|
İSLAM TARİHİ
MEDİNE: Yemen’le Suriye’yi birleştiren baharat yolu üzerinde
bulunur. İslamiyet öncesi Arap yarımadasında cahiliye dönemi yaşanıyordu. Lat,
menat, hubel ve uzza taptıkları putlarıydı.
HİCRET:
622 Yılında Hz. Peygamber (s.a.s) ve
ashabinin Islâm devletini kurmak üzere Mekke'den Medine'ye göç etmeleri.
624 BEDİR SAVAŞI: BEDİR GAZVESİ
İslâm
devletinin Medine'de kurulmasından sonra müslümanlarla müşrikler arasında
meydana gelen ilk savaş. Bu savaşa, yapıldığı kasabanın adıyla anılarak, Bedir
Gazvesi denilmiştir. Müslümanların ilk askeri başarısıdır.
625 UHUT SAVAŞI: Uhud dagi
civarinda müsriklerle yapilan savas. Uhud savasindan önce Kureys'in öfkesi
kabarmis, kin ve intikam duygulari artmisti. Putperest Kureysliler Mekke
disindaki Arap kabilelerinin de katilmasiyla 3000 kisilik bir askerî kuvvet
hazirladilar. Bu kuvvette 700 zirhli, 200 atli süvari, 3000 deve vardi.
Aralarinda, basta Ebu Süfyan'in karisi Hind oldugu halde 14 tane de kadin
vardi. 11 Sevval 3 (27 Mart 625) Cumartesi günü savas teke tek vurusmalarla
basladi; Hz. Ali, Hz. Hamza ve öteki 0slâm savasçilari hasimlarini öldürdüler.
Sonra savas kizisti. Resulullah (s.a.s) almis oldugu askerî tedbirler ve uygulamis
oldugu planlar sayesinde ilk safhada Müslümanlar galip geldiler. Hazma şehit
edildi. Resulullah (s.a.s)'in disi kirilmis, yanagi yarilmisti. Mekkeliler
savaşı kazanmış ama sonuç alamamışlardır.
627
HENDEK SAVAŞI : Uhud savaşından iki yıl sonra, Hicret'in beşinci yılının
şevval ayında (23 şubat 627) Medine'nin kuzeyinde cereyan etmiştir. İslam’ın
savunma savaşıdır.
628 HUBEYDİYE BARIŞI: Hz. Peygamber ve ashabinin Kabe'yi ziyaret
maksadiyla Mekke'ye gitmek istemeleri ve bunun müsrikler tarafinda engellenmesi
üzerine çikan olaylardan sonra müslümanlarla müsrikler arasinda yapilan
anlasma. Mekkelilerin siyasi olarak islam’ı tanımaları.
629
HAYBER KALESİNİN FETHİ: Hz. Peygamber'in hicretin 7. yilinda fethettigi, Sam-Medine yolu
üzerinde Medine'nin 15I km. kuzeyinde Yahûdilerin oturdugu bir yerlesim
merkezi. İslamiyetin yayılması hızlanmıştır.
630
Mekkenin Fethi:
On ikibin kisilik büyük islam ordusu hiç bir büyük olaya karismadan kolayca
Mekke sehrini fethetmislerdir.Hicretin sekizinci yilinda Resulullah (s.a.s.)'e
boyun egen Mekke, bu tarihten sonra yeni bir dönemi yasamaya basladi. Allah
Teâlâ'nin mübarek kildigi, Islâm dininin merkezi olan bu belde, sirkten,
putperestlikten ve bütün diger hurafelerden arindirilmis yeni bir hayata
kavustu. Daha önce bagimsiz bir sehir devleti olan Mekke'nin, fetihten sonra
ekonomik ve sosyal durumu da degismisti.
