|
Orta
Asya ve Yakın Doğu'da kurulan Diğer Türk Devletleri
Fatimiler
: Şii Müslümanlar tarafından 969 yılında Tunus'ta kuruldu. 969 yılında
Mısır'ı alarak Akşid devletine son verdiler. Abbas halifesine saldırılarda
bulunması üzerine Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey tarafından Suriye'den
çıkarıldılar. Haçlı saldırılarına karşı koyamayan Fatimiler, 1171 yılında Selahaddin
Eyyubi tarafından yıkıldı. Batıni mezhebinden olan Fatimilerin 972'de
kurdukları El-Ezher medresesi dönemin en önemli eğitim kuruluşudur.
Eyyubiler
:Mısır'da, 1174 tarihinde Selahaddin Eyyubi tarafından kuruldu. Selahaddin
Eyyubi, Filistin, Suriye, Irak ve Yemen'i fethetti. Selahaddin Eyyubi,
Haçlılarla büyük savaşlar yaptı. Haçlıların elinden Kudüs'ü geri aldı. Eyyubi
Devleti, 1250 yılında Kölemen komutanlarından Aybeg tarafından yıkıldı.
Memlük
Devleti: 1250 tarihinde Aybeg Türkmeni
tarafından Mısır'da kuruldu. Haçlılar ve Moğollarla büyük mücadeleler yaptılar.
Abbasi halifeliğinin koruyuculuğunu üstlendiler. Ayn-ı Calud Savaşı ile Memlük
hükümdarı Baybars, Mısır ve Avrupa'yı Moğol istilasından kurtardı. Hicaz,
Filistin ve Suriye'de egemen olna Memlüklüler bahrat yolu ticaretini ele
geçirerek ekonomik yönden güç kazandı. Anadolu üzerindeki emelleri nedeniyle
Osmanlılarla uzun süre mücadele ettiler. Memlüklüler, Yavuz Sultan Selim'in
Mısır seferi sırasında yapılan Merc-i Dabık ve Ridaniye Savaşları sonunda
yıkıldı. Hükümdarlığın veraset yoluyla geçmediği tek Türk devletidir. Memlük
Sultanları komutanlar arasından seçimle gelirdi.
Harzemşahlar
: Merkez Gürgenç olmak üzere 1097 tarihinde Atsız tarafından kuruldu. Moğol
saldırıları sonucunda zayıfladılar. Anadolu Selçukluları ile 1230'da yaptıkları
Yassı Çimen Savaşı'nda yenildiler. Moğol istilası sonrasında topraklarını
terkedip Selçuklulara sığındılar. Selçuklulara bağlı atabeylerden imparatorluğa
dönüşen tek devlettir.
Moğol
İmparatorluğu :1196 yılında Temuçin, yani Cengiz Han tarafından
başkent Karakurum olmak üzere kuruldu. Cengiz Han 1227 yılında öldü. Cengiz Han
ölmeden önce eski bir Türk geleneğine uyarak topraklarını oğulları ve torunları
arasında paylaştırdı. Ülke 4’e bölündü. Not: Moğollar (Cengiz Han)
1-Altınordu Hanlığı(1256 - 1502) 2-İlhanlılar (1256-1335) 3-Çağatay
Hanlığı(1227 - 1370) 4-Kubilay Hanlığı (1206-1368) (Hazar Denizi'nin (İran ve Doğu (Türkistan) (Çin) Kuzeyinden
Kırım'a Anadolu) kadar uzanan topraklar)
Timur İmparatorluğu : 14. yüzyılın en önemli devletlerinden biri ise Timurlular
Devleti'dir (1370-1507). Timurlular Devleti, Çağatay hanlıklarından birinin
başında bey olan Timur tarafından 1335
yılında Semerkant merkez olmak üzere Belh şehrinde kuruldu. 1401 yılında Karakoyunlu
Devleti'nin topraklarının büyük bir kısmını ele geçirdi. Karakoyunlu Hükümdarı
Kara Yusuf'un Osmanlı Devleti'ne sığınması üzerine Anadolu'ya girdi. 1402
yılında Çubuk Ovası'nda Osmanlı Devleti ile Ankara Savaşı'nı yaptı ve Yıldırım
Bayezıt'ı yendi. Timur'un ölümünden sonra devlet parçalandı.. Devletin
sınırları Volga nehrinden Ganj nehrine, Tanrı dağlarından İzmir ve Şam'a kadar
uzanıyordu.
