You are here: ANA SAYFA
TÜRKCE
TEMEL EDEBİYAT BİLGİLERİ
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ
TÜRKCE
TEMEL EDEBİYAT BİLGİLERİ
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ | DEYİMLER SÖZLÜĞÜ |
|
|
|
| Yazar öss hazırlık | |
| Pazar, 05 Ekim 2008 | |
DEYİMLER SÖZLÜĞÜ-A-· Abacı kebeci : Olur olmaz kimseler,ne olduğu belirsiz kişiler· Abanmak : Birine yük olmak,onun sırtından geçinmek· Acemilik etmek : Düşüncesizce hareket etmek· Açık bono vermek : Bir kimseye,istediği gibi davranma yetkisi vermek· Adama benzemek : Düzelmek,göze hoş görünmek· Af buyurunuz : Özür dilemeyi ifade eden bir deyim· Agop'un kazı gibi yutmak : Önüne konulan her yemeği çabuk yemek· Ağız gevşekliği : Sır tutmak hali· Ah edip eh işitmek : Daima feryat etmek· Ak sakaldan yok sakala gelmek : Çok yaşlanmak· Alavere dalavere,Kürt Mehmet nöbete : Bir işte bütün yükü, sorumluluğu yetersiz kişiye bırakma durumunda söylenir.· Allah hakkı için : Doğruyu söylemesi istenen kimseye verilen söz· Amma da yaptın : Olmayacak bir şey söyledin anlamında.· Arabayı düze çıkartmak : Sonunda işini kolaylaştırmak· Astarı yüzünden pahalı : Gerçek değerinden fazlaya mal olmak· Aşüftelik etmek : Hafif ve işveli davranmak· Atma Recep din kardeşiyiz : Biz birbirimizin ne olduğunu biliriz' anlamında kullanılır.· Ayvaz kasap hepsi bir hesap : Hepsi aynı hesaba geliyor anlamında.· Azrail olmak : Çok korkulu ve zorba olmak-B-· Baba,baba değil iskele babası : Saygı duyulmayan,hayırsız baba· Başına feleğin tokmağı inmek : Bir felakete uğramak· Bela aramak : Kavga sebebi yaratmak.· Ben sarhoş,yolcu sarhoş : Herkesin garip bir tutum içinde bulunduğunu anlatmak için kullanılır.· Beyni sulanmak : Bunamak.· Bıyıkları balta kesmez olmak : Güçlü olmak,kimseden korkmamak· Bızdık : Ufak çocuk· Binin yarısı beş yüz o da ben de yok : Düşünceli kimseleri avutmak için teselli mahiyetinde söylenir.· Bir avuç toprak olmak : Ölmek· Bir çırpıda : O anda· Boşlamak : İlgisiz davranmak,ilgiyi kesmek· Boyunun ölçüsünü almak : Biri tarafından ağzının payı verilmek· Bulanık suda balık avlamak : Karışıklıktan yararlanıp menfaatini kollamak· Burnu kokuyu iyi almak : Her şeyi önceden sezmek· Büyüklük göstermek : Bağışlamak· Büyük söylemek : Övünmek-C-· Cafer ağanın abdest suyu : Tatsız,tuzsuz· Caka yapmak : Gösteriş yapmak· Cana işlemek : Çok tesir etmek· Can atmak : Çok istemek· Can ciğer : Samimi· Candan yanmış : Adamakıllı tutulmuş· Canı burnuna gelmek : Bir işte çok eziyet ve sıkıntı çekmek· Canını şeytana satmak : Kötü işlerle uğraşmak· Canın sağ olsun : Bir ziyan için söylenen teselli sözü· Ceddine okumak : Soyuna sövmek· Ceffel kalem etmek : Hemen hüküm vermek· Cephe almak : Düşmanca hal takınmak· Cıcığı çıkmak : Çok hırpalanmak· Ciğeri beş para etmez : Değersiz kişi· Cihan alem bilmek : Herkes tarafından bilinmek· Cin fikirli : Çok zeki,açıkgöz· Cumbadak dalmak : Ani olarak girmek,dalmak· Curcuna koparmak : Gürültüyle çevreyi karıştırmak· Curcunaya kalkmak : Kavga ve gürültü çıkarmaya kalkmak-Ç-· Çabalama kaptan ben gidemem : Boşuna çabalama anlamında.