| Yazan: öss hazırlık,
Tarih: 21-03-2008 03:20
|
Okunma Sayısı : 2574  |
Beğenilme : 13 |
Yayınlama yeri : BİYOLOJİ, BİYOLOJİ KONULARI |
Çok hücreli organizmalarda farklı doku, organ ve sistemler arasında birlikteliği sağlayacak düzenleyici sistemlere ihtiyaç vardır. Özellikle hayvanlarda endokrin ve sinir sistemi birlikte çalışarak organizma bütünlüğünü sağlar.
17.1. BİTKİLERDE HORMONAL DÜZENLEME Bitki hormonları, bitkinin büyüme, gelişme, farklılaşma ve çevresel etkilere tepki göstermesini sağlayan çeşitli organik maddelerdir. Başlıca bitkisel hormonlar ve etkileri şunlardır: A. Oksin Bitkilerdeki en önemli hormondur. Hücre bölünmesi, büyüme, hücre ve dokuların farklılaşması gibi gelişme olaylarında etkindir. Gövde ve kök uçlarından salgılanır. Ayrıca yaprak dökümü, çiçek açma ve meyve vermeyi de kontrol eder. B. Giberellinler Tohum çimlenmesi, gövde uzaması ve meyve büyümesi üzerine etkilidir. C. Sitokininler Tohum çimlenmesini, tomurcuk gelişimini ve yaprakların genç ve diri kalmasını sağlar. D. Absisik Asit (ABA) Tomurcuk ve tohumların uyku halinde kalmasını sağlar. E. Etilen Sadece üretildiği yerde etkilidir. Yaprak dökümü ve meyve olgunlaşmasını hızlandırır. 17.2. BİTKİLERDE HAREKET Bitkiler toprağa bağlı olduğu için yer değiştiremezler. Bununla birlikte iç ve dış etkilere tepki gösterirler. Bu şekil tepki göstermeye irkilme denir. itkisel hareketleri şu başlıklar altında toplayabiliriz; 17.2.1. Tropizma (Yönelim) Hareketi Bitkinin dışarıdan gelen uyartıya (ısı, ışık, kimyasal madde) göre yönelme göstermesine denir. Yönelim uyartıya doğru ise pozitif tropizma uyartının tersine doğru ise negatif tropizma adını alır. A. Fototropizma Işık uyartısı altında bitkide görülen yön değişikliğine denir. Bitki gövde dalları ışığa doğru yönelir. (pozitif fototropizma) Köklerde ise negatif fototropizma görülür. Güneş ışığı bitkinin tepe ve kök ucundan salgılanan oksin hormonu üzerine etki ederek tropizma hareketlerini kontrol eder. Fototropizmayı açıklayan deneylerin bazıları aşağıda anlatılmıştır. I. Deney : Deneyde yeni çimlenmiş yulaf fidesi (koleoptil) kullanılmıştır. I. koleoptil karanlık ortamda bırakılmış, II. koleoptile ise tek yönden ışık verilmiştir. Yaklaşık 24 saat sonra, I. koleoptilde normal büyüme, II.koleoptilde ise ışığa doğru büyüme görülmüştür.  Şekil 17.1 Fototropizma Hareketinin İncelenmesi Deneyin Yorumlanması Koleoptilin ucunda sentezlenen oksin hormonu, karanlık ortamda her tarafa eşit olarak dağılmış ve düzgün bir büyüme görülmüştür. II. koleoptilin ucunda sentezlenen oksin hormonu da eşit dağılım gösterir ancak ışık alan bölgede oksin hormonunun yapısı bozulmuş, bundan dolayı hormon miktarı azalmış ve büyüme yavaşlamıştır. Karanlık bölgede ise hormon miktarı değişmemiş, büyüme ışık alan tarafa oranla fazla olmuştur. Bu nedenle koleoptil ışığa doğru yönelmiştir. II. Deney : Koleoptilin oksin sentezleyen uç kısmı kesilmiş ve sol tarafa doğru kaydırılmıştır.  