Sert bir mizaca sahip olan Timur,
seferleriyle büyük yıkım yaptı. Otuz beş yıl gibi kısa bir sürede imparatorluk
haline gelen Devlet, onun ölümünden sonra kurulduğu gibi süratle parçalandı;
torunlarından Muhammed
Semerkand'da, diğer torunu Pir
Muhammed ile İskender
İran'da, oğlu Miranşah Bağdat
ve Azerbaycan'da ve küçük oğlu Şahruh
da Horasan'da devlet kurdu. Bunlardan Devletin sınırlarını genişleterek birlik
sağlamaya çalışan Şahruh zamanında parlak bir kültür hayatı başladı. Oğlu Uluğ
Bey ise tanınmış bir astronom olarak tahta çıktı. Timurlular'dan sadece Hüseyin
Baykara Horasan'da tutunabildi, başkent Herat Türk tarihinin sayılı kültür
merkezlerinden biri haline geldi. Türk şairi ve devlet adamı Ali Şir Nevai burada yetişti.
Baykara'dan sonra Herat, Özbeklerin eline geçecek ve Timurlular ortadan
kalkacaktı.
Bu dönem, ticaret ve bilimde özenli
gelişmelerin olduğu bir dönemdir. Astronomi alalında Uluğ Bey, Edebiyat
alanında Ali Şir Nevai ve Matematik alanında Ali Kuşçu gibi ünlü isimler
yetişti.
BABÜR DEVLETİ: Timur
hanedanından olan ve Türkçe yazdığı "Vekayi
Babürname" eseriyle ün salan Zahirüddin
Babür, Hindistan'a giderek Türk-Hint
(Babür) İmparatorluğu'nu (1526-1858)
kurdu. Onun ölümünden sonra hükümdar olan
oğulları Humayun ve Ekber zamanlarında Devlet daha da
gelişti ve Hindistan yarımadasının büyük bir kısmı tek idare altında
birleştirildi.
Şah-cihan adıyla hükümdar olan Hürrem devrinde,siyaset ve sanat
alanlarında en parlak devir yaşandı. Agra'da dünyanın en güzel mimari eseri
sayılan ünlü Tac Mahal inşa edildi. Osmanlı Devleti'nden de eserin inşası için
mimarlar gönderildi. Osmanlı Devleti ile kurulan bu iyi münasebetler, yerine
geçen oğlu I. Alemgir zamanında
da devam etti.
Hint sularında ve Basra Körfezi'nde Portekizliler ile
mücadele eden Osmanlıların Basra valilerine sığınma hakkı tanındı. I.
Alemgir'in ölümünden sonra başlayan iç karışıklıklar II. Bahadır Şah zamanına kadar sürdü. 1857'de çıkan bir isyanı
bastıran İngilizler, Hindistan'ı İngiltere'ye bağladılar ve Kraliçe Victoria
Hindistan İmparatoriçesi ilan edildi.
AKKOYUNLU DEVLETİ: Diyarbakır bölgesinde yurt tutan Türkmen
boylarına dayanan Akkoyunlu Devleti
(1350-1502), Tur Ali Bey'in liderliğinde bir birlik olarak ortaya
çıkmıştı. Bu dönemde Kuzey'de Trabzon Rum İmparatorluğu ile mücadele eden
devletin asıl kurucusu ise Kara Yülük Osman Bey olarak bilinir. Akkoyunlu
Devleti'nin en güçlü dönemi Uzun Hasan devridir. Onun zamanında Devletin
sınırları Hazar Denizi'nden Suriye'ye, Azerbaycan'dan Bağdat'a kadar uzandı. Bu
nedenle Uzun Hasan kendini Türk birliğini kuracak kişi olarak görmüş ve Timur'a
benzetmiş, Osmanlı Devleti ile Mısır Sultanlığı'nı ortadan kaldırma planları
yapmıştı.
