| Yazan: öss hazırlık,
Tarih: 05-03-2008 00:40
|
Okunma Sayısı : 340  |
Beğenilme : 20 |
Yayınlama yeri : INKILAP TARİHİ, İLKELER |
Cumhuriyetçilik
Cumhuriyet kelimesi dilimize Arapça “Cumhur”
kelimesinden gelmiştir. Cumhur; halk,ahali,büyük kalabalık anlamına
gelmektedir. Cumhuriyet kelimesinin Fransızca karşılığı “La Re’publique”
, İngilizce karşılığı ise “The Republic” tir.Aslı Latince olan “Res Publica”
kelimesinden türemiştir. Res Publica;kamuya ait şey, kamu malı anlamına
gelmektedir. Dolayısıyla Cumhuriyet,gerek Latince, gerekse Arapça kökeninde
aynı kavramı ifade etmektedir.
Cumhuriyet hem bir devlet şekli, hem de bir
hükümet şekli olarak kabul edilmektedir. Devlet şekli olarak cumhuriyet,
egemenliğin bir kişi veya zümreye değil, toplumun tümüne ait olduğu bir devleti
ifade etmektedir. Devlet şekillerinin belirlenmesinde kriter egemenliğin
kaynağı olduğuna göre, cumhuriyetin bu anlamda bir devlet şekli olduğunu söyleyebiliriz.
Ancak cumhuriyeti aynı zamanda bir hükümet şekli olarak da kabul etmek
mümkündür. Bu anlamda cumhuriyet, başta devlet başkanı olmak üzere, devletin
başlıca temel organlarının seçim ilkesine göre kurulmuş olduğunu ifade
eder. Aslında devlet ve hükümet şekli olarak cumhuriyet kavramları birbiriyle
yakından ilgilidir. Egemenliğin siyasi toplumun tümünde olduğu bir sistemde,
devletin temel organlarının millet iradesinin ifadesi olan seçimlerle oluşması
tabiidir. Aynı şekilde,devletin temel organlarının seçimle belirlendiği bir
sistem, milli egemenlikten başka bir ilkeye dayanamaz. Türkiye’de
cumhuriyeti ilan eden 29 Ekim 1923 tarihli “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun
bazı maddelerinin değiştirilmesine dair kanun” ile Türkiye Devleti’nin şekl-i
hükümeti cumhuriyettir denmek suretiyle,cumhuriyet bir hükümet şekli olarak
vasıflandırılmıştır.1924 tarihli anayasa da ise “Türkiye Devleti Bir
Cumhuriyet”tir denilerek,cumhuriyete daha doğru olarak bir devlet şekli
niteliği verilmiştir.Cumhuriyet daha sonraki anayasalarımızda da bir devlet
şekli olarak ifade edilmiş ve Cumhuriyet ilkesinin modern Türkiye bakımından
taşıdığı büyük ve tarihi önem dolayısıyla, bu ilkenin bir anayasa değişikliği
ile bile değiştirilemeyeceği,değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği hükme
bağlanmıştır.
Görüldüğü gibi
cumhuriyetçilik ilkesi ,Atatürk’ün devlet anlayışının temellerinden birini
oluşturduğunu gördüğümüz milli egemenlik ilkesiyle çok sıkı bir ilişki
içindedir ve onun tabii bir sonucudur.Milli egemenlikle ,cumhuriyet ilkesi
arasındaki bu yakın ilişki göz önüne alındığında, Anadolu’da milli egemenliğe
dayanan ve millet iradesinden kaynaklanan bir rejim kurulduğunda, aslında o,
bir cumhuriyet niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla TBMM. Hükümeti, henüz
adı konulmamış bir cumhuriyetten başka bir şey değildir.
Bir devletin
adının cumhuriyet olması ve başında da veraset yoluyla iktidara gelmiş
olmayan bir devlet başkanının bulunması,o devletin mutlaka milli egemenlik
ilkesine dayanan demokratik bir rejime sahip olduğunu göstermez. kendisini
cumhuriyet olarak vasıflandırdığı halde, gerçekte ne millet egemenliği ile, ne
demokrasi ile hiç ilgisi olmayan devletlerin ,tarihte de, bugün de sayısız
örnekleri vardır.Oysa Atatürk’ün Cumhuriyetçilik anlayışı, sadece hükümdarlığın
reddi anlamına gelen cumhuriyetçilik değil,demokratik
Cumhuriyetçiliktir.Atatürk’e göre,demokrasi prensibinin en modern ve mantıklı
biçimde uygulanabilmesini sağlayan hükümet şekli,cumhuriyettir.
Cumhuriyet ile Monarşi
arasındaki temel farklılıklardan biri de,cumhuriyetin “vatandaşlık” ,monarşinin
ise “uyrukluk(tabiiyet)”kavramlarına dayanmasıdır.Monarşilerde hükümdar
kutsaldır ve kusursuzdur.Cumhuriyette ise bütün vatandaşlar kanunlar önünde
eşittir ve devlet yönetimine eşit olarak katılma hakkına sahiptir.
Cumhuriyetçilik
,cumhuriyeti devletin siyasi rejimi olarak benimseme ve onu fazilet rejimi
olarak tanımlama ve değerlendirme demektir.En pratik tanımı itibariyle ise
Cumhuriyetçilik, cumhuriyete sahip çıkmak ve onu korumak demektir.
Cumhuriyetçilik, fertlerin değil,milletin bütününün benimsediği bir
ilkedir ve Türk Milletine aittir.Türkiye’de cumhuriyet ırk,dil,din,cinsiyet
farkı gözetmeksizin bütün vatandaşların paylaştıkları ve yararlandıkları siyasi
rejimin adıdır.Sonuç itibariyle cumhuriyet,en gelişmiş devlet şekli olarak,Türk
inkılâbının sonucudur,başarısıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti,
anayasalarımızda ifadesini bulduğu şekliyle demokratik, laik, sosyal bir
hukuk devleti olmak gibi değişmez niteliklere sahiptir.
Son Güncelleme : 05-03-2008 00:40
|
|
|