· Çaçaron : Kavgacı,şirret· Çağı geçmek : Yaşlanmak· Çala kalem : Durmaksızın yazarak· Çehresi atmak : Rengi sararmak· Çehre uzatmak : Küsmek,somurtmak· Çek arabanı : Defol anlamında· Çeşnisine bakmak : Lezzetine bakmak· Çevir kazı yanmasın : Sözünü çeviren kimseler için söylenir.· Çıkmaz ayın son çarşambası : Belirsiz ve uzak zaman· Çiğ süt emmiş olmak : Soysuz ve namussuz olmak· Çileden çıkmak : Hiddetlenerek sabrın taşması· Çizmeden yukarı çıkmak : Haddini bilmemek· Çoban kulübesinde padişah rüyası görmek : Durumuna uygun düşmeyen büyük ve olmayacak hayallere kapılmak· Çorbada tuzu bulunmak : Emeği geçmiş olmak· Çömlek hesabı : Baştan savma hesap· Çöpçatan çatmak : Kısmet olmak· Çürük tahtaya basmak : Umduğunu bulamamak,aldanmak-D-· Dağarcıkta bir şey kalmamak : Her şeyi yitirmek· Dalavere : Oyun,hileli iş· Davulu yarık : Sır saklamayan,önüne gelene içini döken· Dekbaz : Hileci· Demir gibi olmak : Sağlam ve sıhhatte olmak· Devede kulak : Kıyaslanan şeyler arasındaki orantısızlığı belli etmek için kullanılır.· Dırdır etmek : Yerli yersiz söylenip durmak· Dikili ağacı olmamak : Malı mülkü olmamak· Dili çetrefilli olmak : Rahat ve düzgün konuşamamak· Dilini zaptetmek : Konuşmamak· Dişini sökmek : Zararsız hale getirmek· Dokuz doğurmak : Korkudan ve heyecandan bitmek· Dolmaları yutmak : Kanmak,aldanmak· Dostlar alışverişte görsün : Laf olsun diye iş yapanlar için söylenir.· Döner taşım yok,öter kuşum yok : Hiçbir şeye sahip olmamak· Dört dirhem bir çekirdek : Şık giyimli kimse· Dudukuşu : Geveze· Dümen suyundan gitmek : Karşısındakinin huyuna göre davranmak· Dünyaya kazık kakmak : Ölmemek-E-· Ebussuut Efendi'nin gelini : Eski moda giyinen kadın· Eceline susamak : Tehlikeli işlere girişmek· Edepsizliği gündeliğe takılmak : Edepsizliği alışkanlık haline getirmek· Efendilik yapmak : Saygılı hareket etmek· Efendizadem : Beyim anlamında bir hitap· Eğrisi doğrusuna gelmek : Uygunsuz yapılan işin tesadüfen uyumlu bitmesi· Ekmeği dizinde : Nankör· Elemtere fiş kem gözlere şiş : Nazar değmesin anlamında· Eli çabuk : Tez iş gören· Emeği geçmek : Bir işin yapılmasında yardımcı olmak· Ensesinde boza pişirmek : Çok eziyet çektirmek· Ermeni gelini gibi : Daima kırıtan,süzülen kadınlar için yapılan benzetme· Ervahlarına yuf olsun : Sövgü· Eski çamlar bardak oldu : Şartlar değişti anlamında kullanılır· Eşek hoşaftan ne anlar : Anlayışsız,zevksiz insanlar için söylenir.· Etek belde : Kıvrak ve becerikli· Ev açmak : Ayrı ev tutmak· Eyere de gelir semere de : Bütün işlere yarar anlamında· Ez ez de suyunu iç : Hiç yararı olmayan bir işi tenkit etmek için kullanılır.· Ezilip büzülmek : Aşırı sıkılgan davranmak-F-· Fahiş faize batakçı müşteri : Benzer kişilikteki insanlar birbirini kolay bulur manasında· Faka basmak : Güç duruma düşmek· Falcı değilim ya : Ben olacağı bilemem anlamında· Fare düşse başı yarılır : Bir yerin yoksulluğunu anlatmak için kullanılır.