630
Huney savaşı:
Mekke'nin fethinden sonra Müslümanlarla Havazin Müsrikleri arasinda meydana
gelen savas. Rasûlüllah'in Havazin kabilesi kendi üzerlerine gelebilecegi
endisesiyle savas hazirliklari yapmisti. Müslümanlar Mekke üzerine yürüyüp
orayi fethedince, Havazin kabilesi artik siranin kendilerine geldigini
anladilar ve savas hazirliklarini tamamlayip kendilerinin saldirmalarinin daha
uygun olacagini hesapladilar. Mekkedeki putların kırılması bahanesiyle çıkan savaşı Müslümanlar kazandı.
630
Taif seferi :
Huney savaşındaki kabileler Taife sığındı. Sefer Müslümanlar için başarısız.
630
Tebük seferi : Gassani
İslam olmuş, kaleler alınmıştır. Muammedin son seferidir.
MUHAMMET: İslamiyeti yaymış, Arabistan’da
siyasi birliği sağlamıştır.
632-661
DÖRT HALİFE DÖNEMİ : Halifeler seçilmiştir. Yalancı peygamber sorunu çözülmüştür.
1.Ebu Bekir(632 - 634): Hire seferini düzenlemiş, Arabistanı yönetimine
almıştır. Yalancı peygamberler ortadan
kaldırıldı. Ridde Hareketi bastırıldı. Vergi vermeyenlerin ayaklanması önlendi.
Kur'an toplanarak kitap haline getirildi. İlk defa Arap Yarımadası dışında
toprak alındı. Dağılmakta olan Arap-İslam devletleri yeniden toparlandı.
2.Ömer (634 - 644) : İran ve Irak'ı alarak Sasaniler'e son verdi.
Bizans’tan, Suriye, Antakya, Kudüs, Filistin ve Mısır’ı aldı. Sınırların
genişlemesi ile devlet kurum ve kurallarını yeniden düzenleme ihtiyacı doğdu.
Bunun sonucunda;a- Alınan yerler yönetim birimlerine ayrıldı. b- Adli teşkilat
kuruldu. c- Askeri iktalar oluşturuldu. d- Sürekli ordugahlar kuruldu. e- Hicri
takvim düzenlendi
3.Osman (644 - 656) : İlk İslam donanması oluşturuldu. Bizans’la
deniz savaşı yapıldı. Kuzey Afrika'da ilerleme devam etti. * İran alındıktan
sonra tarihte ilk defa Türk-Arap ilişkileri başladı. Kur'an çoğaltılarak
dağıtıldı. Kendi soyu olan Emevileri
kayırması sonraki ayrılıklara ortam hazırladı. Tunus, Kıbrıs, Horasan, Harezm alınmış arap-Türk savaşları başlamıştır.
Arap ordusu, Kafkas dağlarında Hazarlarla karşılaştı.
4-Ali(656 - 661) Halifeliğini tanımayan peygamberin eşi Ayşe ile yapılan
savaşı kazandı Bu olaya Deve olayı veya Cemel Vakası denir. Halifeliğini tanımayan Muaviye ile yapılan
Sıffin Savaşı sonuçsuz kaldı. Halifeyi belirlemek için başvurulan Hakem Olayı
sonucunda is1am dünyasında ilk ayrılıklar ortaya çıktı.Buna göre; a- Ali
taraftarları Şiiler b- Muaviye taraftarları Emeviler c- ikisine de karşı çıkan
Hariciler olmak üzere İslam dünyası üçe ayrıldı.
657 SIFFİN SAVAŞI: Dördüncü Raşid Halife Hz. Ali (r.a) ile ona isyan eden
Suriye valisi Muaviye b. Ebu Süfyan arasında M. 657 yılında, Fırat'ın sağ
kıyısına yakın Rakka'nın doğusunda bulunan Sıffın'da yapılan savaş. Hz. Ali'nin
Cemel vak'asında karşı grubu yenmesinden sonra onun hilafetine muhalif olarak,
Suriye bölgesini idare etmekte olan Muaviye ve taraftarları kalmıştı. Hz.
