Selçukluların Kökeni :Selçuklular Oğuzların Kınık Boyu'na mensuptur.
Boyun başı olan Dukak Bey'in ölümü üzerine boyun başına Selçuk Bey (ordu
komutanı)geçti. Kınık Boyu'nun Oğuz
hükümdarı ile arası açılınca Cend Bölgesine göç etti ve İslamiyet ile tanıştı.
Samanoğularından Nur(nurata) Kentini aldı. Karahanlılara karşı Saman oğullarına yardım etti. Saman
oğulları hükümdarı bu yardıma karşılık Buhara ve Semerkant arasını yurt olarak
verdi. Selçuk Bey'in ölümü üzerine Selçukluların başına Aslan Bey, yabgu oldu
(1009).
Aslan
bey sınırlarını buharaya kadar genişletti. Gazneli Mahmut sultan, Aslan bey’i
tutuklattı. Aslan bey 7 sene sonra öldü. Kınık Boyu'nun başına daha sonra
Tuğrul ve Çağrı Beyler geçti.
1-Tuğrul ve Çağrı Bey Dönemi:Tuğrul Bey , Nişapur'da devlet
düzenini kurduktan sonra seferlere başladı. Rey'in alınması ile hükümet merkezi
Nişapur’dan Rey'e taşındı. Doğuda Tabaristan ve Gürcan bölgeleri ele geçirildi.
İran’ın tamamı fethedildi. Anadolu'ya akınlar düzenlenmeye başlandı.Çağrı bey, 1038’de van civarındaki vaspuragan
ve Ani krallığı ordularını yendi.
Oğuzlar, Horasan'a girmeye başladılar. Gazne sultanı Mesut,
Büyük bir ordu ile Horasan'a girdi. Dandanakan Savaşı, Selçukluların üstünlüğü
ile sona erdi (1040). Selçuklu devleti bu zaferle imparatorluk oldu. Dandanakan
Savaşı'ndan sonra Tuğrul Bey , sultan unvanı ile devletin başına getirildi.
Çağrı bey belh’i ele geçirdi. Tuğrul bey Abbasilerin yıkılmasını önledi. Abbasi
halifesi Tuğrul Beyi doğunun ve batının sultanı ilan etti. 1048 yılında
Pasinler savaşında Bizansı, “Kutalmış ve İbrahim Yınal” yendi. Van gölünden
Trabzon’a kadar olan topraklar Selçuklular’a geçti.Abbas
halifesinin yardım istemesi üzerine, 1051'de Bağdat'a girdi. Bu devlet İran
kültürü üzerine kurulmuştur. Gulam, halkı yakınlaştırmak ve yönetimi
kolaylaştırmak için getirilen askeri sistemdir. Benzerini Abbasiler köleman
olarak uygulamışlardı. Yeniçeri ocağı bu sistemin benzeri olarak Osmanlı
devletinde uygulanmıştır. Kafkasyada Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan
fethedildi.
Merv
Valisi sultan Alparslan sultanlığını ilan etti. İranlı Nizam’ül mülk vezirliğe
getirildi. Nizamül mülk devlet, ordu, maliye ve eğitimi sağlam temeller üzerine
kurdu. Bu sistemler daha sonra Türk devletleri tarafından alınarak
geliştirilmiştir. Nizamül mülk Bağdat’ta ki nizamiye medresesini geliştirdi.
İlk Selçuklu medresesi Tuğrul bey zamanında Nişabur da kuruldu. Alparslan oğlu
Melikşahla Azerbaycan, Erivan harizm bölgelerini alarak Anadolu’nun fetihlerine
devam etti.
