öss hazırlık , oss konuları,öss Ders, öss

madde döngüsü

Pazartesi, 13 Ekim 2008

Canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için yaşadıkları ortamdan madde alıp vermek zorundadırlar.        Sınırları belli bir alanda yaşayan...
+ tamamı

MUTASYONLAR

Pazartesi, 13 Ekim 2008

Mutasyonlar, bir canlının DNA sı üzerinde yani genetik bilgileri üzerinde meydana gelen değişikliklerdir.Doğada mutasyonlara çok nadiren rastlanılmasına karşın meydana geldiği canlı...
+ tamamı

Diğer yazılar
SİNDİRİM SİSTEMLERİ (2) PDF Yazdır E-posta

 

Yazan: öss hazırlık, Tarih: 21-03-2008 03:18

Okunma Sayısı : 1146    

Beğenilme : 12

Yayınlama yeri : BİYOLOJİ, BİYOLOJİ KONULARI

 

SİNDİRİM SİSTEMLERİ (2)

 

 

KALIN BAĞIRSAK VE ANÜS

 

Sindirim sisteminin son kısmıdır. Uzunluğu 1,5 metredir. İnce bağırsak ile kalın bağırsağın birleştiği yer kör bağırsak (çekum) adını alır. Burada apandiks denilen parmak şeklinde bir çıkıntı görülür. Apandiksin iltihaplanmasına apandisit denir. Kalın bağırsağın son kısmı genişleyerek rektumu oluşturur. Rektumun dışarı açılan kısmına anüs
Kalın bağırsağın bakteri florası oldukça zengindir. Bu bakteriler insanla simbiyotik yaşarlar. K ve B vitaminlerini sentezlerler. Kalın bağırsaklarda son olarak su, vitamin, bazı ilaçlar ve alkol emilimi gerçekleşir.
denir. Kalın bağırsağın iç yüzeyi epitel doku ile örtülmüştür. Kalın bağırsakta villus oluşumu gözlenmez. Epitel dokuda sindirilemeyen artıkların (posa) hareketini kolaylaştırmak için mukus salgılayan özel bezler bulunur.

 

14.3.7. Karaciğer

 

Midenin sağ üst kısmında yer alan koyu vişne renkli bir ongandır. Karaciğerin üstü bağ dokusundan yapılmış glisson kapsülü ile örtülüdür. Glisson kapsülünün üzerini karın zarı (periton) sarar. Sağ ve sol olmak üzere iki lop (parçalı) dır. Sağ lop iki küçük lobun birleşmesi ile oluşmuştur. Bu loplarda karaciğerin temel yapı birimi olan lopçuklardan oluşmuştur.

 

Şekil 14. 9 Karaciğere Kan Getiren ve Karaciğerden Kan Götüren Damarlar Kanın ve Safranın Akış Yönü

 

Lopçuklar içinde kan ve safra kanalları vardır.

 

Şekil 14.10 Karaciğer lopçuğunda Atar ve Taplardamar ile Safra Kanalının konumu

 

Lopçuklar altıgen prizması şeklindedir. Lopçukların merkezinde merkezi toplardamar veya lop içi toplardamarı denilen damar bulunur. Lopların çevresinde loplararası toplardamar (kapı toplardamarından gelir), loplararası safra kanalı ve karaciğer atardamarının kolları bulunur.
Loplararası toplardamar, ince bağırsaktan emilen besinleri karaciğer hücrelerine getirir.
Karaciğer atardamarı, aorttan ayrılarak karaciğerin ihtiyacı olan oksijeni getirir.
Lopçuk merkez toplardamarı, karaciğerin faaliyeti ile oluşan artık maddeleri karaciğerden toplar ve uzaklaştırır. Safra, safra kanalcıkları ve safra kanalları yardımı ile safra kesesine getirilir.
Karaciğer hücreleri, lopçuğun merkezinden çevresine doğru şeritler halinde ve ışınsal olarak dizilmiştir.
Hücre kordonu arasında loplararası toplardamarın oluşturduğu karaciğer sinüsleri (boşluklar) vardır. Karaciğer hücreleri, sinüsler ve safra kanalı arasında yakın ilişki vardır. Bu ilişki sayesinde, lopçuk kapı toplardamarları ile gelen besinler ve aorttan gelen oksijen karaciğer hücrelerine geçer. Hücrelerde oluşturulan metabolik ürünler ve artıklar kana, safra da safra kanalına verir.
Sinüslerin çeperlerinde alyuvarları yapan retikülo-endotel hücreleri ile ömrünü tamamlamış alyuvarları fagosite eden kupfer hücreleri vardır.

