Organizmanın yapı ve görev birimidir. Bakteri ve protista grubu tek hücreli diğer bütün canlılar ise çok hücreli yapıya sahiptir. Çekirdek yapılarına göre hücreler iki gruba ayrılır. Prokaryot hücrelerde çekirdek zarı ve zarlı başka bir organel bulunmaz. Bakteriler ve mavi - yeşil algler bu grubun belirgin örneklerindendir. Ökaryot hücrelerde çift katlı zarla çevrili gerçekçekirdek ve diğer zarlı organeller vardır.
3.1 HÜCRE ZARI
Şekil 3.1 Sıvı Mozaik Zar Modeli
Hücreye şeklini veren, dış etkilerden koruyan, madde giriş çıkışını düzenleyen, canlı, esnek ve yarı saydam bir zardır. Hücre zarı, protein, yağ ve karbonhidrattan yapılmıştır. Bu moleküllerin birbirlerine göre konumlarını açıklayan görüş akıcı-mozaik zar modelidir. Akıcı mozaik zar modelinin temelini çift katlı yağ (lipid) tabakası oluşturmaktadır. Bu tabaka üzerinde değişik büyüklükte proteinler bulunmaktadır. Bu proteinlerden bazıları lipidlerin üzerinde, bazıları iç tarafındadır. Bazıları ise bütün lipid tabakasını boydan boya geçer. Bu protein molekülleri lipid içinde devamlı hareket ederek yer değiştirirler. Karbonhidratlar ise protein ya da lipidlere tutunarak zar yapısına katılır. Zarlar üzerinde madde giriş çıkışını denetleyen açıklıklar vardır. Bu açıklıklara por adı verilir. Por, lipid tabakasını boydan boya geçen karşılıklı iki protein molekülü arasında bulunur. Por sayısı hücrenin özelliğine göre değişik olabilir.
3.1.1 Maddelerin Hücre Zarından Geçişi
Hücre zarı seçici geçirgen bir zardır. a) Hücre zarından glikoz, aminoasit gibi küçük moleküller, karbonhidrat ve protein gibi büyük moleküllerden daha kolayca geçebilir. b) A, D, E, K vitaminleri gibi yağda çözünen maddeler ve alkol gibi yağ çözücüler hücre zarından kolay geçer. c) Yüksüz (Nötr) moleküller, iyonlara göre hücre zarından daha kolay geçer. d) (-) iyonlar, (+) iyonlara göre geçiş önceliğine sahiptir.
3.1.2 Madde Alışverişi
Hücre zarından madde alışverişi dört yolla gerçekleşir. Hücre içine madde alınmasına endositoz, hücre dışına madde çıkışına eksositoz denir.
A. Enerji Harcanmadan Gerçekleşenler (Pasif Taşıma)
1. Difüzyon : Maddenin çok yoğun olduğu ortamdan az yoğun olduğu ortama yayılmasına denir.
2. Osmoz : Suyun yoğun olduğu ortamdan az yoğun olduğu ortama geçmesidir. Buna suyun difüzyonu da denir. Difüzyondan farklı olarak iki ortam arasında mutlaka yarı geçirgen bir zar bulunur. Hücrenin osmozla ilgili üç değişik durumu vardır;
a) Plazmoliz
Hücrenin kendinden daha yoğun (hipertonik) bir ortama konulduğunda su kaybederek büzülmesine plazmoliz denir. Tatlı sularda yaşayan amip, paramesyum gibi canlılar tuzlu suya koyulursa plazmolize uğrar.
Şekil 3.2 Hayvansal Hücrelerde Plazmoliz
Şekil 3.3 Bitki Hücresinde Plazmoliz
b) Deplazmoliz
Plazmolize uğramış hücrenin kendinden daha az yoğun bir (hipotonik) ortamda su alarak şişmesine deplazmoliz denir.
Şekil 3.4 Bitkisel Hücrelerde Deplazmoliz
c) Turgor :
Hücrelerin saf suya koyulduklarında gereğinden fazla su alarak şişmelerine denir. Hayvan hücreleri turgor sonucu patlayabilirler. Buna hemoliz denir. Bitki hücrelerinde bulunan selüloz çeper hemolize engel olur. Aksine turgor basıncı yeni sürgünlerde ve otsu bitkilerde dikliği sağlar.
