öss hazırlık , oss konuları,öss Ders, öss

madde döngüsü

Pazartesi, 13 Ekim 2008

Canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için yaşadıkları ortamdan madde alıp vermek zorundadırlar.        Sınırları belli bir alanda yaşayan...
+ tamamı

MUTASYONLAR

Pazartesi, 13 Ekim 2008

Mutasyonlar, bir canlının DNA sı üzerinde yani genetik bilgileri üzerinde meydana gelen değişikliklerdir.Doğada mutasyonlara çok nadiren rastlanılmasına karşın meydana geldiği canlı...
+ tamamı

Diğer yazılar
Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) PDF Yazdır E-posta

 

Yazan: öss hazırlık, Tarih: 04-03-2008 21:18

Okunma Sayısı : 1388    

Beğenilme : 15

Yayınlama yeri : INKILAP TARİHİ, İNKILAPLAR

Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

 

Halife,sözlük anlamı olarak ”ardından gelen “demektir. Halife genellikle İslâm ülkelerinde devlet başkanı için kullanılmıştır.

 

İslâm terminolojisinde ise; Hz.Muhammed’in  ölümünden sonra, O’nun yerine geçen kişi, yani müslümanların din ve devlet başkanı anlamına gelir.İslami hakimiyet anlayışına göre halife, hem devlet ve hükümet başkanı ve ordu komutanı olarak dünyaya ait iktidarı temsil eder, hem de baş imam olarak halkın dini lideri durumundadır.

 

Halifeliğin tarihçesine baktığımızda, Hz.Muhammed’in ölümünden sonra ilk dört halifenin seçimle iş başına geldiklerini görürüz. Emeviler döneminde seçim geleneği bir tarafa bırakılarak,halifelik babadan oğula geçen bir müessese şekline dönüştürülmüştür. Abbasiler döneminde de veraset sistemi devam ettirilmiştir. Abbasilerden sonra halifelik Memlükler Devleti’ne geçmiştir.

 

İslâmiyet’in geniş bir coğrafyaya yayılmasıyla birlikte bazı sultanlar, değişik zamanlarda ve yerlerde, kendi topraklarında bir hükümdarlık ifadesi olarak Halife ünvanını kullanmaya başlamışlardır.Bu çerçevede Osmanlılarda da , I.Murat’tan itibaren bazı padişahların zaman zaman halife ünvanını kullandıkları bilinmektedir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinden sonra, İslâm dünyasının lideri durumuna gelen Osmanlı padişahları, kendilerini bütün İslâm aleminin halifesi saymaya başlamışlardır. Bu tarihten sonra artık Osmanlı padişahları İslâm dünyasındaki tek halifedirler. Dolayısıyla padişahlar hem imparatorluk halkının hükümdarı, hem de bütün müslamanların dini lideri durumundadırlar.

 

Bu tarihlerde Osmanlı padişahları siyasi üstünlükleri devam ettiği için halifelik makamının maddi ve manevi gücünden yararlanmayı düşünmemişlerdir. Hilâfet politikasının Osmanlı siyasetinin başlıca unsurlarından biri haline gelmesi, ilk defa Büyük Güçler tarafından Müslüman ve Müslüman olmayan tebaanın devlet aleyhine tahrik ve teşvik edilmeye başlandığı ve Osmanlı Devleti’nin bunlara karşı başka yollardan yeterli karşılık verme imkânının kalmadığı zamana rastlar. Bu dönemde devletin zayıflamasıyla birlikte, halifeliğin manevi gücünden faydalanma düşünülmüştür. 1789 Fransız İhtilali’nden sonra Osmanlı Devleti aleyhine gelişen milliyetçilik akımına karşı, halifeliğe daha fazla önem verilerek, Panislâmizm politikası uygulanmıştır. Ancak Araplar arasında da milliyetçilik fikirleri yayılmış olduğu için Panislâmizm politikası başarıya ulaşamamıştır. Nitekim I. Dünya Savaşı sırasında cihad çağrısının gerekli etkiyi yapmaması, Panislâmizm politikasının başarısızlığının göstergesidir. Bu olay halifeliğin gücünün azaldığını, dolayısıyla Osmanlı Devletini kurtarma hususunda halifelikten fayda beklemenin boş bir hayal olduğunu da ortaya koymaktadır.

 

1 Kasım 1922’de Saltanatın kaldırılmasından sonra, halkın Halifeliğin kaldırılmasına henüz hazır olmadığı düşüncesiyle, halifelik makamının bir süre daha devam ettirilmesine karar verilmiştir. Ancak Lozan’dan sonra hem mecliste hem de kamuoyunda meclis tarafından halife seçilen ve yetkileri sınırlandırılan Abdülmecit Efendinin yetki sınırlarını aştığı, bir hükümdar gibi davranmaya başladığı şeklinde bir tartışma başlamıştır. Bu sırada Halk Fırkası milletvekilleri de Halifenin durumunun yeniden gözden geçirilmesi, hatta Halifeliğin kaldırılması doğrultusunda bir tutum içerisine girmişlerdir. Buna karşılık bir başka grup da Halifeliğin korunması görüşünü benimsemişlerdir.