 

A. Safra (Öd) Kesesi

 

Karaciğer lopçuklarında oluşturulan safra, karaciğer kanalına da getirilir. Karaciğer kanalı karaciğerden çıktıktan sonra ikiye ayrılır. Bir kol fazla salgıyı safra kesesine, diğer kol ise koledok kanalı adıyla 12 parmak bağırsağındaki water kabarcığına akıtır.

 

Şekil 14.11 Karaciğer, Pankreas ve İnce Bağırsağın Birbirine Göre Konumu. Karaciğer ve Oniki  Parmak Bağırsağına Açılan Kanacıklar

 

Safra sıvısı içinde, safra tuzları kolesterol, yağ asitleri, safra pigmentleri ve su bulunur. Safra kesesinde toplanan sıvı, oniki parmak bağırsağından salgılanan kolesistokinon hormonunun etkisiyle oniki parmak bağırsağına dökülür.
Safra sıvısı içinde sindirim enzimi bulunmaz. Safra sıvısının bazik yapısı, mideden gelen asit özelliğindeki kimusu nötrleştirir.
Safra tuzları, bağırsaktaki yağları emülsiyon haline getirerek yağ damlalarının lipaz enzimi tarafından sindirilmesini kolaylaştırır.
Safra kanalı herhangi bir nedenle (taş oluşumu gibi) kapatılırsa yağ sindirimi ve emilimi aksar. Beslenme ile alınan yağların önemli bir kısmı dışkı ile dışırı atılır. Safra kesesinin kapanması ile safra pigmentleri safra kesesi ve karaciğer tarafından geri emilerek kana karışır. Kan yolu ile vücuda dağılan pigmentler sarılık hastalığına neden olur. Sarı renk özellikle deri ve göz akında belirginleşir.
Safra tuzları vücut için önemlidir. Vücut bu tuzları dikkatle korur. Bunlar bağırsağın aşağı kısımlarında geri emilir. Dolaşım yolu ile karaciğere tekrar salgılanmak üzere taşınır. Safra ile artık maddelerin kokuşmasına ve zararlı bakterilerin üremesi engellenir.
Safra pigmentleri rengini hemoglobinin parçalanması sonucu oluşan ürünlerden alır. Parçalanma ürünlerine göre değişik renkte (sarı, yeşil ve kırmızı) pigmentler oluşur.

 

 

B. Karaciğerin Görevleri

 

Karaciğerin yukarıda anlatılan safra üretimi ve salgılanmasından başka görevleri de vardır.
Bunlar,
- Kandaki şekeri glikojen şeklinde depolamak,
- A, D ve K vitaminleri ile demir, bakır, aminoasit ve yağları depolamak,
- Yeni alyuvarlar yapmak, yaşlanan alyuvarları parçalamak, hemoglobinleri safra pigmentlerine çevirmek,
- Kanın damar içinde pıhtılaşmasını engelleyen heparini meydana getirmek,
- Kanama sırasında pıhtılaşmayı sağlayan protrombin ve fibrinojeni üretmek,
- Proteinlerin, karbonhidrat ve yağlara dönüşümünü gerçekleştirmek,
- Amonyağı üre ve ürikasit haline dönüştürmek,
- Zehirli maddeleri zehirsiz hale getirmektir.