· Farfara : Ağzında sır tutamayan kimse· Fasulye gibi kendini nimetten saymak : Kendine olduğundan fazla değer vermek· Feleğin çemberinden geçmiş : Tecrübeli,bilmiş· Felekten bir gün çalmak : Eğlenceli bir gün geçirmek· Ferteği çekmek : Kaçmak· Fesat kumkuması : Hep kötülük düşünen· Fıkırdamak : Kesik kesik gülmek· Fıldır fıldır aramak : Israrla ve telaşla aramak· Fırın süpürgesi : Zayıf,uzun boylu kimse· Fincancı katırlarını ürkütmek : Kötü niyetli kişileri ürkütecek hareketlerde bulunmak· Fitil almak : Öfkeyle parlamak· Fol yok yumurta yok : Herhangi bir sebep veya ilişki bulunmaması· Forsu kırılmak : İtibar ve onuru sarsılmak· Fukara babası : Fakirleri kollayan kimse· Fütur getirmek : Umutsuzluğa ve çaresizliğe düşmek-G-· Gafil baş,düşmana eş : İşlerinde hazırlıksız olan insan her zaman zor duruma düşebilir· Gagasından yakalamak : Zayıf noktasından yakalamak· Gavur ölüsü : Oldukça ağır· Gavurun tembeli keşiş,Müslüman'ın tembeli derviş : Kendini büsbütün ibadete verip,dünyadan elini eteğini çeken kişiler için kinaye yollu söylenir.· Gazali rana : Güzel,hoş ceylan gibi sevgili anlamında· Geçmişi kandilli : Sövgü· Gemi aslanı : Gösterişli,işe yaramayan adam· Geyik etine girmek : Erginleşmek· Gırtlağından kesmek : Yiyecek parasını kısıtlamak· Giderayak : Gitmek üzereyken· Girye bana hande sana : Önce karşısındakini düşünen kimsenin kullandığı bir deyim· Giydirmek : Azarlamak· Gök demir,yer bakır : İmkansızlıklar ve umutsuzluklar içinde bulunuşu anlatır.· Gömlek değiştirmek : Tutum ve görüşlerini değiştirmek· Göründü Sivas'ın bağları : Gerçekleşmesi beklenen bir şeyin ortaya çıktığına dair olanaklar belirdiğinde kullanılır.· Göz nuru dökmek : Yapılan işte göz emeği bulunmak· Güvendiği dağlara kar yağmak : Güveni sarsılmak-H-· Habbeyi kubbe yapmak : Önemsiz bir şeyi büyütmek· Haber vermek : Bildirmek· Hak getire : Yoktur anlamında· Halep ordaysa arşın burada : Yapacağını yap anlamında sitem· Ham ervah : Kara ruhlu kimse· Hangi peygambere ümmet olacağını şaşırmak : Kimin sözünü ve yolunu tutacağını,ne yapacağını şaşırmak· Hat çekmek : Önemsememek· Hatun : Eski zaman beylerinin,hanımlarına olan hitabı· Haymana öküzü : Hımbıl ve tembel kimse· Hazır mezarın ölüsü : Hep hazıra konmak isteyen tembel kimseler için kullanılır.· Her gün papaz pilav yemez : Hep aynı şeyler yapılamaz· Her işin hakkından gelmek : Her işi başarır olmak· Her tarakta bezi olmak : Her işle ilgili olmak· Hesaptan düşmek : Yok saymak· Hır gür : Kavga· Hiçe saymak : Hiç değer vermemek· Hindi gibi kabarmak : Övünmek,böbürlenmek· Hokka gibi oturmak : Dikilen elbisenin tam üzerine uyması· Hoşbeş etmek : Sohbet etmek· Hödük : Görgüsüz,anlayışsız kimse· Hükümet sürmek : Ülkeyi yönetmek· Hüt dağı gibi şişmek : Karnı şişmek-I-· Icığını cıcığını sormak : Bütün ayrıntıları öğrenmek· Ikına sıkına : Güçlükle· Ikınıp sıkınmak : İş yapmak için kendini zorlamak· Ilıca ördeği : Sıcağa ve rahata düşkün· Irağı yakın etmek : Güçlükleri ortadan kaldırmak· Irgat gibi çalışmak : Çok çalışmak· Irgat pazarına döndürmek : Bir yeri dağınık ve karışık hale sokmak· Isınmak : 1-Alışmak,2-Sevmek· Isıtıp ısıtıp önüne koymak : Bir konuda ikide bir söz açmak· Iska geçmek : Atlamak· Iskartaya çıkmak : Eskimek· Islak tavuk : Miskin kadın· Islatmak : Dövmek· Işık göstermek : Yol göstermek· Ivır zıvır : Önemsiz şeyler-İ-· İbibullah sivri külah : Yapayalnız,varlıksız olan kimse· İbiş gibi : Alığa benzer· İcabına bakmak : 1-Gerekeni yapmak,2-Ortadan kaldırmak· İç fırtınasına tutulmak : Morali bozulmak· İç güveysinden hallice : Durumu şöyle böyle· İfrit yardağı : Kötülüğe yardımcı olan· İğne yutmuş : Çok bitkin ve sıkıntılı kişi· İkisini bir kazana koysan kaynamazlar : Birbirine zıt insanları anlatmak için kullanılır.