2-Alp
Arslan Dönemi : Bizans İmparatorluğu'na bağlı olan Kars'ı
Ermeniler'den aldı. Malazgirt'te karşılaşan iki ordu arasında, 1071 yılında
çıkan savaşta Bizanslılar yenildi. Böylece Bizans İmparatorluğu'nun İslam
dünyası üzerindeki olumsuz baskısı sona erdi. Bu savaştan sonra Anadolu'ya Türk
yerleşimi hızlandı, Anadolu Türk Beylikleri kurulmaya başladı. Ticaret yolları
Türklere geçti. Haçlı seferlerinin başlamasına neden olmuştur. Alparslan
1072’de öldü.
3-Sultan
Melikşah Dönemi :İran asıllı vezir Nizamülmülk devlet
yönetiminde ona yardım etti. Alp Arslan döneminde başlayan Anadolu ve Suriye'nin
fethini tamamladı. Melikşah zamanında büyük Selçuklu devleti en geniş
sınırlarına ulaştı. Başkent İsfahandı. Sınırları doğuda Türkistan, kuzeyde
Kafkasya, batıda eğe denizi, güneyde yemene kadar uzanmıştır.Bu dönemde, ilk
defa divan teşkilatı kuruldu, ikta sistemi uygulandı. Vezir Nizamülmülk
"Siyasetname" adlı eseri yazdı. Dönemin sonlarına doğru
"Batınilik" mezhebi ortaya çıktı. Batiniler, 1092 tarihinde ilk önce
Nizamülmülk'ü daha sonra da Melikşah'ı öldürdü. Taht kavgalarından Sultan
Sencer üstün çıktı.
4-Sultan
Sencer Dönemi :1118'de tahta geçti ve iç karışıklıklara
rağmen devlete eski gücünü kazandırmaya çalıştı. İki tehlike vardı. Suriye ve
Anadoluya saldıran Haçlılar ile doğudan gelen Karahitaylar. Karahitaylarla
1141’katvan savaşını kaybedince oğuz boyları isyanıyla Selçuklu dağıldı. 1157
yılında Sultan Sencer'in ölmesi üzerine Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı.
Büyük Selçuklu devletinin yıkılmasının önemli nedenleri : Önemli mevkilere iran kültürlü
kişilerin atanması, Batınilerin yıkıcı çalışmaları, Abbasilerin siyasi güç
edinmek için hanedanları kışkırtması, Atabey (Osmanlıda lala) bağımsızlık
ayaklanmaları, Haçlı seferleri ve katvan savaşı. Büyük Selçuklu devletinin
yıkılmasından sonra kurulan devletlerden; ırak ve horasan, kirman, Suriye Selçukluları
aynı yüzyıl, Anadolu Selçukluları devleti 14.YY’da yıkıldı.
ATABEYLİKLER: Gönderildikleri bölgelerde, devlete bağlı
kalmak şartıyla kendi idaresini kuran bu kişiler, Melikşah'ın ölümünden sonra
(1092) bağımsızlıklarını ilân etmeye başlamışlardır. Bu dönemde ülke
dörde bölünmüştür: Irak ve Horasan, Kirman, Suriye ve
Anadolu.
Irak ve Horasan Selçukluları (1092-1194): Irak ve Horasan Selçuklu
Devleti'nin merkezi durumundaydı. Sultan Mehmet Tapar'dan sonra Selçuklu
tahtına geçen oğlu Mahmut tahta geçtiği sırada amcası Sencer
Horasan meliki idi. Sencer Mahmut'u tahttan indirdi ve himayesine aldı. Mahmud,
merkezi Hemedan olan Irak Selçuklu Devleti sultanlığına getirilirken, Sencer
büyük sultan sıfatıyla Horasan'daki Merv'de tahta oturdu.(1119) Irak
Selçukluları, Azerbaycan'dan Fars bölgesine, Horasan Selçukluları ise
Maverâünnehir' den Afganistan'a kadar uzanan bölgeleri içinde barındırmaktaydı.