Şekil 17.2 Tropizma Deneyleri Koleoptilin uç bulunmayan kısmında oksin hormonu bulunmadığından büyüme durmuş, diğer tarafta ise devam etmektedir. Bundan dolayı koleoptil tropik hareket göstermiştir. Kökteki fototropizma ise negatiftir. III. Deney : Kökte ışık olan bölgede oksin miktarı azalmış diğer tarafta ise artmıştır. Şekil 17.3 Negatif Fototropizma Oksin kökte belli bir miktarın üzerine çıkınca büyümeyi yavaşlatır. Azalan tarafta ise büyüme normal devam eder. Bu nedenle kök ışıktan uzaklaşır. (negatif fototropizma) B. Geotropizma Bitkilerde gövde, yerçekiminin tersine kök ise yerçekimine doğru büyüme gösterir. Şekil 17.4 Bitkide Geotropizma Geotropizmada uyaran yerçekimidir. Gövdede negatif fototropizma, kökte ise pozitif geotropizma görülür. Deneyin Yorumlanması Bitki yerçekimine paralel konuma getirildiğinde, oksin bitkinin alt tarafında toplanmıştır. Bu toplanma ile gövdenin alt tarafında büyüme hızlanmış üst tarafta ise yavaşlamıştır. Kökte ise oksinin biriktiği bölgede büyüme yavaşlamış, azaldığı bölgede ise büyüme hızlanmıştır. Bu etki ile bitki kökü uyarıya doğru hareket eder. (pozitif geotropizma) C. Nasti (ırganım) Hareketi Nasti hareketinde uyaranın yönü önemli değildir. Çiçeklerin ışıkta açılıp karanlıkta kapanması fotonastiye örnek verilebilir. D. Taksi (serbest) Hareket Tek hücrelilerin sıcaklık, ısı, ışık ve kimyasal madde ve besine doğru olan hareketine pozitif taksi, bunlardan ters yöne olan harekete negatif taksi denir. 17.3. HAYVANLARDA HORMONAL DÜZENLEME Hayvanlarda hormonal sistem, bitkilerden daha karışıktır. Hayvanlarda kana salgı yapan merkezlere endokrin bez, salgılanan maddeye hormon denir. Hormonlar etki edecekleri bölgeye kan yolu ile taşınır. Halkalı solucanda hormon üreten tek kaynak, salgı yapabilen sinir hücreleridir. Eklembacaklılarda ise özel endokrin bezleri vardır. 17.3.1. Hayvansal Hormonların Özellikleri ve Etkileri - Hormonlar; aminoasit, protein, yağ asitleri, yağ türevleri, steroid gibi organik maddelerdir. - Hormonların çoğu iç salgı bezlerinden salgılanır. Ancak sekretin ve gastrin gibi bazı hormonlar bez olmayan hücrelerden üretilir. - Hormonlar kan yolu ile vücudun her yerine taşınırlar. Her hormon belli hücre ve dokular üzerinde etkilidir. Hedef hücrelerin yüzeyinde veya içinde özel hormonlarla bağlanabilen reseptör proteinler vardır. - Hormonların kandaki konsantrasyonunun az olmasına rağmen etkileri çok yüksektir. - Hormon eksiklğinde veya fazlalığında ciddi hastalıklar açığa çıkar. - Hormonlar dışarıdan alınmaz, organizmanın bizzat kendisi tarafından üretilir. - Endokrin sistem, sinir sistemi gibi uyartı taşıyıcı sistemdir. Aralarındaki fark mesajların iletilme hızıdır. Sinirsel iletim hızlı, hormonal iletim yavaştır. - Hormonlar büyümeyi denetler, homeostasiyi sağlar. Üreme etkinliklerini ve eşeysel özellikleri denetler. koordinasyon ve bütünleşmeyi sağlar. 17.4. İNSANDA ENDOKRİN BEZLER VE HORMONLAR 17.4.1. Hipofiz Bezi Beynin alt tabanında bulunan hipotalamus bölgesine bağlı, nohut büyüklüğünde bir bezdir. Ön, ara ve arka lop olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. (Bkz. Şekil 17.5) Ara lop insanda embriyonal dönemde, kurbağa, sürüngen ve bazı memelilerde bulunur. Şekil 17.5 Hipofiz Bezinde Lopların Yeri Şekil 17.6. Hipofiz bezinden salgılanan hormonlar I - Ön Lop Hormonları A. Büyüme Hormonu (Somatotropin Hormon=STH) Uzun kemiklerin ve kasların büyümesini kontrol eder. Protein sentezini arttırır, korbonhidrat