Ali'ye isyan edenler, davalarının, Hz. Osman (r.a)'ın intikamını almak olduğunu
iddia ediyorlardı. Devir iç mücadeleler içinde geçtiğinden dış savaşlar
yapılmadı. Dört Halife Devri Hz. Ali'nin Hariciler tarafından öldürülmesiyle
sona erdi.
EMEVİLER (661 - 750): Kureyş kabilesinin bir koludur. Şam
valisi muaviye kurmuştur. Suriye, mısır, Filistin muaviyeyi halife kabul etti. Muaviye'den
sonra yerine oğlu Yezit'in geçmesi ile halifelik babadan oğula geçen bir
saltanat haline geldi. Muaviye zamanında Müslümanlar ilk defa İstanbul’u
kuşattılar. Yezit zamanında Kerbela Olayı meydana geldi. Bu olay sonucu
İslamdaki ayrılıklar kesinleşti. Abdülmelik devrinde altın ve gümüş para
basıldı. Arapça resmi dil ilan edildi.Velid devrinde Kadiks Savaşıyla ispanya
alındı. Avrupa’daki ilerleme sonucu Avrupalılar ilk kez aralarında birleştiler.
Puvatya yenilgisi ile Avrupa 'daki ilerleme durdu.Emeviler zamanında Orta
Asya'daki Türk Devleti Türgişlerle Maveraünnehir için uzun savaşlar yapıldı.
1-Muaviye Dönemi: Hazreti Ömer, onu Şam valiliğine getirdi. Hazreti Osman'ın
zamanında aynı vazîfeye devam etti. Kendisini Şamlılar'a sevdirdi, 16 yıl bu
vazifede kaldı. Güçlü bir orduya ve hazîneye sahipti. Hazreti Ali'nin zamanında
Şam Emîri olarak 4 sene daha vazîfe yaptı. 19 sene de saltanatını sayarsak, tam
39 yıl yöneticilikte bulundu. Hazreti Osman'ın katillerini bulmadıkça Hazreti
Ali'ye biat etmeyeceğini bildirdi. Hazreti Ali'yle, Hazreti Muâviye'nin 80 bin
kişilik orduları Sıffin'de karşılaştı. Hâkem usulüyle anlaşmak istediler;
Haricîler, Hazreti Ali'yi şehid edince Muâviye güç kazandı. Hazreti Hasan da
hilâfetten vaz geçince, Emevî Devleti'nin hâkimi Hazreti Muâviye oldu.
Müslümanların kurduğu devlete ilk defa bir isim veriliyordu: Emevîler. Devlet
Başkanı Muâviye (r), 661 den 680'e kadar 19 sene hilâfette bulundu Hz. Osman zamanında Şam valiliğine getirilen
Muaviye, 661 yılında halife oldu. Muaviye Emevi Devleti'nin ilk hükümdarıdır.
Bu dönemde halifelik seçim sisteminden çıkarılarak saltanat haline getirildi.
İstanbul kuşatıldı fakat alınamadı. İslam tarihinde ilk defa Emeviler İstanbul'u kuşatmıştır. Ölmeden önce
oğlu Yezid'i halife tayin etti ve böylece halifelik resmen saltanat haline
geldi.
2-Yezit Dönemi : 681 kerbela olayı Hüseyin öldürülmesi. Bu dönemde
Atlas okyanusuna kadar ilerlenmiştir. Muaviye 680 yılında öldükten sonra yerine
oğlu Yezid halife oldu. Kufeliler de Hz. Hüseyin'i halife seçtiler. Bu dönemde
Kuzey Afrika'nın fethi tamamlanmasına rağmen, Berberilerin ayaklanması ile
bölge tekrar elden çıkmıştır. Kuzey Afrika ancak Abdülmelik zamanında kontrol
altına alınabilmiştir. Yezid ve Hz. Hüseyin taraftarları 681 yılında Kerbela
denilen yerde karşılaştı ve Hz. Hüseyin ve taraftarları, Yezid ordusu
tarafından öldürüldü. İslamiyet toplumu bu olaydan sonra Sunniler ve Şiiler
olarak ikiye ayrıldı.