Irak Selçuklularının son sultanı III. Tuğrul devrinde yönetim aslında
atabeylerin eline geçmişti. Sultan Tuğrul'un HarezEmşah Tekiş'e
yenilmesiyle Irak Selçuklularının toprakları Harzemşahlara geçti (1194). Kirman Selçukluları ( 1092-1187): Çağrı
Bey'in oğlu Kavurd , Selçukluların Kirman kolunun başı idi. İran'ın
güneyinde yer alan Kirman'dan başka Fars, Hürmüz ve Umman'ı da zapt
etmişti. Birkaç kez isyan eden Kavurd Sultan Melikşah tarafından boğdurulmuştu.
Yerine geçen oğulları Selçuklulara bağlı kaldılar. Bir ara Gurlular'ın
hâkimiyetine giren Kirman Selçuklularına Oğuz Başbuğu Dînar tarafından son verilmiştir
(1187). Suriye
Selçukluları ( 1092-1117): 1077 yılından beri Suriye Selçuklu
meliki olan Tutuş, kendini sultan ilân ederek, Berkyaruk'un üzerine yürümüş,
fakat yenilmişti (1095). Oğullarından Rıdvan Halep'te, ve Dokak Şam'da
hâkimiyetlerini ilân ettiler. Halep hakimi Rıdvan Haçlılarla mücadele etti. Bir
ara sınırlarını Güney Anadolu'ya kadar genişletti. 1117'ye gelindiğinde her iki
bölgede de hâkimiyet, atabeylerin eline geçmişti.
Türkiye Selçukluları (1075-1308): Türkiye Selçukluları kolu, Arslan
Yabgu'nun oğlu Kutalmış'ın neslindendir. Kutalmış'ın
oğlu Süleyman Şah 1075'te İznik'i almış ve oğlu I. Kılıçarslan
burada hükümdarlığını ilân etmiştir (1092). Daha sonraları Konya
başkent olmuştur. Türkiye Selçukluları İlhanlılar tarafından ortadan kaldırılmıştır
(1308).
Atabeylikler:Ülke idaresini öğrenmek için
çeşitli bölgelere gönderilen şehzadeleri eğitmek ve onlara vekillik
etmekle görevlendirilen tecrübeli komutanlara atabey denilmektedir. Atabeyler
Selçuklu Devleti'nin zayıfladığı zamanlarda bölgedeki gücünü ve nüfuzunu
artırarak, idareyi tamamen ellerine geçirmişlerdir. Böylece atabeylik adı
verilen sülâleler ortaya çıkmıştır. Büyük Selçuklular zamanında ortaya
çıkan atabeylikler şunlardır:
Salgurlular (SALGUROĞULLARI)
(1147-1284):Oğuzların
Salgur (Salur) boyundan Atabey Sungur tarafından kurulmuştur. Güney
İran'daki Fars bölgesinde kurulduğu için Fars Atabeyliği olarak da bilinir.
Merkezi Şiraz idi. İlhanlıların hâkimiyetinden sonra 1284'te sülâle
sona ermiştir. İldenizoğulları (1146-1225):İldenizliler
veya Azerbaycan Atabeyliği de denir. Kıpçak Türklerinden Şemseddin
İl-deniz'in kurduğu Atabeyliğin merkezi Tebriz idi. Zamanla çok güçlenen
ildenizliler, Azerbaycan'dan başka bütün Irak'a, Hemedan ve İsfahan'a da
hâkim oldular. Celâlettin Harzemşah 1225'de Tebriz'i ele geçirince bu
atabeylik sona ermiş oldu.
Beg-Teginoğulları (1146 -1232): Musul Atabeyi Zengî'nin
valilerinden Beg-tegin oğlu Zeyneddin Ali Küçük tarafından kurulmuştur. Merkezi
Erbil olup, Şehr-i Zor, Hakkari, Sincar ve Harran atabeyliğin sınırları
içerisindeydi. Ülkeyi 44 yıl başarıyla yöneten Kök-Böri, Anadolu
Selçuklularına bağlıydı. Ölünce, vasiyeti gereği Erbil Abbasi halifeliğine
verildi (1225).