 

14.3.8. Pankreas

 

Mide ve oniki parmakbağırsağı arasında yer alan 80 gr. ağırlığında bir organdır. Pankreas iç (endokrin) ve dış (ekzokrin) salgı yapan karma bir bezdir. Pankreas ürettiği sindirim enzimlerini wirsung (pankreas) kanalı ile water kabarcığına, oradan da oniki parmak bağırsağına boşaltır. İnsan günde yaklaşık olarak 1-1,5 lt. pankreas salgısı üretir. Pankreas sıvısında proteinleri, yağları, karbonhidratları ve nükleik asitleri hidroliz eden enzimler vardır. Bu enzimler tripsinojen, kimotripsin, amilaz, lipaz ve nükleazlardır.
Pankreas sıvısı, sulu, saydam ve pH değeri yaklaşık 8,5 olan bazik özellikte bir sıvıdır. Mideden gelen asit özellikteki kimus pankreas sıvısı ile nötrleştirilir. Pankreas ve ince bağırsak duvarından salgılanan enzimler nötr ortamda etki açığa çıkarırlar.
Pankreas kanalı deneysel olarak kapatılırsa, bireyde iştah artar., zayıflama görülür. Bu iki özellik bize pankreas sıvısının besinleri sindirmede rol oynadığını gösterir.

Pankreas içinde langerhans adacıkları denen bazı hücreler insulin ve glukagon hormonlarını üretirler. Bu iki hormonun karşılıklı çalışması ile kan şekeri düzenlenir. İnsulin, kandaki fazla şekerin karaciğer ve kaslarda glikojen şeklinde depolanmasını sağlar. Glukagon, karaciğer ve kaslardaki glikojenin glikoza dönüşerek kana geçmesi üzerine etki eder.

 

14.3.9. Kimyasal Sindirim

 

Besin maddelerinin fiziksel etkilerle parçalanmasına mekanik sindirim denir. Mekanik sindirimle parçalanan besinler, hücre zarından geçemezler. Mekanik sindirimden sonra enzimsel faaliyetlerle besinler yapıtaşlarına ayrılır. Bu şekilde parçalanmaya da kimyasal sindirim denir. Kimyasal sindirimle proteinler aminoasitlere, karbonhidratlar glukoza, yağlar gliserol ve yağ asitlerine kadar parçalanır.

 

A. Karbonhidratların Sindirimi

 

Polisakkaritlerin (nişasta, glikojen, selüloz) kana geçebilmesi için monosakkaritlere (glikoz, fruktoz, galaktoz ve riboz) kadar parçalanması gerekir. Nişasta ve glikojenin sindirimi ağizda başlar. Ağızda mekanik sindirim yapılırken tükürükteki amilaz (pityalin) enzimide nişasta
ve glikojen molekülündeki bağları koparır.

 

                        Pityalin (Amilaz)
Nişasta + HO Maltoz + Dekstrin
                       Tükrük bezinden

 

                         Pityalin (Amilaz)
Glikojen + HO Maltoz + Dekstrin
                        Tükrük bezinden

 

 

Besinler ağızda çok az bekletildiği için karbonhidratlar daha küçük parçalara ayrılamaz. Midede karbonhidrat sindirimi olmaz.
Besinler mideden ince bağırsağa geçince ince bağırsak duvarından sekretin hormonu salgılanarak kana geçer. Sekretin hormonunun etkisi ile pankreastan pankreas özsıvısı salgılanır. Bu sıvı, içinde nişasta ya da dekstrini sindirecek olan amilaz enzimini içerir. Pankreas enzimi etkisi ile nişasta ve ağızda oluşan dekstrinler maltoz, laktoz ve sükroz gibi disakkaritlere dönüşür. Amilaz disakkaritleri parçalayamaz. Disakkaritlerin parçalanmasını ince bağırsak duvarından salgılanan kanbonhidrazlar gerçekleştirilir.
Bu karbonhidrazlardan;
Maltaz;maltozu
Sükraz;sükrozu
Laktaz;laktozu moleküllerine parçalar.

