon)

 

Genellikle korpus luteumun devamını sağlar. Süt bezlerinin gelişimi, süt salgılanması ve analık duygusunun oluşmasında etkilidir.
Memelilerin dışındaki canlılarda sadece analık davranışlarını oluşturur.
FSH, LH ve LTH hormonlarına gonadotropinler denir.

 

 

F. ACTH (Adrenokortikotropik Hormon)

 

Adrenal beyin korteksinden steroid hormonların salgılanmasını uyarır.

 

G. İntermedin

 

(MSH= Melonosit Uyarıcı Hormon)
Melanositlerdeki melanin sentezini etkiler ve derinin koyulaşmasını sağlar pigment dağılımını etkiler.

 

II- Arka lop hormonları

 

A. Vasopressin

 

(ADH= Antidiüretik Hormon)
İnce atardamarlarda düz kasları kasarak kan basıncını yükseltir. Böylece suyun böbreklerden geri emilmesini sağlar.
Yeterince salgılanamaması ile vücut su kaybeder. idrara çıkma ve susama şeklinde kendini gösteren bu rahatsızlığa Diabetes insipidus (Şekersiz diyabet) denir.

 

B- Oksitosin

 

Dişilere özgü bir hormondur. Doğum sırasında düz kaslardan oluşan uterus kaslarını kasar. Süt salgılanmasını uyarır.

 

17.4.2 Tiroid Bezi

 

Gırtlağın altında soluk borusunun iki yanında yer alan çift loplu küçük bir bezdir.
Tiroid Bezi Hormonları:

 

 

A. Tiroksin

 

Tiroid bezinin en önemli hormonudur. Oksijen kullanımı üzerine etkilidir. Fazla salgılanması durumunda hücreler fazla O2 kullanır, metabolizma hızlanır. Az salgılanırsa metabolizma yavaşlar.
Gelişme döneminde az salgılanırsa kretenizm (ahmaklık) ortaya çıkar. Bireylerde zekâ geriliği, cücelik ve eşey bezlerinin gelişmemesi görülür.
Erginlikte az salgılanırsa deride şişme, kılların dökülmesi, ruhsal dengesizlikle kendini gösteren miksödem sendozomu görülür.
Ayrıca kemikten kana Ca++geçişini de sağlar.

 

B. Trikalsitonin

 

Kanda Ca++ miktarı artınca salgılanarak, kandan kemiklere Ca++ geçişini sağlar.
Tiroid bezi hormonları iyotludur. Bu yüzden iyotun az olduğu bölgelerde yaşayan bireylerde bez büyüme yaparak basit guatr oluşturur.

 

 

Şekil 17.7 Tiroid ve Paratiroid Bezlerinin Yapısı

 

 

17.4.3. Paratiroid Bezi

 

Tiroid bezi içine gömülmüş dört küçük bezdir. Paratiroid bezinden parathormon salgılanır. Parathormon, tirokalsitoninle birlikte çalışarak kandaki fosfat ve kalsiyum miktarını düzenler.
Parathormon az salınırsa, Ca++ kemiklerde birikir, kanda Ca++ miktarı düşer. Kaslara yeterli Ca++ gelmediğinden kaslarda ağrılı kasılmalar ve uyartıllara yavaş cevap verme gözükür. Buna tetani denir.Parathormonun çok salınması halinde kemiklerdeki Ca++un kana geçlişi hızlanır. Bu durumda iskelette zayıflama görülür. Kandaki kalsiyum böbreklerde fosfor iyonu ile birleşerek böbrek taşını oluşturur.

 

17.4.4. Böbreküstü Bezleri (Adrenal Bezler)

 

Böbreklerin üzerinde yer alan bir çift bezdir. Bezlerin dış kısımında bulunan pembe renkli kısma "korteks" iç kısma ise "medulla" (öz) denir. Bu iki ayrı bölgeden farklı hormonlar salgılanır.

