INKILAP TARİHİ
İLKELER
ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ GİRİŞ | ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ GİRİŞ |
|
|
|
| Yazar öss hazırlık | |
| Çarşamba, 05 Mart 2008 | |
|
İNKILAP: Köken olarak inkılap, Arapça “Kalb” kelimesinden türetilmiştir.
İnkılap, değişme, bir halden diğer bir hale geçme demektir. Türkçe’de bu kelime
“etmek” yardımcı fiiliyle “kalbetmek” şeklinde kullanılır. Türk Hukuk Lügatı’na göre ise; İnkılap; Bir devletin sahip olduğu siyasi, sosyal, askeri alanlardaki kurumların
devlet eliyle, makul ve ölçülü metotlarla köklü bir biçimde değiştirilerek yenileştirilmesidir. Yani inkılaplar,
sanayi inkılabı, bilim inkılabı, kültür inkılabı gibi çeşitli alanlarda
olabilir. Bu yüzden Atatürk’ün yaptığı yenilikler inkılap olarak kabul
edilmektedir.
Atatürk, inkılap kelimesini sık sık
kullanmış, özellikle İnkılap ile İhtilal arasındaki farka dikkat
çekmiştir.
İnkılap
Olayının Gerçekleşebilmesi İçin Bazı Şartların Bir Araya Gelmesi Lazımdır.
Bunlar:
a) Toplumun karşı karşıya kaldığı idari, adli, sosyal ve ekonomik buhranlar (Fransız İnkılabında
bu durumu görmek mümkündür.)
b) Fikir
hayatının gelişme göstermesi ve inkılabı
hazırlayıcı çalışmaların yapılması. (Fikirsiz inkılap olmaz. Montesqieu, Voltaire, Jean Jacques Rousseau olmasaydı,
Fransız İnkılabı olmazdı. Türkiye’de
ise inkılap fikri 18.yy sonlarında
ve 19.yy başlarından itibaren açılan
modern okullarda eğitim gören mektepli gençler arasında yeşermeye başlamıştır. II.Meşrutiyet dönemine gelindiğinde,
Fransız İnkılabı düşünürlerinin yanı sıra Namık
Kemal, Şinasi, Ziya Paşa gibi Tanzimat Dönemi fikir adamlarının; Tevfik Fikret, Ziya Gökalp,
Abdullah Cevdet gibi Meşrutiyet
aydınlarının eserleri onların düşünce atmosferini oldukça etkilemiştir. Bu
kuşaktan gelen Mustafa Kemal, bu
düşünürlerin fikirlerini öğrenmiş, Türk toplum yapısına uygun bir hale getirmiş
ve uygulamıştır.)
c) Lider ve kadro teşekkülü (Diğer bütün şartlar
oluşmuş olsa bile lidersiz ve kadrosuz bir inkılap hareketi düşünülemez.
Mustafa Kemal, Türk İnkılabı hareketini başarıyla gerçekleştirecek lider
özelliklerine sahiptir.)
d) Tertip, disiplin, plan ve program:
(Fransız İnkılabı’nda başlangıçta belirli bir plan yoktur. Ancak dana sonra
işler bir plan ve programa bağlanmıştır. Türk inkılabında ise başlangıçtan
itibaren belirli bir plan, program ve disiplin mevcuttur. Mustafa Kemal ve arkadaşları ancak bu şekilde dünyaya örnek olacak
Türk İnkılabı’na işlerlik kazandırmışlardır.
İHTİLAL: İhtilal de Arapça “hal” kelimesinden gelmektedir. Anlamı
bozukluk, karışıklık, tahttan indirme demektir. Kavram olarak ihtilal: Bir devletin siyasi teşkilatını, kanuni şekillere hiç uymadan
değiştirmek üzere zor kullanılarak yapılan geniş çaplı bir halk hareketidir.
Görüldüğü üzere inkılap, gelişmeye, ilerlemeye yönelik bir değişikliği ifade ettiği
halde, ihtilal, mevcut düzeni
bozmaya, çökertmeye yönelik bir anlam taşır. Yani ihtilal bozulan, altüst olan
düzenin yerine yeni bir düzenin oluşturulmasını kapsamaz. Sadece inkılabın bir
evresini, hareketin yıkıcı olan kısmını teşkil eder. İhtilal, mevcut
müesseselerin yıkımını; inkılap ise yeniden müesseseleşmeyi ifade eder.