3-Abdülmelik Dönemi : Yezid'in 683 yılında ölmesi ile II. Muaviye
halife oldu. II. Muaviye, 685 yılında halifeliği Abdülmelik'e bıraktı. Bizans,
Kuzey Afrika, Anadolu ve Hindistan üzerine seferler düzenlendi. Bu fetihler
sırasında Kuzey Afrika'da yaşayan Berberiler kitleler halinde İslamiyet'i kabul
etmeye başladılar. Bizanslar, Kuzey Afrika'dan tamamen çıkartılarak sınırlar,
Atlas Okyanusu'na dayandırıldı. Arapça resmi dil oldu ve ilk İslam parası olan
sikke bastırıldı. Böylece İslam Devleti'nin ekonomisi Bizans ve Sasani
etkisinden kurtulmaya başlamıştır.
4-Velid Dönemi : Abdülmelik'in 705 yılında ölümü üzerine oğlu
Velid halife oldu. Tarık Bin Ziyad komutasında İspanya'ya geçildi. 711 yılında
Kadisk'de Vizigot ordusu yenilgiye uğratıldı. Puvatya Savaşı (732) ile
Müslümanlar'ın Avrupa'daki ilerleyişi duruduruldu. 732'de Franklarla Puvetye
savaşı kazanılsaydı Fransa da İslâm sınırlarına katılacaktı. Kavimler göçü;
emevilerin, Avrupadaki fetihlerini kolaylaştıran en önemli unsurdur. (Merkezi
Krallıklar yıkılmıştı) Hazar Türkleri ile yapılan savaş kaybedildi. Türklere
karşı 2.cephe açıldı. Hişam'dan sonraki
halîfeler Emevî Devletinin yıkılşını hızlandırdı, bu süreç 750'de sona erdi.Şarl Martel ile 732 tarihinde yapılan Puvatya
Savaşı'nda yenilindi ve İspanya'ya geri çekilindi.
Emevi
Devleti'nin Yıkılışı : 1. Devlet yönetiminde meydana gelen
bozukluklar 2. Emeviler'in Arap milliyetçiliği yaparak Müslümanlar arasında
ikilik çıkarmaları 3. Bu politikalarından dolayı İranlılar ve Türkler
Emeviler'e karşı sürekli ayaklanmışlar ve yıkılmalarında etkili olmuşlardır.
Örnek olarak Horasan valisi Kuteybe Bin Müslim'in isyanını verebiliriz. 4. Halifelerin,
fetihlerde ordunun başında bulunmayıp, saraya kapanmaları 5. Abbasoğulları'nın, Emeviler aleyhinde
propagandaları 6.Muaviye ve Yezid
döneminde Müslümanlar'a ve Hz. Muhammed'in soyundan gelenlere yapılan kötü
muameleler.7. Şii ve Harici grupların aleyhte çalışmaları 8. Kerbela
Olayı 'nın etkileri nedenleriyle yıkılmışlardır.
