|
HAÇLI SEFERLERİ(1096-1272)
Orta çağda Avrupalıların Akdeniz Ticaretinden, dolayısıyla dünya
ticaretinden yararlanmak,Akdeniz ticaret yollarını Avrupalılara kapayan İslam
birliğini yararak Doğu Akdeniz limanları aracılığıyla ipek ve baharat ticaret
yolları ile bağlantı kurmak amacı ile yaptıkları seferlere “Haçlı Seferleri”
denir. 1096- 1272 yılları arasında sekiz haçlı seferi yapıldı. Bunlar arasında
en önemli dört tanesi sırası ile şunlardır:
-1.Haçlı Seferi(1096-1099)
-2.Haçlı Seferi(1147-1149)
-3.Haçlı Seferi (1189-1192)
-4.Haçlı Seferi(1202-1204)
HAÇLI SEFERLERİNİN NEDENLERİ:
Dini nedenler;
a)Hıristiyanların
kutsal yerleri geri almak istemeleri: Hz . Ömer Kudüs’ü aldıktan sonra oradaki Hıristiyan ve Musevilere
dini bir takım haklar ve imtiyazlar vermişti .Abbasiler devrinde Harun Reşit
ile Şarlman arasında yapılan anlaşmaya göre de:Hıristiyanlar, Kudüs ve
dolaylarındaki kutsal yerleri serbestçe ziyaret edebileceklerdi. Bu durum 11.
yüzyıla kadar böylece devam etti. Bu yüzyılda .Ön Asya’nın siyasal durumunda
bazı değişiklikler olmuştu. Mısırdaki Fatimilerle Abbasiler ve Selçuklularla
Fatimiler arasında birçok anlaşmazlıklar çıkmış ve savaşlar başlamıştı. Ön Asya
‘ nın bu karışık durumundan yararlanmak isteyen kimi mutaassıp papazlar ,
Müslümanlar aleyhine birçok yalanlar uydurarak Hıristiyanları kutsal yerleri
almak için kışkırtmaya başladılar.
b) Papa tarafından kurulan kluni tarikatının
faaliyetleri :Orta çağda Avrupa’da
Müslümanlarla çarpışmak için kurulmuş olan Kluni tarikatına bağlı bir çok
papazlar ve kimi papalar da Hıristiyanları ve özellikle derebeyleri ve
şövalyeleri Müslümanlarla savaşa kışkırtıyorlardı(Piyer LERMİT).
c)
Hıristiyanların Taassupları : Orta çağ Hıristiyanları, cennete gitmek için Kudüs’ü ziyaret
etmenin şart olduğuna inanırlardı. Ayrıca, günah işleyen kimseler de bu
günahlarından kurtulmak için kutsal yerleri ziyaret etmek zorunda idiler. Gene
Hıristiyan inanışına göre, Hz. İsa uğruna ölen bir kimse doğruca cennete
giderdi. İşte Hıristiyanlardaki bu inanışlar ve koyu taassup Haçlı seferlerinin
en önemli nedenlerinden idi.
Siyasi
nedenler;
a) Türklerin Anadolu’ya girerek
Bizans İmparatorluğu’nu tehdit etmeleri
b) Bizans İmparatorluğunun
Avrupalıları Müslümanlara karşı kışkırtmaları:
Bizanslılar,
11. Yüzyılda Selçuklu Türklerinin baskısı karşısında kalmışlar,
Anadolu’yu ellerinden çıkarmışlardı. Türkleri tek başlarına Anadolu’dan
çıkaramayacaklarını anlayan Bizanslılar, Avrupa krallarına başvurarak,
Hıristiyanlığın bir doğu kalesi, dünyanın Akropolisi olarak kabul olunan
Bizans’a yardım edilmesini istiyorlardı.
c) Papanın nüfuzunu arttırmak
istemesi
d) Senyör ve şövalyelerin serüven
arzuları:Derebeylerin,
şövalyelerin savaş ve dövüşe olan merakları, serüvenli bir hayat yaşamak,
seyahat etmek, bilinmeyen ülkelere gitmek, buralarda kendilerine ün
kazandıracak işler görmek gibi arzuları da Haçlı Seferlerinin önemli
nedenlerinden biridir.