· İki yakası bir yere gelmez : Bir türlü düzene kavuşamaz· İlk göz ağrısı : İlk sevilen· İmana gelmek : Merhamete gelmek· İngiliz tabancası gibi kurulmak : Çalım satmak,kasılmak· İpe un sermek : Gevşemek,bahane uydurup işten kaçınmak· İp korkusunu boynuna almak : Ölümü göze almak· İpliği pazara çıkmak : Herkese rezil olmak· İstemem yan cebime koy : Rüşvet konusunda alay yollu söylenir· İşi sıkışık olmak : İşi çok ve külfetli olmak· İtsiz köye dönmek : Sakinleşmek,tenhalaşmak· İyiden iyiye : Adamakıllı· İyi gün dostu : İyi günlerde ortaya çıkan· İzi belirsiz olmak : İz bırakmadan kaybolmak-K-· Kabak tadıvermek : Devamlı,ısrarlı bıktırmak· Kabasını almak : Bir yerin temizliğini üstünkörü yapmak· Kaçın kurrası : Birinin hiçbir oyuna gelmeyecek kadar açık göz, akıllı olduğunu anlatmak için kullanılır.· Kağıt üzerinde kalması : Bir anlaşmanın resmiyette kalması,tatbik edilmemesi· Kaleyi içinden fethetmek : Meseleyi karşı taraftan birinin yardımıyla halletmek· Kalp ağrısı : Aşk acısı· Kamburu çıkmak : Çok çalışmış olmak· Kan akıtmak : Kurban kesmek· Kan çanağı gibi : Çok kızarmış· Kan ter içinde kalmak : Çok yorulmak· Kapağı atmak : Gitmek,yerleşmek· Kapısını aşındırmak : Çok gidip gelmek· Kara gün dostu : İnsana sıkıntılı günlerinde yardım eden gerçek dost· Kaşının altında gözün var dememek : Yaptığını beğenmemek,takdir etmemek· Kedi ile harara girmek : Geçimsiz biriyle ortaklık etmek· Kendine yontmak : Karşısındakileri düşünmeden kendi çıkarına göre davranmak· Kıç atmak : Pek istemek· Kınalar yakmak : Çok sevinmek· Kimi kimsesi : Yakınları· Kimseye eyvallah etmemek : Kimseye minnettar kalmamak· Kimya gibi : Az bulunur· Kont gibi : Yakışıklı ve şık giyinmiş· Korkuluk : Gereksiz ve yararsız kimse· Körün istediği bir göz,Allah verdi iki göz : Hayal ettiğinden daha fazlasına kavuşan kişiler için kullanılır.· Kör şeytanın işi yok : Hep aksilikle karşılaşan kişiler tarafından sitem yollu olarak kullanılır.· Kurdu koyunla barıştırmak : Kötü biriyle saf birini uzlaştırmak· Külçe gibi oturmak : Yorgunlukla çökmek· Kül yutmak : Kandırılmak,oyuna gelmek-L-· Laçka olmak : Eskimek,işe yaramaz halde olmak· Laf altında kalmamak : Karşısındakinin sözünün altında kalmamak· Laf ebesi : Çok konuşan kimseler için kullanılır.· Lakke yapmak : Başkasının hakkını çalmak· Lala paşa eğlendirmek : Nazik kişileri eğlendirmeye çalışmak· Lamı cimi yok : Bir konu üzerinde itiraz kabul etmediğini bildirmek için kullanılır.· Leb demeden leblebiyi anlamak : Anlayışlı,zeki olmak· Leke sıçratmak : Bulandırmak· Leşini çıkarmak : Kıyasıya dövmek· Leyleği havada görmek : Çok dolaşanlara söylenir· Limoni tabiatlı : Mızmız· Lodosa tutulmuş gibi bocalamak : Ne yapacağını kestirememek· Lokman hekimin ye dediği : Güzel,tatlı şey· Lop yumurta : Kaynamış yumurta· Lügat paralamak : Anlamını bilmediği halde,bilgiç konuşmak· Lülüye gelmek : Aldanmak· Lüpe konmak : Değerli bir şeyi emek harcamadan ele