Böriler (BÖRÜOĞULLARI)(Şam Atabeyliği) (1128-1154): Suriye Selçukluları'nın Şam kolu, Atabey
Tuğtekin tarafından yönetiliyordu. Oğlu Tacü'l-mülk Böri babasının ölümü
üzerine idareyi ele aldı. Pek güçlü olmayan bu atabeylik,
Zengî Atabeyi Nureddin Mahmut tarafından ortadan kaldırıldı (1154).
Zengîler (ZENGİNOĞULLARI)(1127-1259):Melikşah'ın Halep Valisi
Ak-Sungur'un oğlu İmadeddin Zengi'nin Musul valiliğine getirilmesiyle kuruldu
(1127). Haçlılara karşı verdikleri mücadelelerle öne çıkmışlardır. İmadeddin
Zengî, Haçlılardan Urfa'yı alınca Avrupalılar II. Haçlı Seferi'ni
düzenlemişlerdir (1137). Zengî'nin ölümünden sonra atabeylik Musul ve
Halep olmak üzere iki kola ayrıldı (1146). Halep'teki oğlu Nureddin Mahmut
haçlı kontluklarına karşı başarılı mücadeleler verdi. Şam'daki Börileri kendine
bağladı. Haçlılarla iş birliği yapan Mısır Fâtımî Devleti'ni ortadan kaldırdı
(1171). Nureddin Mahmut ölünce atabeylik Eyyûbî ailesine intikal etti
(1174). Nihayet 1259'da İlhanlılar atabeyliğin tamamını işgal ettiler.
Alparslan’ın komutanlarının Anadoluda
fethettikleri yerlerde, genellikle kendi isimleriyle kurdukları beyliklerdir.
Bunlar: Saltuklular, mengücekliler, Danişmentliler, Artuklular. Anadolu’da
kurulan İlk Türk Devleti Atabeylikler’dir.
Malazgirt Zaferi’nden sonra yapılan anlaşmaya Bizans’ın yeni
yönetimi uymayınca, Sultan Alp Arslan komutanlarına Anadolu’nun tamamen
fethedilmesi emrini vermişti. Alp Arslan’ın yerine geçen Melikşah zamanında da
bu fetih hareketleri devam ettirildi. Kutalmışoğlu Süleymanşah ve kardeşi
Mansur gibi hanedan üyeleri ile Artuk Bey, Tutak, Danişment Gazi,
Mengücek, Ebulkasım gibi komutanlar emrindeki Türkmenlerle Anadolu içlerine
akınlar düzenlediler. Anadolu’nun fatihi olan bu değerli komutanlar veya
oğulları hâkim oldukları bölgelerde kendi devletlerini kurdular.Bu
devletler, Anadolu’da kurulan ilk Türk devletleridir. Melikşah’ın ölümünden
sonra (1092) bu Türkmen beylikleri daha bağımsız hareket etmişlerse de çoğu
siyasî bakımdan Irak Selçuklularına bağlıydılar. Anadolu’nun Türkleşmesinde
önemli rol oynayan ilk Türk devletleri, genellikle küçük, mahallî devletlerdi.
Ancak Saltuklular, Danişmentliler, Mengücekler ve Artuklular
diğerlerinden daha güçlü idi. Zamanla Türkiye (Anadolu) Selçukluları, bu
devletler üzerinde hâkimiyetini kurarak, Anadolu’da Türk birliğini sağlamıştır.