 

Aslında milliyetçilik ve milli egemenlik ilkesi üzerine kurulmuş olan yeni cumhuriyet ile, ümmetçilik düşüncesi üzerine kurulu olan Halifeliğin birbiriyle bağdaşması mümkün değildir. Nitekim son halife Abdülmecit Efendi’nin, yeni devlet statüsüne uyum sağlamakta güçlük çektiği ve eski statüye dönmek istediği yaptığı hazırlıklardan belli olmaktadır. Abdülmecit Efendi’nin bir devlet başkanı gibi kabullerde bulunması ve bazı devlet ileri gelenlerinin Halife ile olan ilişkilerini kesmemeleri durumu karmaşık bir hale sokmuştur. Bu sırada Hindistan Halifelik Komitesi adına, Hint Müslümanlarının lideri Ağa Han ve Emir Ali, Başbakan İsmet Paşa’ya Halifeliğin korunması ve manevi gücünün arttırılması gerektiği konusunda bir mektup göndermişlerdir. Özellikle Emir Ali’nin, İngiltere Kralı’nın özel danışmanı olması, M. Kemal Paşa’yı, Halifeliğin yabancı güçlerce zararlı bir biçimde kullanılabileceği endişesine sevk etmiştir.

Bu gelişmelerden sonra M. Kemal 1 Mart 1924’de meclisi açış konuşmasında, halifeliğin kaldırılması düşüncesinde olduğunu açıklamıştır. Meclis genel kurulu 3 Mart 1924 günü Halifelik meselesini görüşmek üzere toplanmıştır. Bu sırada verilen “Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı Hanedanının yurt dışına çıkartılması “ile ilgili kanun teklifi, yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmiş ve halifelik resmen kaldırılmıştır.

 

Halifeliğin kaldırılmasıyla, devlet düzeninin lâikleştirilmesi konusunda büyük bir engel ortadan kaldırılırken, saltanat ve hilâfet yanlılarının güç aldığı önemli bir makama da son verilmiştir.

 

Halifeliğin kaldırılmasının yurt içinde ve dışında çeşitli yansımaları olmuştur. İçeride saltanat ve hilafet yanlıları bu karardan dolayı rahatsızlık duymuşlardır. Batı dünyası bu karardan dolayı şaşkınlık ve hayranlığını gizleyemez iken, İslâm alemi rahatsızlık duymuş ve olumsuz tepkiler ortaya koymuştur.

 

3 Mart 1924 Halifeliğin kaldırıldığı gün çıkarılan diğer yasalar şunlardır:

 

     Şer’riyye ve Evkâf  Vekâleti kaldırıldı. Yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.

     Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti kaldırıldı. Bununla da, Genel Kurmay Başkanlığı’nın hükümet ve siyaset dışına çıkması sağlandı.

     Tevhid-i Tedrisat kanunu kabul edilerek, eğitimde birlik sağlandı.

     Osmanlı hanedanının yurt dışına çıkarılması kabul edildi.

 

     Bu bilgilerin ışığı altında halifeliğin kaldırılmasının nedenleri ve sonuçları şunlardır:

 

Halifeliğin Kaldırılmasının Nedenleri

     Saltanatın kaldırılmasından ve Cumhuriyetin ilânından sonra, halifeliğin önemini yitirmesi.

     Devlet başkanı olarak cumhurbaşkanı ile halifenin birlikte bulunmasının sakıncalı olması.

     TBMM tarafından halife tayin edilen Abdülmecit Efendi’nin, devlet başkanı gibi davranması.

     Halifelik kurumunun, lâikliğe ve cumhuriyet rejimine ters düşmesi.

     Eski rejim taraftarlarının saltanatın kaldırılması ve cumhuriyetin ilanından sonra, halifeliğe sığınmaları.

     Bazı TBMM üyelerinin halifeyi milletin üzerinde görmeye başlamaları, “TBMM halifeliğin, halife de TBMM’nindir” şeklinde propaganda yapmaları.

     İslâm aleminin halifeliğin korunması konusunda İsmet Paşa’ya yazdıkları mektubun, İsmet Paşa’nın eline geçmeden muhalefeti temsil eden “Tanin” gazetesinde yayınlanması.

 

Halifeliğin Kaldırılmasının Sonuçları

     Lâikliğe geçişin en önemli aşaması gerçekleşti.