ABBASİLER
(750 - 1258) : Abbasiler, Emevilerde
olduğu gibi Arap olan olmayan ayrımı yapmadılar. Emeviler, arap devletiyken,
Abbasiler İslam devleti olmuştur. Bu durum Arap olmayan kitlelerin örneğin
Türklerin, İslamiyeti benimsemelerinde etkili oldu. Bu nedenle bir İslam
devleti sayılır. Başkenti Bağdat’tır. Abbasiler’in
iktidara geçmesinden hemen sonra gerçekleşen Talas Savaşı’nda
(751), Araplar Türklerle birlikte Çinlilere karşı savaştılar.Abbasi hizmetine
giren Türkler giderek ön plana çıktılar. Türkler için Avasım denilen savunma
şehirleri kuruldu. Böylece Bizans'a karşı önlem alınmış olundu. Bilim ve
uygarlığa önem vermişler, tarihte ilk çağdaş öğretim başlamıştır. Askeri
ağırlıklı samerra şehri kurularak vezirlik, komutanlık, valilikler Türklere
verilmiştir. Türkler kitleler halinde İslam ülkelerine geldiler. Me’mun
zamanında dünyanın yuvarlaklığı ispatlandı. Vezirlik makamı ve divan
oluşturuldu. Tımarın ilk şekli olan ikta sistemi ilk defa Abbasiler döneminde
uygulanmıştır. 1258’de Moğollarca yıkılmıştır.
En parlak dönem Harun Reşit devridir. Mansur
zamanında Yunanca ve Hellence klasikler Arapça’ya çevrildi ve bir İslam
Rönesans’ı yaşandı. Bağdat kuruldu ve bu şehir bilim-kültür merkezi haline
geldi.
Abbasiler; a- İslamiyetin ilk heyecanının azalması b-
Yeteneksiz halifelerin işbaşına gelmesi c- XI yüzyıldan itibaren Ön Asya 'nın
Selçuklu Türkleri’nin egemenliğine girmesi d- Merkezi otoritenin zayıflaması
ile halifeye ait topraklar üzerinde ''Tevaifül Mülük'' denilen devletlerin
kurulması (örn: Mısır'da Tulunoğulları ve Akiştler, Irak'ta Büveyhiler, İran’da
Tahiriler, Maveraünnehir'de Samanoğulları) sonucu yıkılmışlardır.Abbasilere
1258 de Moğollardan Cengiz Han'ın torunu Hülagu Han, Bağdat'ı alarak son
darbeyi vurmuştur. Emeviler yıkıldıktan sonra İspanya Abbasiler'e bağlanmadı.
Endülüs Emevileri ayrı bir devlet olarak yaşadı. Daha sonra Beni Ahmer Devleti
(Gırnata Devleti) varlığını XV. yüzyıla kadar korudu
Abbasi hanedanlığı Osmanlılardan sonra en uzun egemenlik
sürdüren hanedanlıktır.
1-Ebu'l Abbas Dönemi :Abbasi Devleti, Hz. Muhammed'in amcası
Abbas'ın torunlarından Ebu'l Abbas tarafından 750 tarihinde kuruldu. Abbasi
hükümdarları, Emeviler gibi Arap üstünlüğüne dayalı bir devlet kurmadılar.
Ebu'l Musa, Haşimiye şehrini devlet merkezi yaptı, iç karışıklıklarla uğraştı,
kanlı bir şekilde siyasi birliği sağladı. Ebu'l Abbas, siyasi birliği sağlarken
yaptığı çalışmalar yüzünden "Seffah" (kan dökücü) lakabını almıştır.
2-Ebu Cafer El- Mansur Dönemi: Ebu Cafer
El-Mansur, 754 yılında halife oldu. 754 yılında Abbasi Devleti'nin başkenti
Bağdat'a taşındı. 751 yılında Çinlilerle Talas savaşı yapıldı. Bu dönemde
kültür hareketleri oldukça ilerledi.
3-Harun Reşit Dönemi :Harun Reşit, 786 yılında Abbasi Devleti'nin
başına geçti. Bu dönem Abbasilerin en parlak dönemi oldu. Binbir Gece
Masalları'nda geçen Bağdat halifesi Harun Reşit'tir. Binbir Gece Masalları'nda
özellikle bu dönemdeki İslam hazinesinin zenginliği vurgulanır. Anadolu'ya
akınlar yapıldı, İstanbul kuşatıldı fakat başarılı olunamadı. Bu dönemde de iç
isyanlar sürdü.