 

                       Maltaz
Maltoz + HO Glukoz + Glukoz
                       Sükraz

 

Sükroz + HO Glukoz + Fruktoz
                       Laktaz

 

Laktoz + HOGlukoz+ Galaktoz

 

Bu reaksiyonların tamamlanması ile karbonhidratların sindirimi tamamlanmış olur. Oluşan ürünler bağırsaktaki epitel hücreleri ile aktif olarak emilir. Bu emilim epitel hücrelerinin zarında bulunan bir protein ve Na+ iyonlarının işbirliği ile gerçekleşir. Epitel hücrelerine geçen glikoz düfüzyonla kana, oradanda kapıtoplardamarı ile karaciğere gönderilir.

 

 

B. Proteinlerin Sindirimi

 

Proteinlerin sindirimi midede başlar. Besinler mideye geldiğinde mide duvarından gastrin hormonu salgılanır. Gastrin mide bezlerinden hidroklorik asit (HCI), lap (rennin), pepsinojen enzimleri ile mukus ve az miktarda lipaz salgılanmasını uyarır.

 

Mide özsuyundaki HCI, pepsinojeni pepsine çevirir.

 

Pepsinojen + HCI Pepsin
(inaktif)                                        (aktif)

 

Ayrıca pepsin enziminin çalışması pH=1,5-2 de olur. Pepsin proteinlerdeki peptit bağlarına etki ederek polipeptitleri ve peptonları oluşturur.

 

Protein + HO Polipeptitler
                                               (Peptonlar)

 

Midedeki proteinler henüz aminoasitlere kadar parçalanmamıştır. Peptonların aminoasitlere kadar parçalanması ince bağırsakta olur.
Lap enzimi sütte bulunan kazeinin çözülerek sütten ayrılmasını sağlar.

 

           Lap
Süt Kazein + Su

 

sütten ayrılan kazein üzerine pepsin etki ederek

 

              Pepsin
Kazein Polipeptid + Aminoasitler

 

polipeptid ve aminoasitleri oluşturur.

Mukus, mideyi HCI etkisinden korur. Yukarıdaki reaksiyonlar sonucunda besinler bulamaç haline gelir. Kimus adını alan bu bulamaç, sindirimin tamamlanması için ince bağırsağın onikiparmak bağırsağı bölümüne geçer. Peptonların aminoasitlere çevrilmesi pankreas salgılarının etkisi ile olur. Pankreas, ince bağırsak duvarından salgılanan sekretin hormonunun etkisi ile salgı üreterek bağırsağa gönderir. Pankreas salgısında bulunan tripsinojen, ince bağırsak duvarından salgılanan enterokinaz ile birleşir ve tripsin oluşur.

 

Tripsinojen + Enterokinaz Tripsin
(Pankreastan (İnce bağırsak)                 (Aktif)
(inaktif)            (duvarından)

 

Tripsin enzimi de pankreastan gelen kimotripsinojeni , kimotripsine çevirir.

 

                              Tripsin
Kimotripsinojen Kimotripsin

 

Tripsin ve kimotripsin birlikte çalışarak, polipeptitleri, dipeptitlere ve aminoasitlere çevirir.

 

                                   Erepsin
Polipeptitler + HO Dipeptitler +aminoasitler
                                   Kimotripsin

 

Son olarak; dipeptitler de ince bağırsak duvarından salınan erepsin enzimi ile aminoasitlere parçalanır.

 

                                 Erepsin
Dipeptitler + HO Aminoasitler

 

Aminoasitlerin oluşumu ile proteinlerin sindirimi tamamlanmış, emilmeye hazır hale gelmiştir. Aminoasitlerin emilmesi aktif taşıma ile olur.

 

 

C. Yağların Sindirimi

 

Yağların sindirimi ince bağırsakta başlar, ince bağırsakta biter. Yağların sindirilmesinde karaciğerde üretilen safra tuzları ve pankreastan salınan lipaz enzimi rol oynar.
Safra enzim içermez, sadece yağların mekanik parçalanmasını ve lipaz enziminin etkinliğini artırır.