geçirmek-M-· Maça beyi gibi kurulmak : Saygısızca,kasılarak oturmak· Madrabaz : Çıkarını hileli yollardan sağlayan kimse· Mahalle çocuğu : Eğitimsiz çocuk· Makaraya takmak : Alaya almak· Marsık : Çok esmer kimse· Merak getirmek : Kara sevdaya tutulmak· Meryem Ana kandili gibi : Soluk (belirsiz) anlamında· Meşe odunu : Kaba,anlayışsız adam· Meydan vermek : Fırsat vermek· Mısır'daki sağır sultan bile duydu : Duymayan kalmadı anlamında· Mızrağı çuvala sığdıramamak : Gerçeğin asla saklanamayacağı anlamında kullanılır.· Mis gibi burnunda tütmek : Çok özlemek· Miskinler teknesi : Tembellerin toplandığı yer· Mürai : Art düşünceli kimse· Mürekkebi kurumamak : Daha pek yeni olmak· Mürekkep yalamış : Okuyup,yazmış kimse· Mürüvvetini görmek : İyi ve mutlu günlerini görmek· Müslüman adam : 1-Dindar kişi,2-Doğruluktan ayrılmayan kimse-N-· Nabzını yoklamak : Karşısındakinin ne düşündüğünü anlamaya çalışmak· Nalına mıhına vurmak : Ne yapacağını kestirememek· Namı nişanı kalmamak : Yok olmak,unutulmak· Nanpareye muhtaç olmak : Pek yoksul olmak· Nargile suyu : Tatsız içecek· Nazı geçmek : İsteği geri çevrilmeyen kimse· Ne ala memleket : Uygunsuz yapılan işleri kınamak için söylenir· Neci oluyor : Ne karışıyor anlamında· Nefsine yedirememek : Bir şeyi hazmedememek,kabul etmemek· Nevri dönmek : Çok sinirlenip,bunun yüzünden belli olması· Ne yüzle : Ne cesaretle anlamında· Nispet vermek : Onu üzecek şekilde gösteriş yapmak· Nobran : Kaba,sert,kırıcı(kimse)· Noktası noktasına : Tastamam· Nuh gemisi : Her çeşit insanın toplandığı yer· Nuh nebiden kalma : Çok eskiden kalma· Nur topu gibi : Güzel,şişman,beyaz (çocuk)· Nur yüzlü : Temiz yüzlü kimse· Nutku tutulmak : Üzüntüden,korkudan konuşamamak-O-· O bir düşeş : O talih sonucu ele geçirilmiştir anlamında· O gün bugün : O gündenberi· Oh demek : Rahat etmek· Ok gibi ciğerine işledi : Yapılan bir hareketin çok üzmesi· Ok yaydan çıktı : Vazgeçemeyeceği bir işi yapmak· Olmuş armut gibi eline geçmek : Kolaylıkla,yorulmadan elde etmek· Onun ipiyle kuyuya inilmez : Güven olmaz anlamında· Oralı olmamak : Önemsememek· O saat : O anda· O tarakta bezi olmamak : İlişkisi olmamak· Oynak : Hafif meşrep kadın· Oyun etmek : Hile yapmak,aldatmak· Oyunun sakalı bitmek : Bitmiş olayları anlatan bu deyim,genellikle Karagöz oyunlarının sonunda kullanılır.-Ö-· Öbür dünyayı boylamak : Ölmek· Öfke topuğa çıkmak : Çok öfkelenmek· Öksüz babası : Öksüz ve yoksulları koruyan adam· Öküz boyunduruğa bakar gibi bakmak : İstemeden,mecburen bakmak· Ölçüsünü bildirmek : Haddini bildirmek,cezasını vermek· Ömür adam : Hoşsohbet adam· Önünü almak : Durdurmak· Öp babanın elini : Sürpriz bir durum karşısında yaşanan şaşkınlığı anlatmak için kullanılır· Örümcek kafalı : Eski kafalı,yeniliklere uyum gösteremeyen· Ötmek : Durmadan anlamlı,anlamsız konuşmak· Öve öve göklere çıkarmak : Çok övmek· Öyle başa böyle traş : Alakasız durumları belirtir.