Şekil 3.5 Turgor Durumdaki Bitki Hücresi
Grafik 3.1 Hayvansal Hücrelerde Deplazmoliz Hemoliz Grafiği
Osmotik Basınç hücrenin dışarıdan su alma isteğidir. Turgor basıncı yüksek ise osmotik basıncı düşüktür. Turgor basıncı ile osmotik basınç ilişkisi grafikte şöyle gösterilir,
3. Aktif Taşıma : Hücrenin az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama enerji (ATP) harcayarak madde taşımasına aktif taşıma denir. Yoğunlukları eşit olan ortamlar arasında da aktif taşıma söz konusudur. Aktif taşıma bu özelliklerden anlaşılacağı gibi canlı sistemlere özgüdür. Aktif taşıma vücutta en çok sinir iletiminde ve böbreklerin çalışmasında görülür.
4. Fagositoz - Pinositoz : Difüzyon ve aktif taşıma ile hücre zarından geçemeyen maddeler hücre zarında oluşan keseciklerle hücre içine alınırlar. Bu şekilde sıvı alımına pinositoz, katı alımına ise fagositoz denir. Fagositoz ve pinositozla madde alımı tek hücreliler ve akyuvarlarda görülür. Bitki hücrelerindeki selüloz çeper bu şekildeki madde alımını engeller.
Şekil 3 6 Fagositoz ile Hücreye Madde Girişi
Şekil 3.7 Pinositoz ile Hücreye Madde Girişi
3.2 SİTOPLAZMA
Çekirdek ve hücre zarı arasında kalan yumurta akı kıvamında olan, organel ve plazmadan meydana gelmiş kısımdır. Organel, hücre içinde, solunum, sindirim, dolaşım gibi olayları gerçekleştiren merkezlerdir. Sentrozom ve ribozom dışındaki organeller tek katlı ya da çift katlı zarlarla çevrilidir. Endoplazmik Retikulum, Ribozom, Mitokondri, Golgi, Lizozom, Koful, Sentrozom, Plastidler ve Hücre Çeperi (duvarı) belli başlı hücre organelleridir.
Şekil 3.8 Bitki ve Hayvan Hücresinin Karşılaştırılması
Hücre zarı ile çekirdek arasında bütün sitoplazmayı kaplayan kanallar sistemidir. Üzerinde ribozom taşıyana granüllü, taşımayana ise granülsüz endoplazmik retikulum denir. Endoplazmik retikulum hücre içi maddelerin taşındığı, bazı sentez reaksiyonlarının yapıldığı ve sentezlenen maddelerin depolandığı yerdir.
3.2.2 Ribozomlar
Protein sentezinin yapıldığı merkezlerdir. Zarsızdırlar. Çekirdek zarı ve endoplazmik retikulum üzerinde bulunurlar. Ayrıca sitoplazma içine serbest olarak dağılmışlardır. Yapılarında protein ve RNA vardır. Büyük alt birim ve küçük alt birim olmak üzere iki ana parçadan oluşur. Bu parçalar protein sentezi yapılacağı zaman bir araya gelerek polizomu oluşturur. Diğer zamanlarda serbest halde bulunurlar.
3.2.3 Golgi Aygıtı
Şekil 3.11 Çekirdek Endoplazmik Retikulum ve Golginin Hücredeki Konumu
Endoplazmik Retikulumun bir parçasıdır. Üst üste sıralanmış yassı keseciklerden meydana gelir. Salgı maddelerinin meydana gelmesi, paketlenmesi ve salınmasından sorumludur. Sitoplazmada hücre zarına yakın bir bölgede bulunur.
