| Yazan: öss hazırlık,
Tarih: 21-03-2008 03:18
|
Okunma Sayısı : 2083  |
Beğenilme : 15 |
Yayınlama yeri : BİYOLOJİ, BİYOLOJİ KONULARI |
SİNDİRİM SİSTEMLERİ (1) SİNDİRİM SİSTEMLERİ Hayvanların tümü heterotroftur. Heterotrof organizmalarda hayatsal faaliyetlerin devamı için hazır besine ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç, beslenme ile alınan büyük moleküllerin (yağ, karbonhidrat, protein, nükleik asitler) parçalanması ile açığa çıkacak olan, gliserol, yağ asidi, glikoz, aminoasit ve organik bazlardan karşılanır. Yağlardaki ester, karbonhidratlardaki glikozid, proteinlerdeki peptit, nükleik asitlerdeki fosfodiester bağlarının enzimler tarafından koparılmasına, sindirim (parçalanma, hidroliz veya hidrasyon) denir. Sindirim hücre içi sindirim ya da hücre dışı sindirim şeklinde olur. Hücre içi sindirim protista, süngerler ve bitkilerde görülür. Besin hücreye fagositoz ya da pinositozla alınır. Hücreye alınan besinler lizozom enzimleri yardımı ile yapıtaşlarına kadar parçalanır. Hücre dışı sindirim, besinlerin hücre dışına salınan enzimlerle parçalanıp hücre içine alınması olayıdır. Sindirim sistemi gelişmiş canlılarda görülür. Bu şekil sindirimde, enzimi hücre dışına salgılayan özel kanallar vardır. Bütün hayvanlarda, böcekçil bitkilerde, ekmek küfleri ve bazı bakterilerde hücre dışı sindirim görülür.
14.1. ÇOK HÜCRELİ ORGANİZMALARDA SİNDİRİM SİSTEMLERİ 14.1.1. Bitkilerde Sindirim Özel bir sindirim sistemi yoktur. Organik besinler fotosentezle yapılır. Besin yapımında kullanılan CO2, H2O ve diğer organik besinler bitkinin çeşitli kısımlarından difüzyonla alınır. Yapılan besinleri bitki hayatsal faaliyetlerinde kullanır. Fazla besinler de özel yerlerde depo edilir. Azotça fakir topraklarda yaşayan Drosera (böcekkapan), Nepehthes (ibrik otu) ve Dionea (kapanlı) da hücre dışı sindirim görülür. Bu bitkiler özel sistemleri ile böcekleri yakalayabilirler. Salgıladıkları sindirim enzimleriyle böceğin proteinli yapılarını aminoasitlere kadar sindirirler. Açığa çıkan bu aminoasitler bitki tarafından emilerek azot ihtiyacı karşılanır. Bu üç bitki hücre dışı sindirime örnektir. 14.1.2. Omurgasızlarda Sindirim Sistemleri Sölenterler (hidra, denizanası, mercan) ve Planaria'da sindirim görevi yapan bir boşluk (gastrovasküler boşluk) vardır. Bu boşluk ağız ve anüs görevi yapan tek bir açıklıkla dışarıya açılır. Gastrovasküler boşluğa alınan besinlerin sindirimi burada başlar. (Hücre dışı sindirim) Birkaç parçaya ayrılan besin, sindirim boşluğunu çeviren hücreler tarafından pinositozla hücre içine alınır. Sindirim burada tamamlanır. (Hücre içi sindirim) Şekil 14. 1 Planaria, Amip ve Hidrada Sindirim Sistemi Toprak solucanında besinler ağızdan alanır, sindirim kanalında sindirilir, artıklar başka bir açıklıktan (anüsten) dışarı atılır. Sindirim sistemleri ağızla başlar, yutak, yemek borusu, kursak, kaslı kursak ve bağırsakla devam eder, anüste son bulur. 14.2. OMURGALILARDA SİNDİRİM SİSTEMİ 14.2.1. Kuşlarda Sindirim Sistemi Kuşlarda sert taneleri almak için ağız gaga şeklinde özelleşmiştir. Alınan besinler yutak, yemek borusu, kursak, 1. mide, 2. mide (taşlık), oniki parmak bağırsağı ve ince bağırsakta mekanik ve kimyasal sindirime uğrayarak emilir. Sindirilemeyen maddeler kloak yardımı ile dışarı atılır. Kloaktan önce iki tane kör bağırsak vardır. Şekil 14.2. Kuşlarda Sindirim Sistemi Kuşlardaki 1. mide alınan besinleri ıslatır ve kimyasal sindirimi başlatır. 2. mide ise alınan taş parçalarını öğütür. Karaciğer ve pankreas kanallarla ince bağırsağa enzim gönderir ve sindirim burada tamamlanır. 