4-Me'mun Dönemi :Harun Reşit'in ölümü üzerine yerine oğlu Emin geçti.
Kısa süre sonra yerine Harun Reşit'in diğer oğlu Me'mun geçti. Mu'tezile
Mezhebi bu dönemde ortaya çıktı. Bu dönemde Antik Çağ Yunan eserleri Arapça'ya
çevrildi. Arap-İslam Devleti kültür ve sanat alanında dışarıdan (Helenizm'den)
en çok bu dönemde etkilenmiştir.
5-Mu'tasım Dönemi :Me'mun'un ölümü üzerine 833 yılında kardeşi Mu'tasım
halife oldu. Bizans sınırlarında "Avasım" denilen Türk ordugahları
kurdurdu. Avasım kentlerinin oluşturulma nedeni; İslam dünyasına karşı Bizans
saldırılarını kırmaktır. Mu'tasım'ın ölümü üzerine merkez otorite zayıfladı.
Türkler'in sınır boylarında, yerleşim yerlerinden uzak bölgelerde Emir'ül Ümera
görevi verilerek merkezden uzaklaştırılmasının ve ordugahlarda toplanmasının
nedenleri savaşçı özelliklerini kaybetmelerini önlemek ve merkezde tehlike
oluşturmalarını engellemekti. Devlete bağlı Tavaif-i Mülk'ler bağımsızlıklarını
ilan etti.
Abbasi
Devleti'nin yıkılışı : Abbasi Devleti, Mu'tasım'ın ölümü ile
zayıfladı ve Moğollar'ın Bağdat'ı istilası ile yıkıldı. Selçukluların yıkılması
ile koruyucuları ortadan kalktı. Şiilerin ve Emevilerin olumsuz çalışmalarından
zarar gördü. Zayıflama döneminde fetihlerin durgun geçmesi nedeniyle ekonomi
zayıfladı. Moğol Hükümdarı Hülagu'nun Bağdat'ı istilası ile Abbasi Devleti
ortadan kalktı
Endülüs Emevi
Devleti (756-1031): Abbasi Devleti yıkıldıktan sonra Emevi halifesi Hişam’ın torunu
Abdurrahman bin Muaviye tarafından Kurtuba merkez olmak üzere ispanya’nın iber
adasında 756 yılında kuruldu. Endülüs
Emevi Devleti askeri alanda değil, bilim ve kültür alanında ileri gitti. En
parlak dönemini III. Abdurrahman zamanında yaşadı.Endülüs Emevileri zamanında
yapılan Kurtuba Medresesi dünyanın en ünlü medresesidir. Bu medrese Avrupa
Üniversiteleri'nin temelini oluşturmuştur, rönesansın temelini oluşturmuştur.
Buradan eski Yunan ve Roma dönemine ait eserler hakkında da Avrupa'ya ilk
bilgiler yayılmıştır. Franklar'ın saldırıları sonucunda zayıfladı ve 1031
yılında yıkıldı. Endülüs Emevi Develeti'nden sonra bölgede Beni Ahmer Devleti
kuruldu.
Beni Ahmer Devleti (1232-1492): Endülüs Emevi
Devleti'nin yıkılmasından sonra, Gırnata merkez olmak üzere Muhammed Bin Ahmer
tarafından kuruldu. Gırnata kartubanın güney doğusu. Kısa sürede güçlenerek deniz ticaret filosu
kurdu. Elhamra Sarayı gibi büyük eserlerle mimaride ilerledi. İspanya'da XV.
yüzyılda Ferdinandın, Hristiyan birliğini kurulması ile Hristiyan saldırıları
sonucunda yıkıldı. Beni Ahmer Devleti 1492'de yıkıldı. Böylece İspanya'da
Müslüman etkinliği sona erdi. Hızır ve Oruç reis Müslümanları getirmiştir.
İSLAM
KÜLTÜRÜ VE UYGARLIĞI : Eski
Mezopotamya, Mısır, Anadolu, Çin ve Hint uygarlıklarından yararlanılmıştır.