· Özü sözü bir : Verdiği sözleri tutan dürüst kimse-P-· Pabucuna kum dolmak : Engelle karşılaşmak· Paçaları sıvamak : Hazırlanmak· Paha biçmek : Değerini ölçmek· Pancar kesilmek : Mahcup olup kızarmak· Paparayı yemek : Paylanmak,azar işitmek· Paraya para dememek : Kazancı bol olmak· Para peşin kırmızı meşin : Alışverişin peşin olduğunu anlatır· Patentasının altına almak : Egemenliği altına almak· Pestil gibi olmak : Çok yorgun ve halsiz olmak· Peşkeş çekmek : Bir iş yaptırmak için,kendine ait veya başkasına ait bir şeyi hediye etmek· Pılı pırtı : Eski püskü,değersiz eşya· Piç etmek : Bozmak,işe yaramaz hale getirmek· Pişmiş aşa soğuk su katmak : Yapılmakta olan bir işi bozmak· Piyasaya düşmek : 1-Çok bulunur olmak,2-Orta malı olmak· Postal : Düşkün kadın· Put kesilmek : Sessiz ve hareketsiz kalakalmak· Püsküllü bela : Kişinin başını derde sokan kişi veya durum-R-· Rabbime emanet : Herhangi bir şeyin,kimsenin korumasını tanrıya bırakmak· Rafta kurabiye var ama size göre değil : İşinize yaramaz anlamında· Rahat yüzüne hasret kaldı : Huzursuz olmak,rahat edememek· Ramazan keyfi : Oruç tutanlardaki sinirlilik hali· Rengi atmak : Çok heyecanlanıp solmak,sararmak· Rengi olmamak : Silik olmak· Renk senfonisi : Birbiriyle uyuşan renkler bütünü· Rest çekmek : Kesinlikle kabul etmemek· Rızkını taştan çıkarmak : En zor şartlarda bile geçimini sağlamak· Rufailer karışır : İşin karmaşıklığını anlatır· Ruhu bile duymaz : Yapılan bir işten hiç haberi olmaz anlamında· Ruhuna hitap etmek : Herhangi bir şeyden çok etkilenmek· Rüya gibi : Gelip geçici şeyleri anlatmak için kullanılır· Rüyasında görse hayra yormaz : Olacağına ihtimal vermemek· Rüzgar ekip fırtına biçmek : Yapılan kötülüğe karşı daha büyük kötülüğe uğramak· Rüzgar gelecek delikleri tıkamak : Her türlü tedbiri almak-S-· Saat gibi : Düzgün çalışan· Saat on bir buçuğu çalmak : Yaşı çok ilerlemek· Sacayak olmak : Üç kişi bir araya gelip çok samimi olmak· Saçı uzun,aklı kısa : Düşüncesiz,aptal· Sağlam ayakkabı değil : Güven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur· Sakala soğan doğramak : 1-Aldatmak,2-hakaret etmek· Saman gibi : Tatsız,tutsuz· Sapı silik : Serseri· Sarı Yahudi : Paraya düşkün kişi· Sazına bülbül koymak : Çok güzel çalmak· Sefalar getirdiniz : Eskiden çok kullanılan,hoş geldiniz sözü· Sel önünden kütük kapmak : Zor bir iş başarmak· Sen sağ ben selamet : Yapacak bir şey kalmamak· Sıtma görmemiş ses : Gür ve kalın sesli· Sidik yarışı : Gerekli gereksiz rekabete girmek· Söyleye söyleye dilimde tüy bitti : Çok öğüt verdiği halde sözü dinlenilmeyen insanların içinde bulunduğu durumu anlatır.· Sütüne havale etmek : Karakterine,insanlık duygusuna bırakmak-Ş-· Şafak atmak : Korkmak,şaşırmak· Şahbaz : Becerikli ve çevik· Şapa oturmak : Çaresiz kalmak· Şaşkın bakkal : Hesabını şaşıran kimse· Şerbetli : Kötü işler yapmayı huy edinmiş kimse· Şeşi beş görmek : İyi görmemek,yanılmak· Şeytan çekici : Sevimli ve akıllı çocuk· Şeytan diyor ki : İçinden zararlı bir şeyler yap diyen ses· Şifayı kapmak : Hastalanmak· Şimşek gibi : Büyük bir hızla· Şirret karı : Geçimsiz,huysuz,yaygaracı kadın· Şom ağızlı : Kötümser,olayları devamlı kötüye yoran kimse· Şöhreti afakı tutmak : Herkes tarafından bilinir hale gelmek· Şöyle bir bakmak : 1-Üstünkörü,2-İnceler gibi manalı bakmak· Şunu bunu bilmem : Mazeret kabul etmem,özür dinlemem-T-· Taban çekmek : Gitmek· Tabanvayla gitmek : Yürümek· Tadını kaçırmak : Zevkini bozmak· Takıp takıştırmak : Çok süslenmek· Talihi yar olmak : Şansı yardım etmek· Tantuna gitmek : 1-Öldürülmek,2-Belaya uğramak· Tasamın on beşi : Umrumda değil anlamında· Taş yağar,kıyamet kopar : Felaketli,korkunç zaman· Taş yürekli : Acıması olmayan kimse· Tavşan boku : Ne faydası,ne de zararı olan kimse· Tebeşire peynir bakışlı : İyi göremeyen,şaşı· Tencere yuvarlanmış,kapağını bulmuş : Birbirine uygun,eşit şeyleri anlatmak için kullanılır.