14.2.2. Memelilerde Sindirim Sistemi Memelilerde sindirim ağızda mekanik ve kimyasal olarak başlatılır. Mekanik sindirim dişler, dil ve damak yardımıyla gerçekleşirken, kimyasal sindirim, dil altı, kulak altı ve çene altı tükrük bezlerinin salgılarıyla gerçekleşir. Dişler canlının beslenme şekline göre değişik özellikler gösterir. Otçul (herbivor) ların azı, etçil (karnivor) lerin de kesici dişleri gelişmiştir. Ayrıca, otçulların sindirim sistemi, etçillere göre daha uzundur. Bu özellik selüloz sindirimini kolaylaştırır. Otla beslenen memelilerin sindirim sisteminde mutualist yaşayan bazı bir hücreliler salgıladıkları selüloz enzimi ile, selülozu sindirir. Şekil 14.3. Geviş Getiren Memelilerde Sindirim Sistemi Memelilerin geviş getirenler grubunda sindirim sistemi bazı farklılıklar gösterir. Mideleri şirden, kırkbayır, börkenek ve işkembe bölümlerinden oluşur. İşkembe ve börkenekte besinler bir müddet bekletilir. Daha sonra besinler ağıza geri getirilerek çiğnenir ve tekrar yutulur. Kırkbayır ve şirden yolu ile ince bağırsağa gönderilir. Geviş getiren memelilerin midelerinde selüloz sindirimini gerçekleştiren bakteri ve protistler vardır. Kemirici memelilerde ise mide iki bölümden oluşur. Diğer memelilerde ise mide tek bölümlüdür. 14.3. İNSANDA SİNDİRİM SİSTEMİ İnsanda sindirim sistemi ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüsten oluşmuştur. Ayrıca tükrük bezi, karaciğer ve pankreas sindirime yardımcı organlardır. 14.3.1. Ağız İnsanda sindirim ağızla başlar. Ağızda dişler, dil ve sert damak mekanik sindirimi, tükrük bezleri de kimyasal sindirimi başlatır. Dil sindirilmekte olan besinleri karıştırır, tadını alır ve yutağa doğru iter. A. Dişler Dişler besini tutmaya ve öğütmeye yarar. Canlının beslenmesine bağlı olarak şekil ve büyüklüğü değişiklik gösterse de yapıları aynıdır. Şekil 14.4 Köpek Dişinin Kısımları Diş etinin üstünde kalan kısım tac, diş etiyle çevrilen kısmı boyun, çene kemiği içindeki çukura gömülü kısım köktür. Her diş çeşitli tabakalardan oluşur. En dışta beyaz ve sert bir kısım mine, bunun altında o kadar sert olmayan dentin (fildişi) tabakası ve en içte kan damarları, sinir ve yumuşak doku ile dolu olan pulpa (dişözü) bulunur. Diş çene kemiğine çimento denen bir madde ile bağlanarak oynamaz eklemi meydana getirir. Yetişkin bir insanda 16'sı alt çenede 16'sı üst çenede olmak üzere 32 diş bulunur. Bu dişlerin öndeki 8'i kesici, 4'ü köpekdişi, 8'i küçük azı ve 12'si büyük azı dişleri olarak adlandırılır. Kesici dişler besini keserek ağıza almaya, köpek dişleri parçalamaya, azı dişleri ise öğütmeye yarar. B. Dil Dil çeşitli yönlerde dizilmiş çizgili kas gruplarından meydana gelmiştir. Bu kasların kasılması dili içeri-dışarı, yukarı-aşağı ya da bir yandan ötekine hareket ettirir. Dil besinin alınmasında, alınan besinlerin dişlerin arasına itilmesinde, çiğnenen besini yutmaya hazır bir, lokma haline getirilmesinde ve yutağa itilmesinde görevlidir. Dil epiteli, çözelti halindeki maddelere karşı hassas olan, tat tomurcuklarını oluşturur. Tat tomurcukları ağıza alınan besinlerin tadını ve tazeliğini kontrol ederek uygun besinlerin, sisteme girmesini, uygun olmayanların da dışarı atılmasını sağlar. Bunlara ek olarak konuşma ile de görevlidir. C. Tükrük Bezleri Tükrük salgısı kulak, çene ve dil altına yerleşmiş üç çift bez tarafından salgılanır. Bu üç çift bezden iki değişik tükrük salgılanır. Salgılardan biri kuru özellikteki besinleri ıslatıp parçalar, diğeri parçalanan besinleri lokma haline getirir. Tükrük içinde pişmiş nişastayı parçalayan amilaz (pityalin) enzimi, parçalanan besinleri lokma haline getiren mukus, su, Na++ ve Ca++ iyonları bulunur. Tükrükle ağız devamlı nemli kalarak konuşma kolaylaştırılır. 