Ekonomik
nedenler;
Avrupa’nın fakirliği, İslam Dünyası’nın zenginliği
ve Doğu ticaret yollarının Müslümanların elinde olması :
Orta
çağda doğu ülkeleri ve özellikle İslam memleketleri bolluk ve zenginlik
içindeydiler. O zamanlar dünyanın en büyük ticaret yolları olan İpek ve Baharat
yolları, Türklerin ve öteki Müslüman milletlerin ellerinde idi. Avrupalılar
orta çağda kendilerine gerekli olan her şeyi, Suriye, Filistin ve Mısır limanlarından
alırlardı. Oraları gören ve Kudüs’ü ziyaret eden Hıristiyanlar, İslam
ülkelerinin zenginliğini çok abartarak halka anlatıyorlardı. Orta çağda yokluk
ve sefalet içinde bulunan Avrupalılar bu zengin İslam ülkelerine gitmek, büyük
ticaret yollarını ve bunların Orta Doğudaki limanlarını elde etmek, dolayısıyla
zengin olmak istiyorlardı.
I. HAÇLI
SEFERİ(1096): Bu ilk Haçlı
kitlesinin Türkler tarafından bozulup dağılmasından sonra Avrupa’dan prens,
kont ve düklerin idaresinde, çoğunlukla zırhlı askerlerden oluşan düzenli
ordular harekete geçti.İstanbul’da toplanan bu Haçlı askerlerinin sayısı
yaklaşık 600.000 kadardı. 1097 ilkbaharında Haçlı orduları Anadolu yakasına
geçirildiler. Bu Haçlı ordularının ilk hedefi Selçuklu başkenti İznik’ti. Bu
sırada Sultan I.Kılıç Arslan Malatya’yı kuşatmıştı. Haçlılar da İznik’i
kuşatmaya başladılar. Sonunda I. Kılıç Arslan İznik önlerine gelerek Haçlı
ordusuna saldırdı. Bütün gün süren savaşta Türkler başarılı olamadılar.
İznik'teki Türk birliği şehri Bizans’a teslim ederek katliamdan ve
yağmalanmaktan kurtardı. Haçlılar İznik’ten sonra Eskişehir yönünde harekete
geçtiler.
Kılıç Arslan, Eskişehir’den uzak
olmayan bir yerde karargah kurmuş olan Haçlılara saldı. Fakat Türkler üstün
sayıdaki düşman karşısında çekilmek zorunda kaldı(1097). Kılıç Arslan bundan
sonra Haçlılar’ı yıpratmak istedi.
Sonunda Haçlı ordusu Antakya’ya kadar ilerleyerek
şehri kuşattı. Selçuklu Sultanı Berkyaruk, Musul emiri Kürboğa’yı Haçlılar’ın
üzerine bir seferle görevlendirdi. Bu sırada Haçlılar Antakya’ya
girdiler(1098). Selçuklu ordusu şehrin düşmesinden üç-dört gün sonra Antakya
önüne geldi. Ancak bu Selçuklu ordusu Kürboğa’nın idaresizliği yüzünden
Haçlılar’a yenildi.
Haçlılar bu olaydan sonra Kudüs’e doğru ilerlediler ve Ortaçağ’ın en müstahkem
yerlerinden biri olan bu şehri kuşattılar. Haçlılar Fatımiler’in idaresindeki
Kudüs’ü 1099’da ele geçirdiler. Haçlılar böylece hedeflerine ulaştılar ve
Kudüs’te Latin Devleti’nin ilk krallığını kurdular. I. Haçlı Seferi sonunda
Ortadoğu’nun siyasi durumu değişmiş, Urfa Kontluğu’nun ve Antakya Prinkepsliği
(princeps: başkan, hükümdar) kurulmuştu. Daha sonra 1101 yılında düzenlenen üç
Haçlı Seferi ise tam bir başarısızlıkla sonuçlandı. Türkler Eskişehir önündeki
yenilginin acısını çıkarmış oldular. Haçlılar da artık Türkler’in Anadolu’dan
çıkarılamayacağını kesin olarak anlamışlardı.