Doğuşunda ve yükselişinde en çok Yunan ve Hellenizm uygarlıkları etkili
olmuştur. Müslüman olan bütün kavimlerin ortak eseridir. İslam dininin Müslümanlara maddi ve manevi
ayrıcalıklar tanıması 1slam devletinin sınırlarının genişlemesi ile
ilişkilidir. İslam mimarisi ulusal kültür ve coğrafi özelliklerin etkisiyle
değişik ülkelerde üslup ve biçim bakımından farklılaşmıştır. Resim ve heykel
günah sayılarak yasaklanınca hat sanatı, oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık gibi
süsleme sanatları gelişmiştir. Hz Ömer
zamanında devlet teşkilatı alanında Sasaniler, ordu alanında ise Bizans örnek
alınmıştır. İslami bilimler gelişmiştir; tefsir - Kuran’ı anlam bakımından açıklar. Hadis - Peygamberin söz ve davranışlarını açıklar Fıkıh - İslam
hukukunu inceler Kelam - İslam felsefesine denir. Kıraat - Kuran'ın usulüne göre okunmasıdır. İslam devletinin hazinesine Beytülmal
denir. Beytülmale dahil olan gelirler; a-
Müslümanlardan Alınan zekat ve sadaka b- Savaşlarda alınan ganimetin beşte biri
c- Müslümanlardan Alınan toprak vergisi öşür d- Müslüman olmayanlardan alınan
sağlık vergisi cizye e- Gümrük, maden, orman ve tuzla gelirleri f- Bağlı beylik
ve devletlerin gönderdiği vergilerdir.
İslam mimarisi ilk defa Emeviler zamanında Hıristiyan
mimarisiyle yarışabilecek bir düzeye gelmiştir
İslam dünyasında ilk medreseler Abbasiler döneminde
kurulmuştur.
İslam
Kültür ve Uygarlığı
1-Devlet Yönetimi : Devletin başında bulunan kişi, hem dini,
hem de siyasi açıdan tüm yetkilere sahipti.
İslamiyetin kurulduğu ilk yıllarda, devlet başkanı
Hz. Muhammed idi. Hz. Muhammed'den sonra devlet başkanlığı görevi için
halifeler seçildi. Halifeler, Hz. Muhammed'in peygamberlik görevi dışındaki
dünyevi bütün görevlerini yerine getirdiler. Hz. Ömer döneminde sınırların
genişlemesi ile devlet yapısında yenilikler yapılarak vali ve kadılar atanmaya
başlandı. Devlet hazinesi olarak bilinen Beytül Mal oluşturuldu.
Emeviler Dönemi'nde halifelik babadan oğula geçmeye
başladı. Hz. Muhammed'in ölümünden sonra ilk dört halife (Ebubekir, Ömer, Osman
ve Ali) seçimle belirlenmiştir (Seçimden dolayı Arapların Cumhuriyet dönemi).
Emeviler Dönemi'nde sınırların genişlemesi ile yeni devlet görevlileri ortaya
çıktı.
2-Ordu : Sınırların genişlemesi ile ordu önem kazanmaya
başladı. Hz. Muhammed ve Hz. Ebubekir döneminde düzenli bir İslam ordusu yoktu.
İslam Devleti'nde, eli silah tutan her erkek asker olarak kabul edilirdi. İlk
düzenli İslam ordusu Hz. Ömer devrinde kuruldu. Abbasiler devrinde, Türkler ve
diğer milletler İslam ordusunda görev almaya başladı. Hz. Osman devrinde ilk
defa donanma kuruldu.
3-Sosyal Hayat : Sosyal hayata dair düzenlemeler Kur'an-ı
Kerim'den alınırdı. İslamiyette insanlar arasında fark olmamasına rağmen,
Emeviler Dönemi'nde Araplar kendilerini diğer uluslardan üstün görmüşlerdi.