14.3.2. Yutak (Farinks) Ağız ile yemek borusu arasında bulunan geçiş bölgesidir. Sindirim sisteminin bu kısmında mekanik ya da kimyasal sindirim olmaz. Yutağa ağız ve burun boşluğu, yemek ve soluk borusu ile östaki kanalları açılır. Yutma: Ağızda sindirimi tamamlanan besinlerin yutak üzerinden yemek borusuna geçmesidir. Yutma sırasında dil ağızın tavanına doğru kaldırılır. Bu olayla lokma yutağa itilir. Bu esnada burun boşluğu, küçük dil ile soluk borusunda gırtlak kapağı (epiglottis) ile kapatılarak besinin yemek borusuna geçmesi sağlanır. Yutma esnasında soluk alma ve verme duru (Şekil 14.5) 14.3.3. Yemek Borusu (Özofagus) Yutak ile mide arasında bulunan kaslı bir borudur. Uzunluğu 25 cm, çapı ise 2 cm'dir. Yemek borusunun en dışında örtü epiteli, düz kaslar ve bağ doku tabakası vardır. Düz kaslar kasılıp gevşeyerek lokmanın peristaltik hareketle mideye iletilmesini sağlar.  Şekil 14.6 Yemek Borusunda Dalgalanma (Peristatik hareket) ile Besinin İlerleyişi Peristaltik hareketin ters yönde olması ile kusma meydana gelir. Kusma vücudun savunma refleksidir. Kusma ile vücuda zararlı olabilecek besinler dışarı atılır. 14.3.4. Mide Yemek borusu ile ince bağırsak arasında bulunan genişlemiş bir bölümdür. Yemek borusuna yakın üst bölümüne kardia, bunun altındaki bölüme fundus, ince bağırsağa yakın bölgesine de pilor denir. Kardia (mide ağzı) ve pilor (mide kapısı) besinlerin belli yönde ilerlemesini sağlar. Mide duvarının yapısında içten dışa doğru mukoza, alt mukoza, kaslı tabaka ve bağ dokusundan oluşan bir örtü (periton) bulunur. Mukoza tabakasında bulunan silindirik epitel hücreleri bütün midenin iç yüzeyini örter. Bu epitel hücreleri mide duvarının içine doğru tüp şeklinde girintiler yaparak mide bezlerini meydana getirir. Bu bezler HCl, pepsinojen, yeni doğmuş bebeklerde lap enzimi ve az miktarda da lipaz içeren mide özsuyunu salgılar. Mide özsuyu pH=2 değerindedir. Mide iç yüzeyinin asitli ortamdan korunması mideden salınan mukus ile olur. Mukus yeterince salgılanmazsa önce gastrit, sonra da ülser meydana gelir. Midenin kas tabakası olağanüstü kalın olup boyuna, çapraz ve halka şeklinde konumlanmıştır. Mide bu kaslar yardımı ile besinlerin parçalanmasını ve mide özsuyu ile karışmasını sağlar. Mide özsuyu ve kas kasılması ile iyice karışan besinler kimus (mide bulamacı) şeklinde piloru geçer ve ince bağırsağa gelir. Mideye gelen besin, besinin miktarına ve çeşidine bağlı olarak 1-4 saatte boşalır. Orta büyüklükte bir insanın mide kapasitesi yaklaşık olarak 2,5 litredir. Şekil 14.7 İnsanda Sindirim Sistemi 14.3.5. İnce Bağırsak Mide ile kalın bağırsak arasında bulunan ince bağırsak 3 cm çapında ve 7,5 metre kadar uzunlukta kıvrımlı bir borudan ibarettir. İnce bağırsağın ilk 25 cm'lik bölümüne oniki parmak bağırsağı (duodenum), sonra gelen boş bağırsak (jejenum), en son kıvrımlı bölge ise kıvrım bağırsak (ileum) adını alır. Sindirim sisteminin yardımcı organları olan karaciğer ve pankreasa ait özsu oniki parmak bağırsağına dökülür. İnce bağırsak mukozasında bulunan milyonlarca küçük bağırsak bezi çok sayıda enzim içeren bağırsak sıvısını salgılar. Bu üç değişik organdan gelen özsu birbirine karışarak ağız ve midede başlayan sindirim sürecini tamamlar. Ayrıca ince bağırsak duvarındaki goblet hücreleri mukus salgılayarak besinin sistem içindeki hareketini kolaylaştırır. İnce bağırsak iç yüzeyinde bulunan epitel doku, bağırsak boşluğuna doğru parmak şeklinde villuslar oluşturur. Bu villuslar bağırsağın iç yüzeyini artırarak emilimi hızlandırır. Bağırsakta bulunan 5.000.000 villus 10 m lik bir alan oluşturur. Şekil 14.8 Villus Genel Şeması Ayrıca bağırsak epitel hücrelerinin üst yüzeyi yaptığı mikro seviyede çıkıntılar ile mikrovillusları oluşturur. (Bkz. Fsk. 3, Şekil 14.8) mikrovilluslarda bağırsak yüzeyini 150 kat artırabilir. Son Güncelleme : 28-09-2008 00:27
|