Türkiye’de ihtilal ve inkılap kavramları genellikle ayırt edilmemekte, ihtilal
inkılabın yerine kullanılmaktadır. Bunun sebebi Türkçe de her iki kavramın da,
Fransız İnkılabı’ndan sonra kullanılmış olmasıdır. 1789 Fransız İnkılabı, sıklıkla telaffuz edildiği gibi bir ihtilal
değil, bir inkılaptır. Atatürk’ün
deyimiyle 1789 hareketi, tam yüz yıl süren bir ihtilaller serisidir, sonuç
itibariyle bir inkılaptır.
DEVRİM: Zaman zaman ihtilal ve inkılap
kavramlarının yerine kullanılan “devrim”
kelimesi, “devirmek” fiil kökünden
türetilmiş olup, daha çok ihtilal anlamındadır. Burada inkılap kavramı yok
sayılmıştır.
İSYAN: Sözlük anlamı itaat etmemek, emre boyun eğmemek, ayaklanmak
demektir. Kavram olarak ise toplum içinde belirli bir grubun veya herhangi bir
teşkilatın sınırlı amaç ve hedefini gerçekleştirmek üzere devlete karşı başkaldırma hareketidir.
İsyan gelişme gösterebilirse
ihtilale, ihtilal gelişme gösterebilirse inkılaba dönüşebilir. Fransız
İnkılabı’nda bu böyle olmuştur. Türk İnkılabı’nda ise isyan ve ihtilal safhası
yoktur. Mustafa Kemal’in İstanbul
Hükümeti’ne karşı gelmesi bir isyan olarak nitelendirilemez. Çünkü ortada baş
kaldırılacak bir devlet yoktur. Mondros
Mütarekesi’ni imzalayan Osmanlı
Devleti, bir devlette bulunması
gereken unsurlardan millet unsuru
dışındakileri kaybettiği için hukuken varlığını yitirmiştir.
HÜKÜMET DARBESİ: Mevcut iktidara karşı yapılan harekettir.
Devletin emri altındaki resmi kuvvetlerden birinin, örneğin ordunun mevcut
hükümeti devirip, iktidarı ele alması demektir. Hükümet darbeleri sadece
iktidardaki kişileri değiştirirler. Toplumdaki sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel yapıya dokunmazlar.
REFORM (ISLAHAT): Fransızca olan Reform kelimesi, sözlük anlamı olarak
düzeltme, iyileştirme anlamına gelmektedir. Osmanlı Devleti’nde reform
karşılığı olarak Islahat deyimi
kullanılmıştır. Geniş anlamda reform;
toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeyen kurumları, çağın ihtiyaçlarına ve
şartlarına uygun olarak yeniden düzenlemektir. Reformlar o ülkenin hukuk
düzenine uygun olarak yapılır. Değiştirilebilir, zorlayıcı değildir.
TEKAMÜL (EVRİM): Arapça, “Kamil” kökünden
türemiş olup, ilerleme, gelişme, olgunlaşma anlamına gelmektedir. Evrim kavram
olarak mevcut kurumun veya herhangi bir varlığın ideale, daha iyiye doğru
gelişmesini ifade etmektedir.
RÖNESANS: Kelime anlamı yeniden doğuş demektir. İlimde, sanatta, fikirde, edebiyatta yeniden doğuşu ifade
etmektedir.
TANZİMAT: Kelime anlamı düzene koymak,
çekidüzen verme olup Türk Tarihinde bir devreyi ifade eden özel bir kelimedir.
|
| Sonraki > |
|---|
ingilizce konuları
inkilap tarihi konuları
Genal tarih konuları
| TBMMNİN AÇILIŞI ve TEPKİLERPazar, 03 Mayıs 2009TBMM'NİN AÇILIŞI ve TEPKİLER
1. TBMM'nin Açılması
İstanbul'un
işgali ve Mebuslar Meclisi'nin dağıtılması üzerine harekete geçen
Mustafa Kemal yayınladığı bir genelge ile Ankara'da olağanüstü... + tamamı |