     İnkılâplar için elverişli ortam hazırlandı

     Milli egemenlik daha da pekişti

     Ümmetçilik arayışları sona erdi.

 

 

Son Güncelleme : 04-03-2008 21:18

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Beğenilme
Yazdır
E-mail olarak gönder
İlgili Makaleler
del.icio.us adresine kaydet

Anahtar kelimeler : INKILAP TARİHİ, İNKILAPLAR, Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)


Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.6 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >
ELEKTİRİK AKIMININ YAPTIĞI İŞ VE GÜÇ

Cuma, 21 Mart 2008

ELEKTİRİK AKIMININ YAPTIĞI İŞ VE GÜÇ   V = i . R q = i . t W = q . V = V . i . t = i . R . t Joule = Columb.Volt = Volt.Amper. s = Amper.ohm.s   ...
+ tamamı

DİRENÇLERİN PARALEL BAĞLANMASI

Cuma, 21 Mart 2008

DİRENÇLERİN PARALEL BAĞLANMASI        
+ tamamı

Diğer yazılar
Cumhuriyetçilik

Salı, 04 Mart 2008

Cumhuriyetçilik     Cumhuriyet kelimesi dilimize Arapça “Cumhur” kelimesinden gelmiştir. Cumhur; halk,ahali,büyük kalabalık anlamına gelmektedir. Cumhuriyet...
+ tamamı

II. İnönü Muharebesi

Salı, 04 Mart 2008

II. İnönü Muharebesi   Londra Konferansı sonunda İtilaf Devletleri Sevr Ant. Esasları üzerinde yapılan ufak çaplı değişiklikler TBMM hükümeti yetkililerine sunulduğunda, kendilerine...
+ tamamı

Diğer yazılar
TONYUKUK ANITI

Salı, 04 Mart 2008

TONYUKUK ANITI Tonyukuk anıtı iki dikilitaş halindedir. İkisi de dört cephelidir. Bulunduğu zaman taşlar devrilmemişti. Fakat yazılar daha silik durumdadır. Tonyukuk, Bilge Kağan'ın...
+ tamamı

TÜRGİŞLER:

Salı, 04 Mart 2008

TÜRGİŞLER:  Adlarının “Türk+ş” şeklinde gelişmiş olduğu bildirilen Türgişler, Talas-Çu-İli-Isık Göl sahasında oturuyor ve Batı Gök-Türklerin (On-Oklar) To-lu kolunun bir...
+ tamamı

Diğer yazılar
Kuresel Yuzeylerde Yansima

Cumartesi, 13 Ekim 2007

Kuresel Yuzeylerde Yansima Bil IQ Seti Video Bilgisi İsim: Kuresel Yuzeylerde Yansima Bil IQ Seti Tanım: Küresel yüzeylerde yansıma konu anlatımı  
+ tamamı

Matematik 1 Hareket Problemleri

Çarşamba, 10 Ekim 2007

Matematik 1 Hareket Problemleri Video Bilgisi İsim: Matematik 1 Hareket Problemleri Tanım: matematik hareket problemleri  
+ tamamı

Diğer yazılar
YERLİLERİN ŞİİRİ

Pazartesi, 14 Nisan 2008

Solgun ama aydınlık olandan haber vereyim size Es geçilen, yok sayılan ama var olandan Hani cahilliklere öfke dindirme kişilerinden Temmuz güneşini giymişlerden Ve gülden başka kılıç bilmeyen Elleri...
+ tamamı

Rumlar Büyükanıt'ın Ziyaretini Kınadı

Çarşamba, 26 Mart 2008

Rumlar Büyükanıt'ın Ziyaretini Kınadı Kıbrıs Rum yönetimi, Yaşar Büyükanıt'ın KKTC ziyaretini kınadı. Devamı İçin...
+ tamamı

Diğer yazılar
You are here  :
Adverbs of Frequency Am is are olumlu yapilar Am is are olumsuz yapilar Am is are soru yapilari Be Going To Can Ability Could Past Ability Could Past Ability Future Continuous Tense Future Tense 1 Future Tense 2 Going away Have you got any wine How can we get there How do you do How many and how much How many and how much I like it very much I sometimes work late Left Right Straight Ahead May and Might Must Have to 1 Must Have to 2 No smoking Past Perfect Continuous Tense YDS Should Suggestion Past Perfect Tense YDS Simple Present Tense Simple Present Tense 2 Simple Present Tense 3 What are they doing What Do You Need What does she look like What have you done What Would you like to do Whose is it Who is that Will Videodershane Would Like Would Rather Would General Grammars and Tenses 2 Future Tenses and Causatives 3 Passive Active and Passive infinitive 4 Participles 5 Gerund and infinitives Wish Clauses Adjective Complements Countables and Uncountables Noun Clauses Subjunctives Question Tags Neither Nor So Clauses