 

A. Korteks Hormonları

 

a- Glukokortikoidler: Proteinlerin ve yağların karbonhidlara dönüşmesini uyararak kandaki glikoz seviyesini artırır. En önemli örneği kortizol olur.
b- Mineralokoritikoidler: Vücut sıvısının su ve iyon dengesini düzenler. Bunlardan en önemlisi olan aldosteron böbreğin idrar toplama kanalında Na+- geri emilimini artırır.
Korteks hormonlarının az salgılanması addison hastalğına neden olur. Na+ Cl-+ artar, kan şekeri düşer, zayıflama ve deride tunç rengi oluşumu görülür. ve CI atılımı artar Vücut sıvısında K

 

 

B. Medulla Hormonları

 

a- Adrenalin (Epinefrin): Sempatik sinir sistemiini etkileyerek kalp atışlarını hızlandırır. Damarları daraltarak kan basıncını arttırır. Bu nedenle stres ve öfke durumunda adrenalin salgılanır. Soğuk, ağrı ve bazı ilaçlar salgılanmasını artırır. Adrenalin hormonu ve kas ve karaciğer hücrelerinde depo edilen glikojenin glikoza dönüşümünü sağlamaktadır. Hipofizin ACTH salgsını uyarır.
b- Noradrenalin (Norepinefirin): Kan damarlarını daraltarak kan basıncını yükseltir. Kalbin çalışmasını yavaşlatır. Parasampatik lifleri uyarır.

 

17.4.5 Pankreas

 

Pankreasın Langerhans adacıkları bölgesinden, kandaki şeker dengesini düzenleyen insülin ve glukaon hormonları salgılanır.
a- insulin Hormonu: Beta hücrelerinden salgılanır. Kandaki glikozun kas ve karaciğere geçmesini sağlar. Kas ve karaciğere geçen glikoz glikojone çevrilir.
İnsülin az salgılanırsa kandaki şeker miktarı artar. Hücreler yeterince glukoz bulunması olmaz. Bu durum Diabetes mellitus olarak adlandırılır.
Hastalarda; halsizlik, çabuk acıkma ve susama, sık idrara çıkma, idrarda glikoz gibi belirtiler görülür.
insülinin fazla salgılanması ile kandaki şeker, karaciğer ve kasa geçer. Kan şekerinin normalin altına düşmesi ile şeker koması ve ölüm meydana gelir.
b. Glukagon Hormonu: a Hücreleri tarafından salgılanır. karaciğer ve kas hücrelerinden kana şeker geçişini kontrol eder.
Glukagon hormonu insülin hormonunun fazla salgılanması ile oluşan olumsuz etkileri ortadan kaldırır. Bu iki hormon birbirlerinin tersine çalışarak kandaki şeker seviyesini ayarlar.

 

17.4.6 Gonadlar

 

Erkeklerde testisler, dişilerde ise ovaryum hormon üretir. Bu organlar hipofiz bezi tarafından gonadotropinler ile uyarılır.

 

A- Erkeklerde salgılanan eşeysel hormonlara androjenler denir. Bunların en önemlisi testosteron olur.

 

Testosteron

 

Erkekte, sakal bıyık oluşumu, ses kalınlaşması, iskelet ve kas gelişimi üzerine etkilidir. Testosteronun az salgılanması ile bu özelliklerde körelme görülür.

 

B- Dişilerde yumurtalıklardan östrojen ve progesteron hormonları salgılanır.

 

Östrojen

 

Ses incelmesi, üreme organlarının gelişmesi gibi dişi bireye ait ikincil karakterlerin gelişmesi üzerine etkilidir.

 

Progesteron

 

Dişi bireyi gebeliğe hazırlar. Progesteron salgısı ile uterus iç çeperi kalınlaşarak embriyonun gelişmesi için hazır hale gelir.