Arap olmayan Müslümanlar ise Mevali olarak adlandırılmıştı. Abbasiler döneminde
Araplarla Mevali eşit duruma geldi. İslam Devleti'nde, Hristiyan ve
Yahudiler'den oluşan topluma Ehl-i Kitap denir.
Ehl-i Kitap haricinde Müslüman olmayan kesime de
Ehl-i Küfür denir. Müslüman olmayan bu toplumlar haraç ve cizye vergileri
verirdi.
4-Ekonomik Hayat : Ekonomi daha çok tarım, hayvancılık, ticaret ve el
zanaatlarına dayalıydı. Abbasiler Dönemi'nde el zanaatları ile uğraşanlar, Fütüvvet
Birlikleri denilen meslek örgütleri oluşturmuşlardır. Hayvancılığın gelişmesi
ile halı ve kilim dokumacılığı da gelişti. Seramik, cam işlemeciliği ve
dokumacılık da ilerledi. Ticaret, İslamiyet ile birlikte Arap Yarımadası'nda
oldukça hızlandı. En çok ticaretin yapıldığı devlet Bizans'dı. İslam hukukuna
göre, tarımsal araziler devlet mülkiyetindedir. İslam Devletleri'nde, devlete
ait gelirlere Beyt-ül Mal denir.
Devlete ait gelir kaynakları : 1.
Savaş ganimetlerinin beşte biri 2.
Gayrimüslimlerden alınan Haraç 3. Müslümanlar'dan alınan Öşür 4. Gayrimüslümlerden alınan Cizye 5. Maden, tuz, gümrük gelirleri 6. Emevi halifesi I. Velid zamanında ilk
İslam parası basıldı.
5-Dil ve Edebiyat : İslamiyet'te dil ve edebiyatın kaynağı
Kur'an-ı Kerim'dir. Arapça, Emevi halifesi Abdülmelik zamanında resmi dil
olarak kabul edildi. İslamiyet'ten önce, sözlü edebiyat gelişmişken, Hz.
Muhammed'in hayatını yeni nesillere aktarmak amacıyla yazılı edebiyata da önem
verildi. Düşünce hayatı Abbasiler ile birlikte gelişmiştir.
6-Bilim : Abbasilerde,
bilimdeki gelişmelerden dolayı İslam rönesansı yaşanmıştır. İslam medeniyetlerinde bilim; İslami bilimler
ve pozitif bilimler olmak üzere ikiye ayrılır. İslam bilimlerinin temeli
Kur'an-ı Kerim'dir. Tefsir : Kur'an-ı Kerim'in ayetlerinin yorumlanması
bilimidir.
Hadis : Hz. Muhammed'in söylediği sözler ve yaptığı
işlerin bütününe hadis denir. Hadis biliminin önde gelenlerinden biri Sahih-i
Buhari'nin yazarı İmam Buhari'dir. Fıkıh : İslam hukukudur. Temeli Kur'an-ı
Kerim'dir. Kelam : İslam felsefesidir. Ünlü İslam bilginlerinden başlıcaları;
Razi, İbn-i Cemşit, Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Rüşt, Biruni, Taberi, Mesud-i,
İbnül Esir ve İbn-i Haldun'dur.
7-Sanat : Sanat İslamiyet ile birlikte büyük gelişme
gösterdi. İslamiyet'in yayılması ile İslam sanatında İran, Türk ve Bizans
sanatlarının etkisi görüldü. İslam sanatı denince akla ilk gelen, mimaridir. En
önemli mimari eserler arasında; Ömer Camii, El Ezher Camii, İbn-i Tulun Camii,
El Hamra Sarayı ve Kurtuba Camii sayılabilir. El sanatlarında; oymacılık,
kakmacılık, nakkaşlık, hat ve tezhip sanatları oldukça gelişti.
Son Güncelleme : 04-03-2008 18:57
|