 

            Safra tuzları
Yağlar Yağ damlacıkları
           Karaciğerlerden

 

                                 Lipaz
Yağ damlacıkları Yağ asitleri + Gliserol (Pankreastan)

 

Yağ asitleri ve gliserol oluşumu ile yağların sindirimi tamamlanmış ve emilmeye hazır hale gelmiştir. Gliserol ve yağ asitleri, lenf sistemi ile emilerek sol köprücük altı toplardamarında kana karıştırılır.

 

D. Nükleik Asitlerin Sindirimi

 

Pankreastan DNA'yı sindiren deoksiribonükleaz; RNA'yı sindiren ribonükleaz salgılanır. Bu enzimler nükleik asitlerin fosfat-ester bağlarını koparır.
İnce bağırsak duvarından salgılanan fosfodiesteraz enzimi nükleotidleri oluşturur. Fosfataz enzimi de nükleotidlerdeki fosfat molekülünü kopararak nükleozidleri emilebilir duruma getirir.

 

 

I. Kademe

 

       Deoksiribonükleaz
DNA Polinükleotidler

 

          Ribonükleaz
RNA Polinükleotidler

 

II. Kademe

 

Polinükleotidler Nükleotidler

 

III. Kademe

 

Nükleotid Nükleozid + P.

 

Karbonhidratlar, yağlar, proteinler ve nükleik asitlerin sindirimleri tamamen bitince, ince bağırsakta sütü andıran kilüs sıvısı oluşur. Kilusun emilimi ince bağırsakta gerçekleşir.

 

14.3.10 Emilim

 

Emilim, sindirimi tamamlanan besinlerin incebağırsaktan kana ve lenf sistemine geçmesidir.
İncebağırsak yüzeyi villus (tümür) ve mikrovilluslarla artırılır. Yüzeyin artması ile emilim hızı artar. (bkz: şekil 14.8 ve 3.fasikül şekil 10.1)
İncebağırsakta emilim ya difüzyonla ya da aktif taşıma ile olur. Glikoz ve aminoasitlerin emilimi aktif taşıma ile olur. Emilimi yapılan bu iki monomer epitel hücresi tarafından tümür içinde bulunan kılcaldamara verilir. Su, mineraller, vitaminler ve ilaçlar da aynı yollardan kana geçer.
Kılcalkandamarları birleşerek karaciğere kan götüren kapıtoplardamarını oluşturur. Kapıtoplardamarı ile karaciğere gelen besinler, karaciğer tarafından kontrol edilerek kana verilir. Kan yolu ile de değişik dokulara dağıtılır.

Yağların sindirimi ile oluşan yağ asitleri ve gliserol de villüs epiteli tarafından emilir. Emilen yağ asitleri ve gliserol epitel içinde birleştirilerek yağ molekülüne dönüştürülür. Oluşan yağ molekülü (lipid) albumin proteini ile çevrilir ve şilomikron halinde lenf damarına verilir. Şilomikronlar lenf sistemi ile sol köprücükaltı toplardamarına bırakılır.

 

Şekil 14.1. Sindirim Sisteminde Görev Yapan Hormonlar, Enzimler ve Özellikleri

 

 

 

Son Güncelleme : 28-09-2008 00:27

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Beğenilme
Yazdır
E-mail olarak gönder
İlgili Makaleler
del.icio.us adresine kaydet

Anahtar kelimeler : BİYOLOJİ, BİYOLOJİ KONULARI, SİNDİRİM SİSTEMLERİ (2)


Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
BİR İLETKENİN DİRENCİ

Cuma, 21 Mart 2008

BİR İLETKENİN DİRENCİ   İletkenin akıma karşı gösterdiği zorluğa direnç denir.       R = direnç ohm (W) d = Öz direnç ohm . m l =...
+ tamamı