 

 

Son Güncelleme : 28-09-2008 00:24

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Beğenilme
Yazdır
E-mail olarak gönder
İlgili Makaleler
del.icio.us adresine kaydet

Anahtar kelimeler : BİYOLOJİ, BİYOLOJİ KONULARI, ENDOKRİN SİSTEM


Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
BİR İLETKENİN DİRENCİ

Cuma, 21 Mart 2008

BİR İLETKENİN DİRENCİ   İletkenin akıma karşı gösterdiği zorluğa direnç denir.       R = direnç ohm (W) d = Öz direnç ohm . m l =...
+ tamamı

Işık

Cuma, 21 Mart 2008

Işık :   Işık sıcak cisimlerin verdiği bir enerji türüdür. Işık veren cisimlere ışık kaynağı denir. Tabii ışık kaynakları : Güneş, yıldızlar, ateş...
+ tamamı

Diğer yazılar
Lozan Barış Konferansı

Çarşamba, 05 Mart 2008

Lozan Barış Konferansı   Türklerle kalıcı barışın yapılması konusu, Mudanya görüşmeleri sırasında karara bağlanmıştır. İtilaf Devletleri Mudanya Mütarekesi’nin yürürlüğe...
+ tamamı

Londra Konferansı

Çarşamba, 05 Mart 2008

Londra Konferansı   TBMM hükümetinin Sevr Antlaşmasını kabul etmemesinden rahatsızlık duyan İngiltere, Yunan birliklerini bir tehdit unsuru olarak kullanarak, bu antlaşmayı zorla...
+ tamamı

Diğer yazılar
Büyük Selçuklular ( 1040 - 1157 )

Salı, 04 Mart 2008

Büyük Selçuklular    ( 1040 - 1157 ) Selçukluların Kökeni :Selçuklular Oğuzların Kınık Boyu'na mensuptur. Boyun başı olan Dukak Bey'in ölümü üzerine boyun başına Selçuk Bey...
+ tamamı

Preveze Deniz Savaşı (1538)

Salı, 22 Ocak 2008

Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, 1538 yılının kış ve bahar aylarını, Kanuni'nin emriyle İstanbul'da ...
+ tamamı

Diğer yazılar
Karmasik sayilar 1 Internet Tv

Çarşamba, 10 Ekim 2007

Karmasik sayilar 1 Internet Tv Video Bilgisi İsim: Karmasik sayilar 1 Internet Tv Tanım: Karmaşık Sayılar Konu Anlatımı  
+ tamamı

Matematik 1 Koklu ifadeler

Çarşamba, 10 Ekim 2007

Matematik 1 Koklu ifadeler Video Bilgisi İsim: Matematik 1 Koklu ifadeler Tanım: Köklü ifadeler  
+ tamamı

Diğer yazılar
Meclis'te '3 Çocuk' Tartışması Yaşandı

Çarşamba, 16 Nisan 2008

Meclis'te '3 Çocuk' Tartışması Yaşandı TBMM Genel Kurulunda, ''3 çocuk'' tartışması yaşandı. İşte o tartışmalardan bazıları Devamı İçin...
+ tamamı

Kahveye Gitmek İsteyen Oğlunu Vurdu

Çarşamba, 26 Mart 2008

Kahveye Gitmek İsteyen Oğlunu Vurdu Trabzon'da bir kişi, kahveye gitmek için kendisinden izin isteyen oğlu 19 yaşındaki oğlunu tabancayla ateş ederek...
+ tamamı

Diğer yazılar

sinavlartr

You are here  :ANA SAYFA arrow BİYOLOJİ arrow BİYOLOJİ KONULARI arrow ENDOKRİN SİSTEM
Adverbs of Frequency Am is are olumlu yapilar Am is are olumsuz yapilar Am is are soru yapilari Be Going To Can Ability Could Past Ability Could Past Ability Future Continuous Tense Future Tense 1 Future Tense 2 Going away Have you got any wine How can we get there How do you do How many and how much How many and how much I like it very much I sometimes work late Left Right Straight Ahead May and Might Must Have to 1 Must Have to 2 No smoking Past Perfect Continuous Tense YDS Should Suggestion Past Perfect Tense YDS Simple Present Tense Simple Present Tense 2 Simple Present Tense 3 What are they doing What Do You Need What does she look like What have you done What Would you like to do Whose is it Who is that Will Videodershane Would Like Would Rather Would General Grammars and Tenses 2 Future Tenses and Causatives 3 Passive Active and Passive infinitive 4 Participles 5 Gerund and infinitives Wish Clauses Adjective Complements Countables and Uncountables Noun Clauses Subjunctives Question Tags Neither Nor So Clauses