İKİNCİ HAÇLI SEFERİ(1147-1149) :Haçlılar ancak
İznik-Balıkesir-Bergama-İzmir-Efes-Denizli-Antalya yolu ile Akdeniz kıyılarına
indiler ve Antalya’dan deniz yolu ile Suriye‘ye geçebildiler.İkinci Haçlı
ordusu daha sonra Şam’ı kuşattı ama bir sonuç elde edilemedi. İmadettin Zenginoğlunun (Musul Atabeyi) Urfa’yı
alması üzerine. Anadolu Selçuklu 1.Mesut, alman imparatorunun komutasındaki
haçlı ordusunu konyada yenmiştir.
ÜÇÜNCÜ HAÇLI SEFERİ(1189-1192) Selahhaddin
Eyyubi bu başarılarının ardından ,1187 Temmuzunda Hattin’de büyük bir Haçlı
ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu savaşta Kudüs Latin kralı Gui de
Lusignan başta olmak üzere ,krallığın ileri gelenlerinden pek çoğu Selahaddin
Eyyübiye tutsak düştü. Bu zaferden sonra, Selahaddin Eyyübi, Haçlılardan 4
Temmuz 1187’de Taberiye‘yi 9 Temmuz 1187 ‘de Akka’yı, 29 Temmuz 1187’de
Sayda’yı ,Ağustos 1187’de Beyrut’u ,Eylül 1187 ‘de Askalan’ı ve Gazze ‘yi aldı.
1174’te Nureddin Mahmud bin Zengi’nin ölümü üzerine mısır‘da bağımsız bir
devlet kurup durumunu sağlamlaştırdıktan sonra Haçlılarla mücadeleye girişen
Selahadin Eyyübi ,Haçlıları önce Merc-i Uyun’da yendi daha sonra ellerinde
tuttukları Beyt-u Ahzan kalesini aldı.2 Ekim 1187’de de Kudüs Latin krallığının
başkenti olan Kudüs de Selahaddin Eyyübi’nin eline geçti. Selahaddin Eyyübi’nin
kazandığı bu başarılar Üçüncü Haçlı Seferi’nin başlamasına neden oldu.
Alman İmparatoru Friederic I. Barbarossa
çok büyük bir ordu ile Anadolu’ya girdi. Haçlıları yine başlarında Kılıç Arslan
II.nin bulunduğu Anadolu Selçukluları karşıladı. Ancak yaşlanmış olan Kılıç
Arslan II. ,Haçlılar Anadolu’ya girdikleri sırada, ülkesini on bir oğlu
arasında bölüştürmüştü; dolayısıyla Anadolu Selçuklu Devleti siyasal birlikten
yoksundu. Almanlar Anadolu‘da ilerlerken önce göçebe Türkmen boylarının
saldırılarına uğradılar. Konya önlerinde de asıl Anadolu Selçuklu Devletinin
kuvvetleri ile karşılaştılar. Haçlılar Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti
olan Konya’yı almayı başardılar. Burada Haçlılar ile Selçuklular arasında
yapılan bir anlaşma gereğince, Anadolu Selçuklu Devleti’nin ileri gelenlerinden
yirmi beş kişi rehin olarak Haçlılara verilmiştir .Bu sayede Haçlıların
savaşmadan ve bir saldırıya uğramadan Anadolu’yu geçmeleri sağlandı. Haçlılar
Konya’dan sonra Karaman yönünde harekete geçtiler. Ancak Toroslar’da Anadolu
Selçuklu denetiminden bir dereceye kadar bağımsız olan göçebe Türkmen
boylarının saldırılarına uğradıklarından, ellerinde rehin bulunan yirmi beş Selçuklu
beyini öldürdüler. Ama Friederich I. Barbarossa Kudüse ulaşmadan, Tarsus çayı
olarak bilinen Kydnos çayında boğularak öldü. Ordusu Akdeniz kıyılarını
izleyerek Filistin’e ulaştı.
Alman imparatorunu karadan Kudüs’e
gitmeyi seçmesine karşılık İngiltere kralı Aslan Yürekli Richard ile Fransa
kralı Philippe-Auguste ,İtalyan kentlerinin de yardımı ile ,deniz yolu ile
Filistin’e geldiler. Haçlılar ilk iş olarak, Akka kalesini karadan ve denizden
kuşatıp ele geçirdiler. Ancak yine aynı sırada Philippe-Auguste , Richard ile
anlaşamadığından seferi terk ederek ülkesine döndü. Böylece , hem Haçlıların
gücü azalmış ,hem de başlarına iyi bir asker, ama kötü bir siyasetçi ve devlet
adamı olan Richard geçmiş oldu.