DANİŞMENTLİLER
(1080-1175): Sivas
merkez olmak üzere Tokat, Niksar, Amasya ve Kayseri civarında
kurulmuştur. Devletin kurucusu Melikşah'ın komutanlarından Danişment
Gümüştekin Gazi Ahmed Bey'dir. Rivayete göre Türkmenlere öğretmenlik yaptığı
için Dânişmend Gazi diye anılan Ahmed Bey,Türkiye Selçukluları Sultanı
Süleymanşah’ın ölümüyle nüfuzunu daha da artırdı. Ankara, Kastamonu, Çankırı’yı
ele geçirdi. I.Kılıçarslan ile beraber Haçlılara karşı savaştı ve Antakya
Haçlı Prensi Bohemond’u esir ederek Malatya’yı ele geçirdi. Yerine geçen oğlu
Gazi Bey zamanında devlet en güçlü devrini yaşamıştır (1104).
Öyle ki Türkiye Selçukluları ve Bizans’ın iç işlerine
müdahale eder oldular. Gazi Bey, Haçlılardan Konya’nın geri alınmasına (1116)
ve taht mücadelesinde desteklediği I.Mesud’un burada sultan ilân edilmesine
yardım etti. Danişmentliler, her zaman Haçlılara ve Bizans’a karşı başarılar
kazanmışlar ve fethettikleri toprakların Türkleşmesini sağlamışlardı. Bu
sebeple Türkiye Selçukluları, Türkler arasında itibarı çok fazla olan
Danişmentlileri en büyük rakipleri olarak görmüşlerdir. Nitekim taht
mücadelelerinden faydalanan II.Kılıçarslan, Danişmentli şehirlerini ele
geçirerek bu devlete son vermiştir (1178).
SALTUKLULAR
(1071-1202): Beyliğin
merkezi olan Erzurum ve civarı, Alp Arslan’ın komutanlarından Ebûlkasım Saltuk
tarafından fethedilmişti . Oğlu Ali Bey ise devletin asıl kurucusu
sayılır. Ali Bey’in oğlu İzzettin Saltuk zamanında Saltuklular en güçlü
dönemlerini yaşamışlardır (1132-1174). Bayburt, Kars, Oltu, İspir,
Tercan ve Trabzon havalisi beyliğe dahil edilmiştir. İzzettin Saltuk,
bölgedeki diğer Türk beyleri ile iş birliği yaparak Gürcülere karşı başarılı
savaşlar yaptı. Ayrıca Trabzon Rumlarıyla da mücadele etti. Gürcüler üzerine
sefere çıkan Türkiye Selçukluları hükümdarı II.Rüknettin Süleyman Şah, Saltuklu
Beyi Melikşah’tan Erzurum’u alarak bu devlete son vermiştir (1202).
MENGÜCEKLİLER(1072-1228):Alp Arslan’ın komutanlarından emir
Mengücek, Erzincan ve Kemah çevresini fethederek bu devletin temelini atmıştır.
Beylik hakkındaki ilk bilgiler oğlu İshak zamanında başlar (1118-1142).
Danişmentlilerin hâkimiyetini tanıyan İshak’ın ölümünden sonra devlet iki kola
ayrıldı (1142). Oğullarından Davud Erzincan ve Kemah’a; Süleyman ise Divriği’ye
hakim oldu.
a- Erzincan-Kemah Kolu; Şebinkarahisar’ı da içine alan bu kol,
Alaaddin Keykubad tarafından ortadan kaldırıldı (1228). b- Divriği Kolu: Bu kol
hakkında fazla bir bilgi olmamakla birlikte, 1250 yılına kadar Selçuklu
hâkimiyeti altında varlığını sürdürdüğü bilinmektedir.Mengücekler
zamanında özellikle Erzincan ve Divriği birer kültür ve ticaret merkezi
durumuna gelmiştir.