· Tiği teber şahı levent : Her şeyini tüketmiş kimseleri anlatmak için söylenir.· Tosunum : Gürbüz kimseler için kullanılır· Tut kelin perçeminden : Boşuna uğraşma,onda yok anlamında…· Tüy dikmek : Kötü bir durumu daha çok kötüleştirecek harekette bulunmak-U-· Ucu dokunmak : Herhangi bir işten zarar görmek· Uç vermek : Görünmek,yetişmek,belirmek· Ufağını tefeğini toplamak : Kendine ait ne varsa toplamak· Ufuk açılmak : Yeni imkanlar belirmek· Ulan : Nefret,öfke ifade eden bir hitap şekli· Ulu orta konuşmak : Düşünmeden söylemek,rastgele söylemek· Ununu elemiş eleğini duvara asmış : Yapacağını yapmış· Utandınsa yüzüne kalbur tut : Utanmanın gereksizliğini anlatır· Uyku ölümün kardeşidir : Uyuyan kimsenin dünya ile ilgisi kesilir. Olup bitenden haberi olmaz.· Uzağı görmek : Bir işin sonucunu,nasıl gelişeceğini önceden tahmin edebilmek.Tedbirli hareket etmek.· Uzun boylu : Ayrıntıları hesap ederek,etraflıca düşünmek.· Uzun uzadıya : Çok ayrıntılı olarak· Uzun yaşın ahiri ölüm : Ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın,bütün canlılar bir gün mutlak öleceklerdir-Ü-· Ücüğünden cücüğüne : Bütün yönleriyle· Üç aşağı,beş yukarı : Belirlenmiş bir sayıdan biraz fazla veya biraz az olarak· Üçe beşe bakmamak : Çok fazla pazarlık etmeden alışveriş yapmak· Ümidi boşa çıkmamak : Beklediğini,umduğunu bulmak· Üsküdar dolmuşu gibi birbirinin üzerine : Çok kalabalık yer· Üst perdeden başlamak : Ağzını bozmak· Üstünde durmak : Israr etmek· Üstüne almak : Ödev olarak kabul etmek,bilmek· Üstüne basmak : Konuya değinmek· Üstüne varmak : Öfkelendirecek söz veya harekette ısrar etmek· Üstüne vurmak : Eklemek· Üstünüze iyilik sağlık : Hastalıkla ilgili konuşurken söylenir· Üvey evlat muamelesi görmek : Ayrı ve hor görülmek· Üzerine tuz biber ekmek : Bir kimsenin acısını fazlalaştıracak, derdini derinleştirecek davranışlarda bulunmak· Üzerinize afiyet : Ben hastayım.Sizi etkilememesini dilerim.· Üzüm üzüm üzülmek : Çok üzülmek· Üzüm yemek değil,bekçi dövmek : Önemli işler dururken vakit öldüren kişiler için kullanılır.-V-· Vadesi gelmek : Ömrünün sonuna gelmek· Vakit geçirmek : Gereksiz işlerle uğraşmak· Vakit nakittir : Zaman en değerli varlığımızdır· Vara yoğa karışmak : Her şeye karışmak· Vardığın yer körse,sen de gözünü kapa : İnsanlar,çevresindekiler ile iyi ilişkiler kurmak isterlerse onlara uymak zorundadırlar· Var kuvveti pazuya vermek : Kolunun kuvvetine güvenmek.· Vebali boynuna : Günahı ona ait anlamında· Veledizina : Babası belli olmayan· Verilmiş sadakası olmak : Bir belayı,kazayı zarar görmeden atlatmak· Vık dedirtmemek : Ses bile çıkarttırmamak· Vız gelip tırıs gitmek : Hiç aldırmamak· Vız gelmek : Önemsiz görünmek,aldırış etmemek· Vidin kalesi gibi metin olmak : Dayanıklı ve sabırlı olmak· Voli vurmak : Vurgun vurmak· Voyvoda kesilmek : Zalim olmak.