Bu amaçla ateşli silahlar temin etmek için Avrupa devletleri
ile siyasi ilişkiler kurmuştu. Fakat Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet ile
yaptığı Otlukbeli Savaşı'nı kaybetmesi (1473) Uzun Hasan için ağır bir darbe oldu.
Bu yenilgi Akkoyunlu Devleti'nin yıkılmasına ve dini bir heyecanla Ustaçlı,
Rumlu, Musullu, Tekeli, Bayburtlu, Karadağlı, Dulkadırlı, Karamanlı, Varsak ve
Avşar gibi Türkmenleri yanına alan Şah
İsmail'in Safevi Devleti'ni (1501-1736) kurmasına yardımcı oldu. Şah
İsmail'in İranda Türk siyasi birliğini kurduğu dönemlerde, Hindistan
yarımadasının büyük bir kısmı Türk idaresi altında birleştirilmiş, Anadolu'nun
hemen hemen tamamını hakimiyeti altına alan Osmanlı Devleti doğu ve batı
sınırlarını genişletmeye başlamıştı.
İran'da
siyasi birliği kuran Şah İsmail, katı bir şiilik heyecanıyla, ülkenin
sınırlarını genişletti, ancak Anadolu'daki faaliyetleri ve Anadolu'yu kendi
topraklarına katma düşüncesi, Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim'in tepkisini
çekti. Nitekim, Çaldıran'da (1514)
yapılan savaşta Şah İsmail büyük bir yenilgiye uğradı. Yerine geçen başta Şah Tahmasp olmak üzere bütün Safevi
hükümdarları Osmanlılar ile mücadele ettiler. Fakat yapılan hemen her savaşı da
kaybettiler. Hanedandan III. Abbas'dan
sonra iktidarı Avşar boyuna mensup
Nadir Şah ele geçirdi ve Safeviler dönemi sona erdi.
Safeviler
devri tarihte önemli bir yere sahip oldu. Şah İsmail ve diğer hanedan
mensupları sanatsever olarak tanındı. Bu dönemde İran'da edebiyat, mimari ve
çinicilik, çömlekçilik, dokumacılık gibi el sanatları gelişti, bilhassa
ciltçilik süslemesi ile hat sanatında büyük ilerlemeler oldu.
KARA KOYUN DEVLETİ: Timurlular Devleti kurulduğu sıralarda,
Erbil-Nahçıvan arasında yurt tutan Karakoyunlu Türkmen grubu merkezi Tebriz
olan bir Devlet oluşturdu. Oğuzlar'ın Yıva, Yazır, Döğer, Avşar boylarından
oluşan bu devlete Karakoyunlu Devleti (1380-1469) denildi. Karakoyunlular
Timur'la mücadele ettiler. Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf, Timur'un baskısı
karşısında Osmanlı hükümdarı Yıldırım Beyazıt'a sığınmak zorunda kaldı.
Bu durum Timur'la Osmanlıların arasını açtı ve Ankara
Savaşı'nın (1402) nedenlerinden sayıldı. Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden
toparlanan Kara Yusuf, 1406'dan sonra eski Devletini yeniden kuracak ve Mardin,
Erzincan, Bağdat, Azerbaycan, Tebriz, Kazvin ve Sultaniye'yi alacaktı. Kara
Yusuf'un ölümünden sonra ülkede karışıklıklar çıktı. Cihan-şah devleti yeniden
birleştirmeyi başardıysa da Akkoyunlu Uzun Hasan'a karşı Mardin'de yenilgiye
uğradı ve ülke Akkoyunlular'ın egemenliğine girdi.
Son Güncelleme : 04-03-2008 19:07
|