YÜKLÜ PARALEL LEVHALAR ARASINDAKİ YÜKLÜ TANECİĞE ETKİ EDEN KUVVET HAREKETİ VE YAPTIĞI İŞ

Cuma, 21 Mart 2008

YÜKLÜ PARALEL LEVHALAR ARASINDAKİ YÜKLÜ TANECİĞE ETKİ EDEN KUVVET HAREKETİ VE YAPTIĞI İŞ           
+ tamamı

Diğer yazılar
Atatürk Dönemi Türk-Dış Politikası (1923-1932)

Çarşamba, 05 Mart 2008

Atatürk Dönemi Türk-Dış Politikası (1923-1932)   1.Atatürk’ün Dış Politikadaki Temel İlkeleri a) Akılcı ve gerçekçi olmak. b) Yapıcı ve barışçı davranmak. c)...
+ tamamı

II.Dünya Savaşı Yılları

Çarşamba, 05 Mart 2008

II.Dünya Savaşı Yılları              Türkiye II. Dünya Savaşı’nda coğrafi konumu yüzünden revizyonist ve...
+ tamamı

Diğer yazılar
BİLGE KAĞAN ANITI

Salı, 04 Mart 2008

BİLGE KAĞAN ANITI          Köl Tigin anıtının bir kilometre uzağında ve yerleşme şekli bakımından aynıdır. Yalnız birkaç santim...
+ tamamı

İhşitler (Akşitler) (935-969) :

Salı, 04 Mart 2008

İhşitler (Akşitler) (935-969) :  Mısır’da kurulan ikinci Türk devletidir. Türkistan’ın Fergane Bölgesi'nden boy beyi olan Toğaç, Abbasi Devleti'nin hizmetine girdi....
+ tamamı

Diğer yazılar
Eski Caglarda Turkiye ve Cevresi 2 Videodershane

Çarşamba, 10 Ekim 2007

Eski Caglarda Turkiye ve Cevresi 2 Videodershane Video Bilgisi İsim: Eski Caglarda Turkiye ve Cevresi 2 Videodershane Tanım: Eski Çağlarda Türkiye ve Çevresi - 2
+ tamamı

Optik Kirilmala

Cumartesi, 13 Ekim 2007

Optik Kirilmalar Bil IQ Seti Video Bilgisi İsim: Optik Kirilmalar Bil IQ Seti Tanım: Optik Konusunun Kırılmalar ile ilgili bölümünün konu anlatımı  
+ tamamı

Diğer yazılar
OKS de çıkmayacak tek soru!

Cuma, 04 Nisan 2008

Sınavda çıkmayacak tek soru   Öğrencileri şaşırtan değişiklikle soru alanları değiştirildi. Sorular günlük hayata daha yakın olacakmış. İşte detaylar... Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl OKS
+ tamamı

TAM NAMAZ HOCAMIZ // Ayhan Yalçın

Cuma, 04 Nisan 2008

ÂHİRET GÜNÜ
+ tamamı

Diğer yazılar

sinavlartr

You are here  :ANA SAYFA arrow BİYOLOJİ arrow BİYOLOJİ KONULARI arrow SİNDİRİM SİSTEMLERİ (2)
Adverbs of Frequency Am is are olumlu yapilar Am is are olumsuz yapilar Am is are soru yapilari Be Going To Can Ability Could Past Ability Could Past Ability Future Continuous Tense Future Tense 1 Future Tense 2 Going away Have you got any wine How can we get there How do you do How many and how much How many and how much I like it very much I sometimes work late Left Right Straight Ahead May and Might Must Have to 1 Must Have to 2 No smoking Past Perfect Continuous Tense YDS Should Suggestion Past Perfect Tense YDS Simple Present Tense Simple Present Tense 2 Simple Present Tense 3 What are they doing What Do You Need What does she look like What have you done What Would you like to do Whose is it Who is that Will Videodershane Would Like Would Rather Would General Grammars and Tenses 2 Future Tenses and Causatives 3 Passive Active and Passive infinitive 4 Participles 5 Gerund and infinitives Wish Clauses Adjective Complements Countables and Uncountables Noun Clauses Subjunctives Question Tags Neither Nor So Clauses