· Vur abalıya : Sessiz ve sakin kimselere yapılan zulüm ve haksızlığı belirtmek için kullanılır.· Vur patlasın çal oynasın : Büyük eğlenceler için söylenir.· Vurucu güç : Çok etkili silahlarla donatıldığı için savaş gücü yüksek askeri birlik· Vuslat kıyamete kalmak : Kavuşma ümidi olmamak· Vücuda getirmek : Var etmek· Vücudunu ortadan kaldırmak : Öldürmek-Y-· Yabana atmak : Dikkate almamak· Yabana söylemek : Saçma ve yersiz konuşmak· Ya bu deveyi gütmeli,ya bu diyardan gitmeli : Mecburi durumlarda bir işin mutlaka yapılması gerektiğini belirtmek için söylenir.· Ya devlet başa,ya kuzgun leşe : Büyük bir zafer için her tehlikenin, hatta ölümün bile göze alındığını belirtir.· Yağmur olsa kimsenin tarlasına yağmaz : Kimseye faydası ve yardımı yoktur anlamında.· Ya herro,ya merro : Seçim yapılması gereken durumlarda söylenir.· Yahudi pazarlığı : Kıyasıya yapılan pazarlık· Yakadan geçirmek : Evlat edinmek· Yaka paça : Hırpalayarak· Yalancı pehlivan : Sözde kahraman· Yalova kaymakamı : Değersiz olduğu halde çalım satan kişilere söylenir.· Yangın var diye bağırmak : Bir şeyden çok bıkmak,bezmek· Yaptığını bilmemek : Aklı başında olmamak· Yediği naneyi kokutmak : Uygunsuzluğunu ortaya koymak· Yel kayadan ne alır : İmkansız bir durumu belirtmek için kullanılır.· Yıldırım gibi : Büyük bir hızla.· Yıldızı parlamak : Şans yüzüne gülmek· Yiyip bitirmek : 1-Onmaz hale getirmek, 2-Devamlı eziyet etmek· Yobaz : Kaba,sofu.· Yolu düşmek : Bir rastlantı sonucu gelmek.· Yosma : Güzel ve süslü kadın· Yuf ervahına : Lanet olsun anlamındaki bir karşı çıkma sözü.· Yüreği geniş olmak : Gamsız olmak,her şeyi kaldırabilmek· Yürekte var,elde yok : Yetenekli olup,imkansızlıklar yüzünden bunu geliştiremeyen insanlar için söylenir.· Yüz yüze gelmek : Karşılaşmak-Z-· Zahmet çekmek : Eziyet ve yorgunluğa düşmek· Zahmet etmek : Yorulmak.· Zartalos : Yellenmek· Zebunu olmak : Birine çok düşkün olmak· Zehir etmek : Tadını kaçırmak· Zehir zemberek : Çok acı· Zembereği boşanmak : Uzun uzun gülmek· Zerre kadar : Yok denecek kadar· Zevahiri kurtarmak : Bir işi yarım yamalak yapıp eleştiri almamak· Zeval bulmak : Yok olmak.· Zıvanadan çıkmak : Çok öfkelenmek· Zihne dank etmek : Uzun zamandır anlaşılamayan bir şeyi,herhangi bir olayın araya girmesiyle birdenbire anlamak· Zil gibi : Parasız ve aç· Zilleri takıp oynamak : Çok sevinmek· Zilsiz oynamak : Çok sevinmek· Zokayı yutmak : Aldatılmak· Zurnacının karşısında limon yemek : Uygunsuz bir davranışta bulunarak,çalışamaz hale getirmek· Zurnayı biz çaldık,parsayı o topladı : Haksızlık edip hazıra konanlar için söylenir.· Züğürt tesellisi : Boş,yersiz avutma· Zümrüt gibi : Yemyeşil.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
ingilizce konuları
inkilap tarihi konuları
Genal tarih konuları
| TBMMNİN AÇILIŞI ve TEPKİLERPazar, 03 Mayıs 2009TBMM'NİN AÇILIŞI ve TEPKİLER
1. TBMM'nin Açılması
İstanbul'un
işgali ve Mebuslar Meclisi'nin dağıtılması üzerine harekete geçen
Mustafa Kemal yayınladığı bir genelge ile Ankara'da olağanüstü... + tamamı |