Üçüncü Haçlı seferinden Haçlıların tek başarıları Akka kalesini
almak oldu.
4. HAÇLI SEFERİ (1202-1204): Alman
imparatoru Heinrich 3’ün düzenlediği 3. Haçlı Seferine Venedikliler de bütün
deniz kuvvetleri ile katıldılar. Ancak bu haçlı seferi Kudüs yerine Ortodoks
Bizans’a karşı yapıldı.
Seferin Bizans’a yönelmesinin temel nedeni Akdeniz ve Karadeniz ticaretinde
Bizans ve Venedik arasındaki rekabet , Bizans’ta Angeloslar arasındaki
imparatorluk çekişmeleri ve Latinlere karşı duyulan derin düşmanlık duyguları
idi. Bizans’taki taht kavgaları , gerek Venediklilerin , gerekse öbür
haçlıların Bizans’ın iç işlerine karışmalarına olanak tanıyordu .
1195’te tahttan indirilen ve gözleri kör edilen İsaakios 2’nin
Angelos’un oğlu prens Aleksios hapisten kaçıp Venedik’e gelmiş ve babasının
yerine geçmiş olan Aleksios 3 Angelos’a karşı Venedikliler ve öbür haçlılardan
yardım istemişti. Bunun üstüne , Haçlı ordusu , Kudüs seferinden vazgeçerek ,
Aleksios’un isteğini Bizans’ın kendilerine büyük bir para vermesi karşılığında
kabul etti. Venedikliler de Haçlı ordusunun atlarını ve erlerine, para
karşılığı Bizans önüne taşımayı kabul ettiler . Haçlı ordusu 24 Haziran 1203’te
İstanbul’a geldi ve kent 17 Temmuz 1203’te Haçlıların eline geçti. Daha önce
tahttan indirilmiş olan İsaakios 2 Angelos yeniden tahta çıkarıldı , oğlu Aleksios
da , Aleksios 4 adı ile ortak imparator ilan edildi. Ancak bu durum çok sürmedi
, Bizanslılar haçlılara vermeyi vaat ettikleri parayı ödemeyince haçlılar
davranışlarını değiştirdiler . Önce İstanbul önlerinde Venedikliler ile öbür
Haçlılar,Bizans İmparatorluğu topraklarını aralarında bölüştüren bir anlaşma
imzaladılar; ardından da 13 Nisan 1204’te saldırıya geçerek kente girmeyi
başardılar .
Bizans üç gün süre ile yağma edildi
yakılıp yıkıldı . Haçlılar kente egemen olduktan sonra daha önce Mart 1204’te
İstanbul önlerinde kendi aralarında yaptıkları ve Bizans imparatorluğu
topraklarının bölüştürülmesi ile ilgili anlaşmaya uygun olarak imparatorluk
topraklarını kendi aralarında payettiler. Daha sonrada Haçlı komutanlarından
Marki Bonifacio di Monferratto’yu imparatorluk tahtına çıkardılar . Böylece
İstanbul’da bir Katolik Latin imparatorluğu kurulmuş oldu. (1204-1261) İznik,
Trabzon’da rum devleti kuruldu.
HAÇLI SEFERLERİNİN SONUÇLARI: Anadolu Selçuklu, Eyyubiler ve Musul Atabeyliği haçlılarla
savaşan Türk devletleridir. Bu sıralar Abbasiler’in sadece dini gücü kalmıştır.
Doğu-batı ticareti gelişti. Venedik, cenova, Marsilya limanları önem kazandı.
Hristiyanların kiliseye balılığı azaldı. Kudüs Müslümanlarda kaldı. Akılcı ve
bilimci düşünce yayılmaya başladı. Derebeyliklerin gücü zayıfladı. Burjuvalar
güçlendi. Coğrafi keşifler başladı. Merkezi krallıklar güçlenmeye başladı.
Barut, pusula, kağıt ve matbaayı öğrendiler. Barut: Derebeyliklerin
yıkılmasına, Pusula: Coğrafi keşiflere kağıt ve matbaa: Rönesans ve Reforma
neden olmuştur.
Son Güncelleme : 04-03-2008 19:10
|