ve yağ metabolizmasını etkiler. Protein yapıdadır. Çocuklukta az salgılanması cüceliğe, çok salgılanması devliğe sebep olur. Büyümenin durduğu erginlerde ise fazla salgılanması el, ayak ve yüz kemiklerinin büyümesine (akromegaliye) yol açar. B. Tirotropin (TSH=Tiroid Uyarıcı Hormon) Tiroid bezi faaliyetlerini kontrol eder ve hormon salgılamasını uyarır. C . LH ( Luteinleştirici Hormon) Dişilerde folikülün yırtılarak, yumurtanın atılmasını sağlar Corpus luteumun oluşmasını ve progesteron salgılamasını kontrol eder. Erkeklerde testosteron hormonunun salgılanmasını sağlar. D . FSH (Folikül Uyarıcı Hormon) Dişilerde yumurtalıklarda folikül gelişimini uyarır. Erkeklerde testislerin çalışmasını düzenler. E. (LTH= Lüteotropik Hormon) Genellikle korpus luteumun devamını sağlar. Süt bezlerinin gelişimi, süt salgılanması ve analık duygusunun oluşmasında etkilidir. Memelilerin dışındaki canlılarda sadece analık davranışlarını oluşturur. FSH, LH ve LTH hormonlarına gonadotropinler denir. F. ACTH (Adrenokortikotropik Hormon) Adrenal beyin korteksinden steroid hormonların salgılanmasını uyarır. G. İntermedin (MSH= Melonosit Uyarıcı Hormon) Melanositlerdeki melanin sentezini etkiler ve derinin koyulaşmasını sağlar pigment dağılımını etkiler. II- Arka lop hormonları A. Vasopressin (ADH= Antidiüretik Hormon) İnce atardamarlarda düz kasları kasarak kan basıncını yükseltir. Böylece suyun böbreklerden geri emilmesini sağlar. Yeterince salgılanamaması ile vücut su kaybeder. idrara çıkma ve susama şeklinde kendini gösteren bu rahatsızlığa Diabetes insipidus (Şekersiz diyabet) denir. B- Oksitosin Dişilere özgü bir hormondur. Doğum sırasında düz kaslardan oluşan uterus kaslarını kasar. Süt salgılanmasını uyarır. 17.4.2 Tiroid Bezi Gırtlağın altında soluk borusunun iki yanında yer alan çift loplu küçük bir bezdir. Tiroid Bezi Hormonları: A. Tiroksin Tiroid bezinin en önemli hormonudur. Oksijen kullanımı üzerine etkilidir. Fazla salgılanması durumunda hücreler fazla O2 kullanır, metabolizma hızlanır. Az salgılanırsa metabolizma yavaşlar. Gelişme döneminde az salgılanırsa kretenizm (ahmaklık) ortaya çıkar. Bireylerde zekâ geriliği, cücelik ve eşey bezlerinin gelişmemesi görülür. Erginlikte az salgılanırsa deride şişme, kılların dökülmesi, ruhsal dengesizlikle kendini gösteren miksödem sendozomu görülür. Ayrıca kemikten kana Ca++geçişini de sağlar. B. Trikalsitonin Kanda Ca++ miktarı artınca salgılanarak, kandan kemiklere Ca++ geçişini sağlar. Tiroid bezi hormonları iyotludur. Bu yüzden iyotun az olduğu bölgelerde yaşayan bireylerde bez büyüme yaparak basit guatr oluşturur. Şekil 17.7 Tiroid ve Paratiroid Bezlerinin Yapısı 17.4.3. Paratiroid Bezi Tiroid bezi içine gömülmüş dört küçük bezdir. Paratiroid bezinden parathormon salgılanır. Parathormon, tirokalsitoninle birlikte çalışarak kandaki fosfat ve kalsiyum miktarını düzenler. Parathormon az salınırsa, Ca++ kemiklerde birikir, kanda Ca++ miktarı düşer. Kaslara yeterli Ca++ gelmediğinden kaslarda ağrılı kasılmalar ve uyartıllara yavaş cevap verme gözükür. Buna tetani denir.Parathormonun çok salınması halinde kemiklerdeki Ca++un kana geçlişi hızlanır. Bu durumda iskelette zayıflama görülür. Kandaki kalsiyum böbreklerde fosfor iyonu ile birleşerek böbrek taşını oluşturur. 