ARTUKLULAR(1102-1409) Devlet adını Oğuzların Döğer boyundan
Eksük-oğlu Artuk Bey’den alır. Anadolu’nun fatihlerinden olan Artuk Bey,
hizmetlerinden dolayı Suriye Meliki Tutuş tarafından Kudüs valiliğine
getirilmişti. Ancak Kudüs’ün Fatımîlerin eline geçmesi üzerine (1098) Artuk’un
oğulları Sökmen ve İl-Gazi burada tutunamadılar. Suriye’nin kuzeyi ve Güneydoğu
Anadolu bölgesine geldiler. Selçuklular tarafından kendilerine verilen bölgede,
üç kol hâlinde, Artuklu devletini kurdular. Hasankeyf-Amid (Diyarbakır)
Artuklu Kolu (1101- 1231): Artuk Bey’in oğlu Sökmen
tarafından Hasankeyf’te (Hısn-ı Keyfâ) kuruldu. Nurettin Mehmet
zamanında, Selahaddin Eyyubî‘nin de yardımıyla Diyarbakır (Amid) ele geçirildi
(1183) ve burası Artukluların merkezi oldu. Eyyubîler Hasankeyf ve Amid’i
ele geçirerek bu kola son verdiler (1231).
Sökmen ve oğulları Haçlılar’a karşı mücadeleleriyle ün
kazandılar. Nitekim Sökmen, Türkmen liderlerinden Çökürmüş ile birlikte,
Urfa Haçlı Kontu II.Boudain’i esir etmeyi başarmıştır.Artuklular
zamanında Diyarbakır ve çevresi Türk kültürünün en önemli merkezi hâline
gelmişti.Mardin Artuklu Kolu (1108-1409):Artuklu şubeleri içerisinde en güçlü
ve uzun ömürlü kolu oluşturur . Artuk Bey’ in diğer oğlu İl-Gazi tarafından
Mardin’de kurulmuştur(1108). İl-Gazi Halep halkının isteği üzerine Halep’e
girmiş ve oğlu Temurtaş’ı burada bırakmıştır. Oğlu Temur- taş, İl-Gazi gibi
bölgedeki Haçlılarla mücadele etmiş; 1144’de Urfa’yı Haçlılardan
alması İslâm dünyasında sevinçle karşılanmıştır.Güçlü devletler arasında
kalan Mardin Artukluları, Eyyubîler ve Selçukluların hâkimiyetini tanımışlardı.
1243’ de ise İlhanlılar’a bağlandılar . Nihayet, Mardin’i alan Karakoyunlular
bu devlete son verdiler (1409). Harput Artuklu Kolu (1185-1234): Hasankeyf
koluna hükümdar olamayan Ebûbekir, Harput’a gelerek, Harput Artuklu kolunu
kurmuştur (1185). Alaaddin Keykubad’ın Harput’a girmesiyle bu kol sona ermiştir
(1234).
AHLAT
ŞAHLAR( ERMEN ŞAHLAR)
Sultan Alp Arslan’ın yeğeni Kutbettin İsmail’in komutanlarından Sökmen El
-Kutbî tarafından, Van Gölü havzasında kurulmuştur. Sökmen, Müslüman
Mervanoğulları’ndan Ahlat’ı alarak burayı merkez yaptığından bu beyliğe Ahlat
Şahlar veya Ermen Şahlar da denilmektedir. Son Sökmen beyi İzzettin
Balaban zamanında idare Eyyubîler’in eline geçmiştir. (1207)
Togan-Arslanoğulları-Dilmaçoğulları (1084-1394)Bitlis-Erzen
dolaylarında kurulmuştur. Beyliğe adını veren Dilmaçoğlu Mehmet Bey, Malazgirt
Savaşı’na katılmış komutanlardandır. 1104 yılında başa geçen Mehmet Bey’in oğlu
Togan Arslan, büyük bir üne sahipti. Bu sebeple kendi soyundan gelen Erzen
beyleri için Togan-Arslanoğulları denmiştir. Gürcü ve Haçlılarla mücadele eden
bu beylik, oldukça uzun ömürlü olmuştur. Selçuklulardan sonra Harzemşah ve
İlhanlı hâkimiyetine girmişler; Akkoyunlular tarafından beyliğe son
verilmiştir (1394).