3.2.4 Mitokondri
Şekil 3.12 Mitokondri Genel Şeması
Çubuk veya çomak şeklindedir. Enerjinin üretildiği merkezlerdir. Sayısı hücrenin enerji ihtiyacına göre değişir. Karaciğer, kas ve sinir hücrelerinde yüzlerce bulunabilir. Mitokondriler çift katlı zara sahiptirler. Dış zar düzdür, iç zar içe doğru krista denilen derin girintiler yapmıştır. Mitokondri içinde, mitokondriye özel DNA, RNA ve Ribozomlar bulunur. Bu da mitokondriye yarı özerklik getirmektedir. Mitokondriler hücreder oksijenli solunumun yapıldığı ve çok miktarda enerjinin üretildiği merkezlerdir. Solunum kısaca glukozun oksijenle yakılıp CO , H2O ve enerjinin açığa çıkarılmasıdır. Denklemle ifade edilirse ;
C6H12O6 + O2®CO + H2O + Enerji Kullanılanlar Oluşanlar
3.2.5 Lizozom
İçerisinde sindirim enzimleri bulunur. Tek katlı zara sahiptirler. Endoplazmik retikulum ve Golgiden oluşmuşlardır. Hücreye fagositoz
ve pinositozla alınmış besinleri sindirir. Ayrıca hücre yaşlandığında lizozomlar patlayarak hücreyi sindirirler. Buna otoliz denir. Lizozom yaşlı hücrelerde ve fagositoz yapan hücrelerde sayıca fazladır. Spermdeki lizozoma akrozom bitkilerdeki lizozoma fitolizozom denir.
3.2.6 Koful (vakuol)
Daha çok bitki hücrelerinde ve tek hücreli organizmalarda görülür. Endoplazmik retikulum, Golgi ya da çekirdek zarından oluşabilir. Artık maddelerin depolandığı merkezlerdir. Tek hücrelilerde ise fazla suyun dışarı atıldığı organeldir. Şekil 3.13 Kofulların Hücredeki Konumları
3.2.7 Sentrozom
Hayvansal hücrelerin tamamında ve bazı basit yapılı bir hücreli bitkilerde bulunur. Çekirdeğe yakın konumludur. Birbirine dik silindirik yapıdır. Etrafı bir zarla çevrilmemiştir. Hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerinin oluşumu, kromozomların Şekil 3.14 Sertrozomların ayrılması ve kutuplara taşınmasından sentrozom sorumludur.
Hücredeki Konumları
3.2.8 Plastidler
Sadece bitkisel hücrelerde bulunur. Bitkilere değişik renkleri (yeşil, mor, sarı, kırmızı) plastidler verir. Kloroplast, kromoplast ve lökoplast olmak üzere üç çeşittir.
A) Kloroplast
Şekil 3.15 Kloroplastin Genel Şeması
Bitkilere yeşil rengi veren plastidlerdir. Çift katlı zara sahiptir. Granum ve stromadan oluşur. Mantarlarda kloroplast olmadığı için beyaz görünürler. Kloroplastta C2O ve su güneş ışığı altında birleştirilerek besin ve O2 üretilir. Bu olay fotosentez olarak adlandırılır. Denklemle şöyle ifade edilir
C2O + H6O ® C6H2O+O2 Kloroplastlarda mitokondri gibi, DNA, RNA ve ribozoma sahiptir.
Çekirdek içinde, biyolojik boyalarla daha koyu boyanan küçük bir yapı, çekirdekçik bulunur. Çekirdek plazmasını DNA, RNA, ATP, enzimler ve su oluşturur. Çekirdekteki ana madde kromatin ipliktir. Kromatin iplikler bölünme esnasında kısalıp kalınlaşarak kromozomları verir. Kromozom sayısı türler için sabittir. Zamanla ya da dış etkilerle değişmez. Ayrıca kromozom sayısı ile canlının gelişmişlik derecesi tayin edilemez. Çekirdeğin hücredeki görevi ve önemi çeşitli deneylerle açıklanmıştır.
Şekil 3.16 Çekirdek Hücre İçin Önemi
Çekirdeği çıkarılmış bir amip uygun bir ortama konursa başlangıçta hiçbir şey olmamış gibi hareket eder, beslenir; fakat büyüyüp çoğalamaz ve bir süre sonra ölür. Amipten alınan çekirdek de bozulur. Bununla beraber, çekirdek çok az bir sitoplazma ile amipte bırakılırsa, hayat faaliyetlerinin devam ettiği, kesilen sitoplazma kısmının öldüğü görülür.
TBMMNİN AÇILIŞI ve TEPKİLERPazar, 03 Mayıs 2009TBMM'NİN AÇILIŞI ve TEPKİLER
1. TBMM'nin Açılması
İstanbul'un
işgali ve Mebuslar Meclisi'nin dağıtılması üzerine harekete geçen
Mustafa Kemal yayınladığı bir genelge ile Ankara'da olağanüstü... + tamamı