17.4.4. Böbreküstü Bezleri (Adrenal Bezler) Böbreklerin üzerinde yer alan bir çift bezdir. Bezlerin dış kısımında bulunan pembe renkli kısma "korteks" iç kısma ise "medulla" (öz) denir. Bu iki ayrı bölgeden farklı hormonlar salgılanır. A. Korteks Hormonları a- Glukokortikoidler: Proteinlerin ve yağların karbonhidlara dönüşmesini uyararak kandaki glikoz seviyesini artırır. En önemli örneği kortizol olur. b- Mineralokoritikoidler: Vücut sıvısının su ve iyon dengesini düzenler. Bunlardan en önemlisi olan aldosteron böbreğin idrar toplama kanalında Na+- geri emilimini artırır. Korteks hormonlarının az salgılanması addison hastalğına neden olur. Na+ Cl-+ artar, kan şekeri düşer, zayıflama ve deride tunç rengi oluşumu görülür. ve CI atılımı artar Vücut sıvısında K B. Medulla Hormonları a- Adrenalin (Epinefrin): Sempatik sinir sistemiini etkileyerek kalp atışlarını hızlandırır. Damarları daraltarak kan basıncını arttırır. Bu nedenle stres ve öfke durumunda adrenalin salgılanır. Soğuk, ağrı ve bazı ilaçlar salgılanmasını artırır. Adrenalin hormonu ve kas ve karaciğer hücrelerinde depo edilen glikojenin glikoza dönüşümünü sağlamaktadır. Hipofizin ACTH salgsını uyarır. b- Noradrenalin (Norepinefirin): Kan damarlarını daraltarak kan basıncını yükseltir. Kalbin çalışmasını yavaşlatır. Parasampatik lifleri uyarır. 17.4.5 Pankreas Pankreasın Langerhans adacıkları bölgesinden, kandaki şeker dengesini düzenleyen insülin ve glukaon hormonları salgılanır. a- insulin Hormonu: Beta hücrelerinden salgılanır. Kandaki glikozun kas ve karaciğere geçmesini sağlar. Kas ve karaciğere geçen glikoz glikojone çevrilir. İnsülin az salgılanırsa kandaki şeker miktarı artar. Hücreler yeterince glukoz bulunması olmaz. Bu durum Diabetes mellitus olarak adlandırılır. Hastalarda; halsizlik, çabuk acıkma ve susama, sık idrara çıkma, idrarda glikoz gibi belirtiler görülür. insülinin fazla salgılanması ile kandaki şeker, karaciğer ve kasa geçer. Kan şekerinin normalin altına düşmesi ile şeker koması ve ölüm meydana gelir. b. Glukagon Hormonu: a Hücreleri tarafından salgılanır. karaciğer ve kas hücrelerinden kana şeker geçişini kontrol eder. Glukagon hormonu insülin hormonunun fazla salgılanması ile oluşan olumsuz etkileri ortadan kaldırır. Bu iki hormon birbirlerinin tersine çalışarak kandaki şeker seviyesini ayarlar. 17.4.6 Gonadlar Erkeklerde testisler, dişilerde ise ovaryum hormon üretir. Bu organlar hipofiz bezi tarafından gonadotropinler ile uyarılır. A- Erkeklerde salgılanan eşeysel hormonlara androjenler denir. Bunların en önemlisi testosteron olur. Testosteron Erkekte, sakal bıyık oluşumu, ses kalınlaşması, iskelet ve kas gelişimi üzerine etkilidir. Testosteronun az salgılanması ile bu özelliklerde körelme görülür. B- Dişilerde yumurtalıklardan östrojen ve progesteron hormonları salgılanır. Östrojen Ses incelmesi, üreme organlarının gelişmesi gibi dişi bireye ait ikincil karakterlerin gelişmesi üzerine etkilidir. Progesteron Dişi bireyi gebeliğe hazırlar. Progesteron salgısı ile uterus iç çeperi kalınlaşarak embriyonun gelişmesi için hazır hale gelir. Son Güncelleme : 28-09-2008 00:24
|