İNALOĞULLARI: Diyarbakır ve çevresinde kurulmuştur.
Suriye Selçuklu meliki tarafından Amid (Diyarbakır) valiliğine getirilen Tuğ
Tegin, Haçlılarla mücadele için ayrıldığı şehri Türk beğlerinden İnal’a
vermişti. İnal Bey 1103’de Amid’de kendi hükûmetini kurdu. Yaklaşık 80 yıl
süren beylik, Amid’in Selahaddin Eyyubî tarafından ele geçirilmesiyle sona ermiştir
(1183). İnaloğulları, Amid’de(Diyarbakır) birçok eser bırakmıştır.
Onlar zamanında şehirde 40 bin ciltlik bir kütüphane kurulmuştur
Ankara Ahi Beyliği :
Ankara'yı merkez edinen ve şehirle civarında teşekkül
eyliyen Ahi hükümeti, bir derviş-esnaf cumhuriyeti olup, bir bakıma Ortaçağ
İtalyan site cumhuriyetlerine benzemektedir. Takriben 1290'da başlamış, 1354'e
kadar aşağı yukarı 64 yıl devam etmiştir. 1308'e kadar Selçukoğulları'na,
1335'e kadar İlhanlılar'a, sonra Eretnaoğulları'na, nihayet Karamanoğulları'na
bağlanmıştır, hiç bir zaman tam müstakil olmamışlardır. 1354'te Osmanoğlu Gazi
Süleyman Paşa (Rumeli Fâtihi olan Velîahd-Şehzâde), Ankara'yı fethetmiş,
Osmanlı devletine bağlamıştır. Bir ara Ankara, Karamanoğulları'nın eline
geçmişse de, hemen yetişen Süleyman Paşa'nın kardeşi I. Sultan Murad, Ankara'yı
kesin şekilde almıştır.
Ankara, garip bir tecelli olarak 570 yıl kadar sonra, bu kere çok büyük bir
Türk cumhuriyetine başkent olmuştur. Türkler'de cumhuriyet idaresi Atatürk'ten
önce tamamen meçhul olduğu için, Ahi Cumhuriyeti dikkate değer. Ahiler,
teşkilâtlanmış ve tasavvufî dervişlik esaslarına dayanan esnaf loncası
başkanlarıdır. Osmanlı devletinin kuruluşunda rolleri mühimdir. Bununla beraber
Ahi cumhurreislerinin, aynı aileden geldikleri anlaşılıyor. Ahi Şemseddin Yusuf
Efendi'nin ailesi, çok nüfuz kazanmış olacaktır. Oğulları Ahi Hüseyin Efendi
ile Ahi Kemâleddin Hasan Efendi'dir. …
Çaka Beyliği (1084-1094):Çaka Bey Devleti 1081
tarihinde İzmir'de kurulmuştur. Kurucusu Çaka Bey'dir. İlk denizci Türk
devleti olan bu beylik bazı Ege Adaları'na sahip olmuştur. Beyliğin kurucusu
Çaka Bey, İstanbul'u kuşatmak isteyince, Bizans'ın kışkırtmaları sonucu I.
Kılıç Arslan tarafından öldürtülmüştür. İslamiyet döneminde İstanbul’u kuşatan
ilk Türk devletidir. Çaka Beyliği 1093 tarihinde Bizans tarafından
yıkıldı. Böylece Batı Anadolu'daki ilk Türk egemenliği sona ermiş oldu.
TBMMNİN AÇILIŞI ve TEPKİLERPazar, 03 Mayıs 2009TBMM'NİN AÇILIŞI ve TEPKİLER
1. TBMM'nin Açılması
İstanbul'un
işgali ve Mebuslar Meclisi'nin dağıtılması üzerine harekete geçen
Mustafa Kemal yayınladığı bir genelge ile Ankara'da olağanüstü... + tamamı